Gündem Haberleri

    Ortada bir tecavüz olayı varsa, o da bize yapıldı

    Şermin SARIBAŞ
    04.02.2005 - 01:55 | Son Güncelleme:

    İzmir'in Urla ilçesi, günlerdir Barbaros Çocuk Köyü'nde yaşanan taciz ve tecavüz iddialarıyla çalkalanıyor. Urla'da yaşayan insanların kafası oldukça karışık.
      Çocuklara psikolojik destek

    Urla’daki Barbaros Çocuk Köyü’ndeki iddialarla ilgili olarak ‘adli görevi ihmal’ suçuyla tutuklanan sosyal hizmet uzmanları Olcay Özduran, Tuncay Yılmaz ve Psikolog Savaş İpektekin, önceki gün 750’şer YTL kefaletle serbest bırakıldılar. Serbest bırakılanlar, yargısız infaza kurban gittiklerini ‘Ortada bir tecavüz olayı varsa, bunun da kendilerine yapıldığını’ söylediler.

    İzmir’in Urla ilçesi, günlerdir Barbaros Çocuk Köyü’nde yaşanan taciz ve tecavüz iddiaları ile çalkalanıyor. Burada yaşayanların kafası epey karışık. Hem köyümüzün adı kötüye çıkıyor diyorlar, hem gördükleri yerde gazetecilerin başına toplanıp doğru yanlış, biz diyelim bilgi, siz deyin dedikodu anlatıyorlar.

    Barbaros Çocuk Köyü olayında adli görevi ihmal suçuyla tutuklanan sosyal hizmet uzmanı Olcay Özduran ile Tuncay Yılmaz ve psikolog Savaş İpektekin, önceki gün 750’şer YTL kefaletle serbest bırakıldı. Onların da anlatacakları vardı. Onların da konuşmasıyla iddialar ve kafalardaki sorular çoğaldı. Hezeyan halindeki Urla halkı ilçelerinde yaşananların giderek bir cadı avına dönüşüp dönüşmediğini hiç merak etmiyor mu? Köyde kalan kız çocuklarından adı neredeyse fahişeye çıkan A.B’nin şu an tutuklu bulunan Y.Ö. ile rızası dışında değil, tam aksine büyük aşk yaşadıklarından haberdar mı? ‘Ortada bir taciz ve tecavüz varsa, yargısız infazla bu bize yapıldı’ diyenlere de kulak vermek gerekmez mi?

    Olay, müdür lojmanına göz diken AKP’li resim öğretmeninin komplosu

    Olayların nasıl patlak verdiğine dair suçlananların dile getirdiği ilginç bir komplo iddiası var. Şöyle:

    Köy Müdürü Erdal Tunce’yi çekemeyenler vardı. O kadar küçük hesapları vardı ki, Erdal Tunce’nin oturduğu lojmana bile göz dikmişlerdi. Bu kişi, sosyal hizmet bilinci olmayan ve Milli Eğitim’den sorunlu bir şekilde köye gönderilen B.S. isimli resim öğretmeni. Seçimlerde AKP için çalıştı.

    14 yaşındaki sorunlu çocuğumuzun 4 yaşındaki kızımızı taciz ettiği olay, onun nöbetinde olmuştu. Bunu müdürün aleyhinde kullanmak için çok iyi bir fırsat olarak gördüğü için AKP’de birlikte çalıştığı arkadaşları ile bir mektup hazırlayıp gerekli yerlere iletti. Fakat o bunları yaparken işin bu kadar büyüyeceğini tahmin etmiyordu. Niyeti sadece müdürü görevinden etmekti.

    Kaymakamın köyümüzdeki bir çocukla ilişkisi olduğu iddiası doğru değil, bizzat bu resim öğretmenidir. Kendisi minyon tipli olduğundan köylüler onu çocuklarımızdan biri zannetti. Bir deli kuyuya taş attı, kırk akıllı çıkarmaya çalışıyor.

    Resim öğretmeni B.S. 657 sayılı devlet memurları kanuna tabi olduğunu belirtip konuşmaktan kaçındı.

    Çocuklar, bekaret kontrolü yapılırken bizi koru diye paçalarıma yapıştılar

    TUNCAY YILMAZ (Sosyal hizmet uzmanı) Uzun süredir gençlik evi projesinde çalışıyor. Bu projede köyde kalan çocukların 14 yaşına geldiklerinde gençlik evlerine nakledilip, ayrı evlerde yaşaması gerekiyor. Bu projesini geçtiğimiz yıl Bakan Güldal Akşit’e de iletti. Kefaletle serbest bırakılan Yılmaz’la konuştuk:

    ‘Cumhuriyet Savcısı köye gelip 12-18 yaş arasındaki 16 kızın ismini saydı. Toplam 38 kız, 40 erkek öğrenci var. Bu kızlar arasında zihinsel özürlüler de vardı. Bana bekáret kontrolü yapacaklarını söylemediler. Savcıya bu yaptığınız çocuk haklarına aykırı dedim, ama mahkeme kararı var zorla da olsa yapmak zorundayız dedi. Yaşı daha küçük olanlar ne olduğunu anlamadı; ama büyükler ‘Ne olur koru bizi Tuncay Abi’ diye paçalarıma yapışıp ağlamaya başladılar. Ben de onlarla birlikte ağlamaya başladım ama bir taraftan anlatmaya çalışıyordum. O çocuklar en büyük travmayı orada ağlaya ağlaya yaptırdıkları bekáret kontrolü sırasında yaşadı. Savcı kimseye haber vermememi tembihledi, ama ben bir avukatı arayıp çocuklara böyle bir şey yapmaya hakları var mı diye sordum. Mahkeme kararı varsa kaçınılmaz olduğunu söyledi.’

    A.B. BAKİRE DEĞİLİM AMA AŞIĞIM DEDİ

    ‘Kızlardan A.B. savcıya, ‘Ben bakire değilim, aşık olduğum bir genç var onunla evlenmeyi düşünüyorum. Beni muayene etmeyin’ dedi. Ama ona rağmen muayene ettiler. Erkeklerle sanki para karşılığı seks yapıyormuş gibi gösterilen A.B’nin duygularına, haklarına kimse saygı göstermedi. Aşık olduğu genç Y.Ö. de şu an tutuklular arasında.’

    Önce çocukların dilini anlasınlar

    OLCAY ÖZDURAN (Sosyal hizmetler uzmanı) Olcay Özduran 8 yıldır sosyal hizmetler uzmanı olarak çalışıyor ve 7 yaşında bir kız çocuğu annesi, ikinci bebeğine hamile: ‘Görevimi ihmalle suçlanmak çok ağırıma gidiyor. Kasım ayındaki olaydan sonra çocuklar taciz, tecavüz gibi kavramları aralarında oyun yaptılar. Bu çocuklar henüz kendilerini ifadeden yoksunlar. ‘Evet biz bunu yaptık’ diyen iki erkek çocuğumuz vardı. ‘Evet biz bunu yaptık’ derken cinsel ilişkiden bahsetmediklerini, birbirlerinden görerek mastürbasyon yaptıklarını anladık. O yüzden bu çocukların dilinden anlamak doğruların ortaya çıkması için çok önemli.’

    Olaylar nasıl bu kadar çarpıtılır, anlamıyorum

    SAVAŞ İPEKTEKİN (Psikolog) ‘Koğuşta her birimiz aptallaşmıştık. Bu olaylar nasıl bu hale geldi, nasıl bu kadar çarpıtılabildi, akıl alır gibi değil. Biz kendimizden geçtik, köydeki çocuklarımız ne olacak? Kimse böyle bir olaydan faydalanmaya kalkıp, Çocuk Köyü sistemini ortadan kaldırmaya kalkmasın. Bu sistemi hepimiz yeni yeni tanıyoruz, ama 20 yıldır bu kuruluşlarda görev yapan biri olarak, çocuklar için bundan daha uygun bir sistem olacağını kesinlikle düşünmüyorum.’

    Bunların hepsi kötü bir siyasi oyun

    NİLGÜN TUNCE (Gözaltındaki müdür Erdal Tunce’nin eşi) ‘Kocamın ve diğer çalışanların başına gelenlerin hepsi kötü bir siyasi oyun. Asıl dertleri çocuk köyü sistemini bitirmek. Belden aşağı konular, hep heyecan yarattığı için oradan vurmaya çalıştılar. Ama ne olur burada söz konusu olanlar ne manken, ne artist, onlar çocuk! İnsanın biraz vicdanı olmaz mı? Küçük hesaplar uğruna gencecik oğlumun istikbaliyle oynuyorlar. Ona yazık değil mi? O zaten üç yıldır İzmir’de yaşıyor. Kendi edebiyat öğretmeninin kızıyla uzun zamandır birlikte. Gidin öğretmenine sorun, oğlum onların gözbebeği. Allah rızası için her şeyi ortaya döküyoruz, ne varsa inceleyin bize haksızlık edildiğine sizler de şahit olacaksınız.’

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı