Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ortadoğu barış sürecinin ölüm ilanları yazılıyor

    Guardian
    16.11.2009 - 00:52 | Son Güncelleme: 16.11.2009 - 09:19

    The Guardian gazetesinin Ortadoğu editörü Ian Black, bir yıl önce Barack Obama başkan seçildiğinde doğan umutlar için bugün İngilizce, Arapça ve İbranice’de ölüm ilanları yazıldığını ifade etti.

    Obama’nın görevinin ilk günlerinde ortaya koyduğu İsrail ve Filistinliler arasında barışı inşa etmek için ciddi adımlar atmıştı.          

                           

    Black özellikle Başkan’ın Haziran ayında Kahire Üniversitesi’nde yaptığı konuşmayla zirveye çıkan umutların bugün öldüğünü ifade ederken, bu durumun kimileri için şaşırtıcı bir durum olmadığını ekledi. Gerçekten de Bill Clinton’ın başkanlığının son döneminde başaramadığını Obama’nın da başaramayacağını belirten bir grup söz konusuydu.

                        

    Ancak Benjamin Netanyahu’yu Batı Şeria’daki yerleşimlerin tamamen dondurulmasına, dost Arap ülkelerini İsrail’le olan ilişkilerini düzeltmeye, Filistinlileri de ön şart olmaksızın müzakerelere başlamaya ikna edemeyen Obama bundan sonra ne yapacak?

     

    Mahmud Abbas’ın Filistin’de başkanlığa adaylığını koymayacağını açıklaması zaten sıkınta olan barış sürecinin tamamen tehlikeye girdiği yönündeki endişeleri artırdı. Abbas geri adım atsa bile Obama’nın stratejisinin başının belada olduğu ortada.

     

    OBAMA HEDEFLERİ BÜYÜTECEK Mİ?

    Obama’nın seçenekleri ABD’nin dünyanın en çözülmez sorunuyla ilgili hedeflerini küçültmesi ve büyütmesi arasında bölünmüş durumda. Hedefleri büyütmek kapsamlı bir barış planını masaya getirmek ya da anlaşmanın çerçevesini belirlemek anlamına geliyor.

     

    Bu durumda anlaşma sonrası sınırların ne olacağı, Kudüs’ün durumu ve mülteciler sorunu gibi fazlasıyla hassas konuların tartışılması gerekiyor. Bu stratejinin tehlikesi böyle cesur bir hareketin başarısızlıkla sonuçlanması ve Washington’ın kredibilitesinin hasar görmesi anlamına geliyor.

     

    Analistler ve diplomatlar bu hafta Varşova’da yapılan uluslararası bir konferansta Obama’nın hedef küçültmeye daha yakın olduğu konusunda görüş birliğine vardılar. Buna göre Başkan’ın taraflar masaya geri döndüğünde detayları tartışılacak geçici süreyle etkili ya da sınırlı adımlar atması bekleniyor.

     

    İhtimaller Batı Şeria’nın daha büyük bir kısmının İsraillilerden alınmasını ya da George Bush’un 2003’te çizdiği yol haritasına iki taraf için de yeni zorunluluklar yüklenmesi anlamına geliyor.

     

    İSRAİL BU PLANA SICAK

    Black, İsrail böyle bir yaklaşımı kabul edebileceğini ifade etti. Likud Partisi hükümetinin Savunma Bakanı Şaul Mofaz Batı Şeria’nın yüzde 60’ını kapsayacak bir Filistin devleti kurulmasını öneriyor.

     

    İsrail tarihindeki en sağcı hükümet olan Netanyahu hükümeti, Tony Blair tarafından teklif edilen plan gereğince Batı Şeria’nın ekonomisini güçlendirmek istiyor.  Hükümet sorunu kökünden çözmek yerine idare etmekten memnun görünüyor.

     

    Ancak Filistinlilerin parçalanmış toprakları üzerindeki İsrail kontrolünü tamamen sona erdirmeyecek hamleleri reddetmesi bekleniyor. Çünkü Filistinliler geçmişteki deneyimlerinden hareketle “geçici” süre için kabul edilen sınırların kalıcı olduğunu ve Yahudi yerleşimlerinin genişlemeye devam edeceğini biliyor.

     

    Filistinlilerin önünde ellerini kollarını bağlayan iki ayrışma var: birincisi İsrail’i barış masasına oturtamayan Abbas’ın konumunun zayıfladığı Batı Şeria’da, ikincisi de Yaser Arafat’ın halefinin işgalcilerin işbirlikçisi görüntüsünün ötesine geçemediği Gazze Şeridi’nde El Fetih ve Hamas arasında.

     

    OSLO SÜRECİ GİBİ OLMASIN

    Obama’nın, İsrail ile Suriye, Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerin düzeltilmesini de kapsayan “kapsamlı barış” ve güvenin yeniden inşa edilmesini sağlayacak uzun vadeli küçük adımlar arasında bir seçim yapması gerektiğini ifade eden Black bunun için önümüzde örnek olarak başarısızlıkla sonuçlanmış Oslo sürecinin olduğunu belirtti.

     

    Oslo süreci de böyle büyük umutlarla 1993 yılında başlamış yedi yıl sonra ikinci intifada ve İsrailli yerleşimcilerin sayısının ikiye katlanmasıyla sonuçlanmıştı.

     

    Bu tablodaki pek çok parça rahatsız edici derecede tanıdık. Son zamanlarda yaşanan asıl değişiklik Uluslararası Kriz Grubu’nun El Fetih’in karşı karşıya olduğu ikilemlerle ilgili raporunda ortaya konduğu üzere süreci etkisi altına alan umutsuzluk hali.

     

    Rapor “Olumlu sonuçlanacak bir barış süreci bugün en iyi ihtimalle uzak bir umuttur” sözleriyle sona eriyordu.

     

    Black, “Taraflar arasındaki boşluk, İsrail hükümetinin karakteri, Filistinliler arasındaki derin ayrılıklar ve olaylara hakim olmaktan öte olayların içinde kaybolmuş görünen ABD diplomasisi Obama’nın seçimiyle doğan umutları söndürdü” yorumunun doğruluğunu tartışmanın çok zor olduğunu savundu.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı