"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ortalığı kimler yumuşattı?

BİR Türk işadamı buna cevap olarak “Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası... Bunun başka anlatımı yok” dedi.

Kısa adı
TD-İHK olan kuruluş 2003’te Köln’de kuruldu. İlk başkanı Kemal Şahin’di, daha sonra merkez Berlin’e nakledildi. 2006’dan sonra örgütün başkanlığını Dr. Rainhardt Freiherr yürüttü. Önceki günkü kongrede başkanlığa Rolf Königs seçildi.
Aunde Grodup’un başında bulunan ve Borussia Mönchengladbach Futbol Kulübü Başkanı olan Königs’in 10 kişilik yönetim kurulunda, Türk tarafından TOBB’dan Engin Koyuncu, Metropol FM’den Tamer Ergün Yıkıcı, Kaya Turizm’den Bahattin Kaya, Mavi Europe’den Dr. Emin Cezayirli ve Çakırlar İnşaat’tan Adem Çakır bulunuyor.

DIŞ POLİTİKADA ETKİSİZ

Alman medyası başta olmak üzere Merkel ve Yeşiller’in Türkiye’ye yönelik sert açıklamaları yaklaşık 20 gündür gündemi meşgul ediyordu. Benzer bir durum 1990’lı yıllarda, Güneydoğu sorununda Alman tanklarının satışı ile ilgili olmuştu. Irkçı partiler ve Yeşiller’in bile Türkiye karşıtlığında bir araya gelmesi herkesin dikkatini çekti. 10 yıllık AKP iktidarında Almanya’ya yönelik yapılan bütün lobi ve tanıtım faaliyetlerinin başarısız olduğu son olayda açığa çıktı... Türkiye diplomatik ve bürokratik tepki veremedi. Özellikle AKP’nin Almanya ilişkilerinde etkili olan Cüneyt Zapsu’nun adı bile duyulmadı. Keza Münih’te NSU Mahkamesi’ni, yakasında ‘Alman devlet nişanı’ ile takip eden, Almanya doğumlu AKP Samsun Milletvekili Çağatay Kılıç’ın da öyle. Bu da AKP’nin Almanya’ya yönelik dış politikasının iflas ettiğinin göstergesi değil mi?

ÜÇÜNCÜ-KÜLÜNK TARTIŞMASI

Almanya’daki STK’lar toplantısında, miting yapılması için çağrı yapan AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk’e en büyük itiraz, Milli Görüş Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü tarafından geldi. Külünk “STK’ları taraf olmaya” çağırınca Üçüncü’nün ‘aklıselim ve sağduyulu yaklaşım sergileyen tavrının’ toplantıya katılan temsilciler tarafından kabul gördüğü konuşuluyor. Diğer STK’lar da Üçüncü’nün ‘duruşunu’ desteklediler. Bu sayede Almanya’da ortamın daha da gerilmesinin önüne geçildi.
Bunların hepsinin üzerine bir de Egemen Bağış’ın açıklamaları, işleri daha çıkmaza soktu.
Evet sonunda bu krizi para ‘toparladı’, çünkü sistem ‘kavga sevmez’, hukuku sever.

Alevi açılımında yeni gelişmeler

İzzettin Doğan sahnede

ALEVİ açılımının ayrıntıları belli olmaya başladı. Almanya’daki Alevi çevrelere göre, öne çıkan iki nokta var. Cemevlerinin statüsü ve dedelerin devlet tarafından sosyal statüye kavuşturulması... Yani dedelere maaş bağlanması...
Bu duyuma göre, Türkiye’de kurulacak yeni bir ‘federasyon’ ya da ‘vakıf’ yapısıyla yurtdışına ‘dede’ gönderilecek.
Alevi reformunun hızlanmasında Gezi olayları, Almanya faktörü ve 3. köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesinin etkili olduğu belirtiliyor.
Hükümetin bu süreci şu anda Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan ile beraber yürüttüğü konuşuluyor. Hatta cami ve cemevinin beraber olacağı projenin ayrıntıları bile belirlenmiş...
Çorum Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Eğri’nin çalışmalarının bu süreçte etkin olduğu anlaşılıyor. Çünkü önceki akşam Habertürk’te Alevi açılımının konuşulduğu programda Prof. İzzettin Doğan’la birlikte bunun sinyallerini verdiler. Çorumlu bir Alevi olan Prof. Osman Eğri, aynı zamanda Diyanet İşleri tarafından basılan ‘Alevi-Bektaşi Klasikleri’nin mimarı olarak biliniyor. Eski Alevi açılımında etkin olan, eski AKP Milletvekili Reha Çamuroğlu’nun, yeni çalışmalarda ismi geçmiyor.

DUA

CHP PM Üyesi ve İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, dün köşenizde yayınlanan duasını lütfen TV ekranında kendisi bizzat okusun. Belki gerçek inanan Müslümanlarımız düşüncelerini gözden geçirerek geliştirebilirler. Ben gerçek inanan Müslüman-ların zulümden, bölücülükten, rantçılıktan yana olmadıklarına inanıyorum.
Engin USTA
(İhsan Özkes
, Başbakan’a verdiği soru önergesi ile, 10 yılda 137 müftünün Diyanet İşleri Başkanlığı ile mahkemelik olduğunu TBMM’ye taşıdı.)

GÜNÜN SÖZÜ

“Tayyip Erdoğan hiç konuşmasa, Bülent Arınç yorum yapmasa, Egemen Bağış Avrupa’ya cevap vermese, Melih Gökçek de ağlamasa gün güzel geçmez mi?”
(Ahmet ÇÖRTOĞLU)

Berlin’de siyasetçilerden dersler

BERLİN’de önceki günkü ‘Genç Ödül’ törenindeki konuşmalarda Alman siyasetçilerinin konuşmalarında Türkiye’ye ‘demokrasi ve insan onuru’ dersleri vardı: Bunlardan iki örnek şöyle:

1) Ölçüsüz iktidar hırsı olamaz

DEMOKRASINİN doğal bir yönetim biçimi olarak algılanmaması gerektiğine dikkat çeken CDU’lu Alman Meclisi Başkanı Prof. Dr. Norbert Lammert, bunu en iyi bilen toplumlardan birinin Almanya olduğuna vurgu yaptı. Sosyolog olan Lammert (65) , demokrasilerin, cesur ve yeri geldiğinde tepki verebilen gerçek demokratlara ihtiyacı bulunduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
“Burada cesaret önemli. I. Alman Cumhuriyeti’nin yıkılışının 90. Yılı (2013’ü kastediyor). Milliyetçi Sosyalistlerin (Nazilerin) iktidarı devralışının yıldönümü... I. Cumhuriyet, içinde bulunduğu sorunlar yüzünden yıkılmadı. Aksine, demokratların yeterli çaba göstermemeleri ve Nazilerin ölçüsüz iktidar hırsı karşısında kayıtsız kalmalarından yıkıldı. Almanlar, bu aşırılığın ve şiddetin yol açtığı ağır tahribattan tarihi derslerini aldılar. Bugün de liberal demokrat toplumlarda dik ve beton kafalı insanların çıkması engellenemiyor. Aşırı uçların sokaklara çıkıp, gösteri yapmaları da. Ancak biz demokratlar olarak bunların gücü ele geçirmelerini ve (topluma) dikte etmelerini önleyebiliriz. Önlemek zorundayız da! Bu çoğulcu demokratik ülkede biz demokratların ortak bir ödevidir. Demokrasilerde çoğunluğun kararları geçerlidir. Ancak bu demokrasiyi tanımlamaz. Liberal ve canlı demokrasinin göstergesi, azınlıkların kendilerine özgü dokunulmaz haklarının ve taleplerinin olduğunun kabul edilmesi ve bunun çoğunluk tarafından engellenemeyeceğine inanılmasıdır.

2) Devletin iki temel görevi vardır

- GENÇ Ödülü’nü alan SPD’li Sebastian Edathy, NSU adlı ırkçı yapılanmayı araştıran komisyonun Başkanı... 8’i Türk 10 kişiyi öldüren örgütün faaliyetlerini lime-lime ortaya çıkartan Edathy, ilginç bir konuşma yaptı:
- “NSU terörüne kurban gidenler için devletin iki temel görevini yerine getiremediğini söyledi. Edathy, bunu şöyle açıkladı: “Hukuk devleti (vatandaşlarına) iki teminat sunar. Birincisi, insanlara nereden geldiklerine bakmaksızın, devletin ilgili birimlerince can güvenliklerini sağlaması, onları şiddet ve diğer saldırılara karşı korumasıdır. İkincisi, eğer senin (vatandaşın) başına birşey geldiyse veya bir suçun kurbanı olduysan, devletin ilgili birimlerinin, bunu tarafsız ve etki altında kalmaksızın nedenleriyle birlikte ortaya çıkarmak için var gücüyle çaba göstermesidir. Ancak ne yazık ki, biz Federal Alman Meclisi NSU Cinayetlerini Araştırma Komisyonu olarak, devletin NSU kurbanlarına karşı her iki konuda da teminatını yerine getiremediğini saptadık.”

Almanya’yı Türkiye gibi seviyorum

- MEVLÜDE GENÇ: “27 yaşında Almanya’ya geldim, bugün 70 yaşındayım. 20 yıl önce 5 canımı kaybettim, acımızı yüreğime gömdüm. Bugüne kadar ağzımdan kötü bir şey çıkmadı, yaşadığımız yeri kötülemedim. Burasını Türkiye gibi seviyorum. Hep birbirimizi sevmemiz, saygı göstermemiz gerektiğini anlatmak istiyorum Almanlara... Biz bugün ailece 21 nüfusuz. Bir süre önce Alevi İslam Birliği Başkanı Alişan Hızlı’yı kaybettik. 0 bize hep sahip çıktı.”
- TÜLİN ÖZÜDOĞRU: “Biz seri cinayetlere kurban gidenlerin aileleri olarak çok acılar çektik. Almanya’yı seviyorum, beklentilerim var. En büyük beklentim, mahkemenin cinayetlerin arkasındaki sis perdesini aydınlatması.”

NASIL GEÇİNİYORLAR

İKİ kadınla törenden sonra sohbet ederken, ikisinin de nasıl bir ekonomik darlık içinde yaşadıklarını öğrenince şaşırdık... Mevlüde Hanım’ın dün Amasya’ya gitmesi için uçak parasını bir STÖ karşılamış. Almanlar ‘ırkçılık’ toplantılarına ilgi gösteriyorlar ama işin gerisine bakmıyorlar. Bizim ülkemiz mi, o da bildiğiniz gibi... Törene mazeret bildirerek katılmayan Berlin Büyükelçimiz Hüseyin Avni Karslıoğlu’nun dileriz durumlardan haberi olmuştur.
Atatürk’ün 1. Dünya Savaşı’ndan önce Almanya gezisinde kaldığı Adlon Oteli’nde yapılan ödül töreninde, Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı Müdürü Prof. İsmail Gümüş’ün dört öğrencisinin verdiği mini bir konser Almanları heyecanlandırdı.

X