Gündem Haberleri

    Ortadoğu'daki istikrar adası

    A.A
    27.02.2011 - 14:54 | Son Güncelleme:

    İsrail'de yayımlanan Haaretz gazetesinin yazarlarından Zvi Bar'el, 'Türkiye'nin, Ortadoğu'da bir istikrar adası olarak öne çıktığını' yazdı.

    Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor

     

    A.A'nın geçtiği haberde Bar'el, Ankara'dan kaleme aldığı aynı başlıklı yorumunda, "yüzlerce Libyalının gömüldüğü, Mısır devriminin nereye döneceğinin belli olmadığı,Tunus'un unutulduğu, Yemen'le ilgili haberlerin gazetelerin iç sayfalarında yer aldığı diplomatik açıdan çorak bir arazinin ortasında, Türkiye'nin bir istikrar adası olarak dikkati çektiğini" vurguladı.

     

    Bar'el'e göre, İsrail hala "Türkiye'nin İsrail'e, İsrail'in Türkiye'ye olduğundan daha fazla ihtiyacı var" kavramının içine takılıp kalmışken Türkiye daha iyi bir yerde bulunuyor.

     

    1990'larda Akdeniz'in doğu kanadının denetimi İran, Suriye ve Irak'ta iken bugün Türkiye'nin kontrolüne geçtiğini, yine Türkiye'nin İran-Irak-Suriye ekseninde çok önemli bir halka olmanın ötesinde, ABD stratejisinde de yaşamsal öneme sahip bir ülke olduğunu vurgulayan İsrailli yazar, Türkiye'nin birkaç yıl öncesine kadar İsrail ile ilişkileri nedeniyle kendisine şüpheyle bakan Arap ülkeleriyle de sınırsız erişime sahip olduğunu belirtti.

     

    İSRAİL’LE DOSTLUK NE VERİYOR

    Bar'el yazısında, çeşitli Türk akademisyenlerin görüşlerine de yer verdi.

     

    Yazıya göre ODTÜ'den Prof. Dr. Meliha Altunışık, "İsrail ve Türkiye'nin artık ortak düşmanları yok, böylece paylaşılan stratejik çıkar da kayboluyor"yorumunda bulundu. Bar'el de "ortak düşmanlar olmaksızın, çıkarlar haritası güncelleştirilmeksizin, Türkler kendilerine İsrail ile dostluk onlara ne veriyor sorusunu soruyorlar" görüşünü ifade etti.

     

    Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Başkanı Sedat Laçiner'in"Türkiye'nin artık İsrail'e hiçbir borcu yok", Milliyet'ten Kadri Gürsel'in"İsrail bölgede izole edilmiş bir ülkedir. Örneğin tek başına İran'a saldırırsa,tüm bölgeyi bir savaşa sürükleyebilir" dediğini aktaran Bar'el, emekli Büyükelçi Özdem Sanberk'in de görüşlerine yer verdi.

     

    Sanberk'in, İsrail'in Mavi Marmara gemisine düzenlediği baskınla ilgili olarak kurulan komisyonda yer aldığını hatırlatan Zvi Bar'el, Sanberk'in,"Komisyon bir anlaşmaya varmış ve İsrail Başbakanı da çözümü kabul etmişti. Ama Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, kesin bir şekilde İsrail'in özür dilemesi ihtimalini reddetti" dediğini kaydetti.

     

    Bar'el, "Şimdi acil olan soru, BM Genel Sekreteri'nin filo olayı ile ilgili soruşturma komisyonunun raporunu nasıl ifade edeceği, İsrail'in daha karlı mı zararlı mı çıkacağı değil. İsrail zaten bütün bu olaylardan dayak yemiş durumda" diyerek, Türklerin saldırının kurbanı olmalarından sonra Gazze'ye ablukanın büyük ölçüde kaldırıldığını hatırlattı.

     

    TÜRKİYE HENÜZ KAYBEDİLMİŞ DEĞİL

    Zvi Bar'el ayrıca, Mısır'ı idare eden askeri konseyin Refah geçişini açma kararı alması halinde Gazze'nin, İsrail'in lütuflarına ihtiyacı kalmayacağına dikkati çekti.

     

    Haaretz yazarı, yazısında şunları kaydetti:

     

    "Daha önemli soru ise İsrail'in, tek dostu olarak Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas kaldığında nasıl bir Ortadoğu ile uğraşmak durumunda olacağıdır. O(Abbas) iyi, yumuşak sözlü bir adam, ama onun da uluslararası pek çok desteği var, İsrail'e bağımlılığı azalıyor.

     

    Türkiye henüz kaybedilmiş değil. Açılmış yakayı yeniden ilikleyip, yeniden dostluk elini uzatabilir. Bu da bir özür ve tazminat ödemesi gerektirecek. Yanlışımızı ve aptalca davranışımızı kabul etmek durumunda kalacağız, ama en azından stratejik bir ortakla birlikte olacağız."

     

    Planet'i Facebook'ta takip etmek için:
    http://www.facebook.com/#!/HurriyetPlanet

    Planet'i Twitter'da takip etmek için:  
    http://twitter.com/HurriyetPlanet
     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı