"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Ortalığı yaktı, atv’ye kaçtı!

İbrahim Sadri’nin yaptıklarının ‘ucuz numara’ olduğunu söylemiştim.

Dün Kelebek’e haberini de yaptık. Sadri arkadaşlarımızın sorularını yanıtlarken, ‘Bu program tamamen kurmaca. Bizim beklediğimiz de izleyicinin bu tepkiyi vermesi’ dedi.

Eşref Saati’nin kurmacayla kandırmaca arasında ne kadar doğru bir denge kurduğu tartışılır. Reytinglerde 70’li sıralarda olsa da, son dönemde program çok konuşulduğu için transfer de yaptı. Med Yapım’la anlaşan İbrahim Sadri, atv’ye program yapacak. Yani Kanal 7’de ortalığı yaktı, atv’ye kaçtı.

İşin şakası bir yana Kanal 7’den daha önce de ayrılıp TGRT’ye gitmişti Sadri ama aynı etkiyi yakalayamamıştı. Şimdi Kanal 7’yi bir kez daha sıçrama tahtası yaparak daha büyük bir kanala gidiyor. Kurmaca-kandırmaca işleri burada başını daha çok ağrıtabilir, RTÜK’le sorun yaratabilir. Hayırlı olsun, kendisini izlemeye devam edeceğiz.

Klişeler

Televizyon haber merkezi editörleri, tıpkı gazetelerde olduğu gibi bazı klişe tanımlamalara can simidi gibi sarılıyor. Ama bu klişeler kimi zaman garip cümlelerin ortaya çıkmasına neden oluyor.

Çarşamba akşamı atv Ana Haber bar cinayetlerini veriyor. Haberde deniyor ki; ‘Taksim’de bir hafta içinde iki ayrı bar, iki ayrı cinayete ev sahipliği yaptı’

Önce muhabir, sonra editör ‘ev sahipliği yaptı’ klişesini dikkatsizce atlamış. Cinayete ev sahipliği olur mu? Cinayet misafir mi ki, bar ev sahipliği yapsın?

Gazetecilerin kullandığı klişeler vardır, olur olmaz cümlelerin peşine takılır. Bu da onlardan biri olmuş.

Kulağımızı tersten göstermek yerine, ‘Taksim’de bir hafta içinde iki ayrı barda, iki ayrı cinayet işlendi’ desek daha anlaşılır olmaz mıydı?

Mikrofon yok mu?

Samanyolu’nun kendine has programları var. Bunlardan en iddialısı Sır Kapısı.. Reytinglerde büyük kanalların en iddialı programlarıyla çekişen, çoğunu da geride bırakan bir program. Büyük başarıya imza atan Sır Kapısı’nın taklitleri bile çıkmaya başladı.

STV’nin kendine özgü programlarından bir diğeri de Kimse Yok mu?

İkbal Gürpınar
, şehir şehir gezerek zor durumdaki insanlara yardım ediyor. Reytinglerine baktım, ilk 30 içinde program. En büyük özelliği de sunucunun sıcaklığı... Sokakta gördüğü herkesle iyi diyalog kuruyor. Kadın kadına sohbetleri dozunda, izleyicinin ilgisini çekecek türde...

Peki Samanyolu’nun, Kimse Yok mu ekibine vereceği bir mikrofonu yok mu? Gürpınar, insanlara yaka mikrofonu uzatmak zorunda kalıyor ki, çok amatör kaçıyor. Kimse Yok mu, ilk önce mikrofon yardımı için bir kampanya mı başlatsa acaba...

Küstüm Show

Latif Doğan
sanki stüdyoda değil, sanki canlı yayın yapmıyor da evindeymiş gibi dolanıyor Küstüm Show’da. Müslüm Gürses şarkı söylerken kızını kucağına alıp öpüyor. Kameraların önünden geçiyor. Bir yandan şarkı söylüyor bir yandan konuklarına hediyeler dağıtıyor. Programın hiçbir akışı, hiçbir konsepti yokmuş gibi... Latif Doğan kafasına göre gidiyor. Belki de bu kadar doğal olduğu için çok izleniyor...

TV bombaları

Kızarmış Müslüm

‘Müslüm Baba tektir, yan sanayisi ya da yağda kızarmışı yoktur’

<ı>Latif Doğan, Müslüm Gürses’i övüyor.

Diyaloglar

Bütün diğer kadınların farklı nesi var? Tanıdığım kadınlardan farkı ne? Tek farkı; onları tanımıyor olmam.

<ı>François Truffaut’nun ‘Kadınları Seven Adam’ filminden

Diyaloglar

<ı>İki yorumcu, Eurosport’ta Peter Hamilton-H.Davids bilardo maçını yorumluyor.

- Bu arada Peter Hamilton benim dayıma benziyor.

- Dayın bu kadar iyi bilardo oynuyor mu. Sakın senin dayın olmasın?

- Ben de şüphelendim ama dayımın saçları daha gür.
X