Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ortadoğu açılımının yanlışları

Ferai TINÇ

Batıda gerginleşen ilişkileri güneyde dengelemek mümkün mü? Türkiye'nin, Suriye ve İran ile ilişkilerinin geliştirilmesi gerektiğine inananlardanım.

Ama, bir yerde gerginleşen ilişkileri dengelemek için bir başka yerde çok fazla düşünülmeden gösterilen iyi niyet girişimlerinin, ‘‘zaafiyet’’ olarak nitelenmesine fırsat vermeden.

Dışişleri Bakanı İsmail Cem, dün Milliyet'te Sami Kohen'e, İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Bakanları toplantısındaki görüşmeler hakkında bilgi verirken ilişkilerin düzeltilmesinin gerekçesini şöyle açıklıyor:

‘‘Ege'de kaygı uyandıran bir durum var. Kıbrıs'ta gerginlik tırmanıyor. Balkanlar her an patlamaya hazır. Bu bakımdan Türkiye'nin içinde bulunduğu öbür bölgedeki komşularıyla ilişkilerinin iyi olması büyük önem taşıyor.’’

* * *

TÜRKİYE ile Yunanistan arasındaki sorunlar kemikleşti. Ufukta uzlaşma umudu görünmüyor.

ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, umut olmadığı için Atina-Ankara ve Lefkoşa üçgenine yapacağı geziyi erteliyor.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Temsilcisi Diego Cordovez, Kıbrıs'ta ‘‘uzlaşmaz tarafa yaptırımlar gelecek’’ mesajlarını veriyor.

Avrupa, yanlış olduğu iyice anlaşılmasına rağmen Kıbrıs ile ilgili kararlarından geri adım atacağa benzemiyor.

Dışişleri Bakanı'nın dediği gibi Batı'da durum kaygı verici.

Ayrıca Avrupa Birliği ile ilişkiler de iyi gitmiyor.

Ama bunun alternatifi, direksiyonu öfkeyle ters istikamete kırmak olmamalı.

* * *

İSLAM Konferansı Dışişleri Bakanları'nın Doha'daki toplantısında, Suriye Türkiye'nin İsrail ile ilişkileri nedeniyle kınanmasını isteyen tasarısını geri çekiyor.

Bu bir jest. Ama Suriye ile diyalog kanallarının zorlandığı bir dönemde ve bu toplantıdan iki hafta önce Suriye-Türkiye sınırında ‘‘Türkiye’’ yazan tabelalar Şam yönetimi tarafından ‘‘Antiokya’’ diye değiştiriliyor. Bölgedeki Türk kökenli halka baskılar artıyor.

Bu, 10 yıldır Hatay'la ilgili toprak taleplerini resmi söylemden çıkartan Suriye'nin yeniden eski iddialarını dillendirmeye başladığını gösteriyor.

Türk istihbaratına bu bilgiler geliyor ama ilişkileri düzeltme pahasına sessiz kalınıyor.

Doha'da, Suriye Dışişleri Bakanı Faruk El Şara, ülkesinin ‘‘her türlü teröre karşı olduğunu’’ söylüyor.

Oysa bu söylem, 1992'de PKK'nın kınandığı ve altında Hafız Esat'ın da imzasının bulunduğu deklarasyonun çok gerisinde kalıyor.

Şimdi bu durumdan memnun olmak ve yeni açılıma umut bağlamak, ‘‘Türkiye'nin hatadan dönerek kapısına geldiğini’’ düşünen Şam Yönetimi'ne zaafiyet sinyalleri göndermek anlamına geliyor.

Suriye ile ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan her türlü girişimde hiçbir niyetin, teröre verilen desteğin kesilmesi talebini gölgelememesi gerekiyor.

* * *

TÜRKİYE'nin girişimiyle Suriye ve İran ile oluşturulan üçlü mekanizmanın başarısızlığı ortadayken, Irak'ı da içine alan yeni bir dörtlü mekanizma kurma çalışmasının Türkiye'ye ne kazandıracağı da şüpheli.

Komşularla ilişkileri geliştirmeye evet. Ama herkesle kendi koşullarında. Ve Türkiye'nin haklı taleplerinin gölgelenmesine fırsat vermeden.

Batı'da sıkışınca direksiyonu kıracak yeni yönler arayışı içinde değil.













X