Dünya Haberleri

DÜNYA

    Ortaçağ'ı göktaşı başlatmış

    Hürriyet Haber
    12 Eylül 2000 - 00:00Son Güncelleme : 12 Eylül 2000 - 00:01

    M.S. 540 yılında dünyaya çarpan bir kuyruklu yıldızın parçacıkları, Roma İmparatorluğu hayallerinin sonu, Ortaçağ'ın karanlık döneminin de başlangıcı olmuş. Ani iklim değişikliği, kuraklık, açlık ve veba yüzünden Avrupa nüfusunun üçte biri hayatını kaybederken, Bizans İmparatoru Justinianus'un ‘Roma’yı canlandırma hayalleri' de yok olmuş.

    İNGİLİZ bilimadamı Prof.Mike Baillie'ye göre 1500 yıl önce dünyaya parçacıkları düşen bir kuyruklu yıldız, Roma İmparatorluğu'nun ‘gerçek sonu’ oldu ve Ortaçağ karanlığını başlattı. Gökyüzünden gelen bu felaket, kuraklık, açlık ve vebaya yol açarak, Avrupa nüfusunun üçte birini yok etti. İtalya'yı alarak Roma İmparatorluğu'nu yeniden kurmak isteyen Doğu Roma İmparatoru 1. Justinianu'un hayalleri de bu felaketle yıkıldı.

    YA VOLKAN YA METEOR

    Londra'da yapılan Bilim Derneği Festivali'nde konuşan Prof Mike Baillie, bu iddiasını ağaçların halkalarında görülen anormalliğe bağlıyor. Baillie'ye göre M.S. 540 yılında Kuzey Avrupa'dan Sibirya'ya, Güney Amerika'dan Kuzey Amerika'ya kadar, ağaçların büyüme hızında anormal bir yavaşlama görülüyor.

    Baillie, bilinen dünyanın önemli bir bölümünü etkileyen bu kuraklığa olağandışı bir olayın neden olmuş olabileceğini söylüyor. Bir ihtimal, büyük bir volkanın faaliyete geçmesi. Volkanik küller, atmosferi kaplayarak gökyüzünü kararttı ve dünya karanlıkta kaldı. Ancak o döneme ait yazılı kaynaklarda böylesine bir faciaya rastlanmıyor.

    İkinci ihtimal ise o dönemde dünyanın yakınından geçen bir kuyruklu yıldızın parçacıkları, dünyaya düşürek felaketlere yol açtı. Meteor tozları, atmosferi kaplayıp, güneş ışınlarının dünyaya ulaşmasını engelledi. Ekinler, tarlalarda telef oldu, açlık ve hastalıklar patlak verdi. İmparator Justunian Roma İmparatorluğu'nu yeniden toparlama girişimi ise bu felaket yüzünden başarısızlıkla sonuçlandı.

    Tarihi kayıtlarda ve efsanelerde, gökyüzünden büyük bir felaketin geldiği yolunda ifadeler yer alıyor. 540 yıllarında ölen Kral Arthur ile ilgili efsanede, Galya'da görülen bir kuyrukluyıldızın gökyüzünü ateşle kapladığı ve ortalığı çöle çevirdiği anlatılır. Akdenizli ve Çinli astronomlarda da gökyüzünde 530'lu yıllarda anormal bir meteor yağmuru olduğu yolunda kayıtlar var.

    TARİHÇİLER DE ARAŞTIRSIN

    Belfast'taki Quenn Üniversitesi'nde araştırmalarını yürüten Prof Baillie, ‘Kuyruklu yıldızla tam bir çarpışma olmadı, olsaydı zaten burada olmazdık, muhtemelen kuyruklu yıldızın parçacıkları dünyaya isabet etti. O dönemde halk tarımla geçiniyordu. Hava sıcaklığında birkaç derecelik oynama, peşpeşe yaşanan kötü hasatlar, ciddi problemler yaşanması için yeterli’ diyor.

    Prof Baillie, tarihçilerden yazılı kayıtlarda böyle bir faciayla ilgili ifadeler yer alıp almadığı konusunda kendisine yardım etmelerini istedi. Baillie, ‘Bana kalırsa satırlar arasında gizli bilgiler var. Tarihçilerden bu olayın yaşandığını kabul etmelerini ve kayıtları bir de bu gözle taramalarını rica ediyorum’ dedi.

    Çarpma nasıl engellenir

    DÜNYAYI tehdit eden bir uzay cismi nasıl durdurulur? Uzmanlara göre ‘Filmlerdeki gibi, atom bombası patlatarak göktaşını imha mümkün değil. Tek parça halinde çarpacağına göktaşı yağmuru yağar ki daha büyük bir faciaya sebep olur.’

    Konuyu araştıran İngiliz bilim adamlarına göre çare göktaşını patlatmak değil, biraz ‘iterek’ yörüngesini değiştirmek. Uzmanların üzerinde çalıştığı plana göre, yaklaşan göktaşına üzerinde dev güneş panoları bulunan bir uzay sondası tutturulacak. Güneş enerjisiyle çalışacak motorların küçük bir ivmesi bile, dev göktaşlarının yön değiştirmesine yetecek.

    Gökbilimciler ‘Dünyayı tehdit edecek bir göktaşının yaklaşmakta olduğunu en az 2 yıl öncesinden, normalde 20 yıl öncesinden bilebiliriz. 20 yıl tedbir almak için yeterli, ancak 2 sene içinde bir roketi hazırlayıp, göktaşına ulaştırıp sondayı yerleştirmek çok zor’ diyorlar.

    TEHLİKE GERÇEK Mİ

    ‘Böyle bir tehlike gerçekten var mı’ sualine ise uzmanlar istatistiklerle cevap veriyorlar: 2 km çapındaki bir göktaşı dünyada hayatı yok edebilir. Ancak böyle bir göktaşı dünyaya bir milyon yılda bir yaklaşıyor. 50-100 metrelik bir göktaşı ise her 100 ila 300 yılda bir dünyaya çarpıyor. 1908 yılında Sibirya'ya düşen 60 metrelik göktaşı 600 atom bombası gücünde etki yaptı; büyük bir şehrin yakınına düşse, milyonlarca insanı öldürebilirdi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı