Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ormanları böyle katlettiler

    DHA
    31.10.2007 - 00:36 | Son Güncelleme:

    Antalya'da 30 yılda ağaçlandırılan Belek Ormanları'nda, bölgenin turizm alanı ilan edilmesinin ardından bir doğa katliamı yaşandı.

    Golf sahaları için 500 bin ağacın kesildiği Belek Ormanları'nın 2 yıl arayla çekilen iki ayrı fotoğrafı, ağaç katliamını gözler önüne serdi. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz, Turizm Bakanlığı tarafından 1990 yılından itibaren bölgenin ‘Turizm Bölgesi’ ilan edilmesiyle katliamın yasal düzeneğinin hazırlandığını söyledi.

    Antalya’nın ‘en gür ve en özel ormanları’na sahip Serik İlçesi'ne bağlı turistik Belek Beldesi’nin bu özelliği, fotoğraflarda kaldı. 1960’lı yıllarda ağaçlandırılan ve 30 yılda kendine özgü sık fıstık çamlarıyla tüm dünyanın büyük ilgisini çeken Belek Ormanları, 1984 yılında Turizm Bakanlığı tarafından turizme açılmak üzere planlandı. Turizm Bakanlığı'nın 1990 yılından itibaren bölgeyi ‘Turizm Bölgesi’ ilan etmesiyle, 23 bin dönümlük Belek Muhafaza Ormanı'na peşpeşe tahsisler yapıldı. Tahsislerin hayata geçirilmesiyle birlikte 45 otel hizmete açıldı. Otellerin yanında 7 golf sahası inşa edilen Belek'te 3 golf sahasının yapımı ise sürüyor.

    KATLİAMIN YASAL DÜZENEĞİ

    TTKD Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz, bölgenin ‘Turizm Bölgesi’ ilan edilmesiyle katliamın yasal düzeneğinin hazırlandığını öne sürdü. Gündüz, belediyelerin de yeni golf sahaları için verdiği imar izinleriyle katliamın diğer ayağını oluşturduğunu kaydetti.

    Bu bölgede 5 ayrı koruma statüsü bulunduğunu anlatan Hediye Gündüz, “Orada 18 bin dönümde fıstık çamı, 5 bin dönüm de okaliptus ağacı bulunuyordu. 600- 700 bin ağaç vardı, bunun 500 binini kestiler. Halkın tepkisini çekmemek için yolun kenarında birkaç sıra ağaç bırakıldı, asıl kesim ormanın içlerinde gerçekleştirildi” dedi. Turizm ve Orman bakanlıklarının bu ormanların katledilmesinde büyük vebali olduğunu söyleyen Gündüz şöyle konuştu:

    “5 koruma statüsüne rağmen Belek Ormanları'nın bulunduğu alan turizm sahası ilan ediliyor. ‘Muhafaza Ormanı’ en değerli ormanlardan biri demektir. Anayasa'nın 169'uncu maddesine göre ormanlar amaç dışı kullanılamaz. Turizme tahsis edilmesi zaten Anayasa'ya uygun değil. O bölgenin kıyıları caretta caretta üreme alanı. Ayrıca uluslararası kuş göç yollarının üzerinde orman içi ve yakın çevresinde de endemik bitki türü var.”

    ‘GOLF SAHALARI SUYU BİTİRİYOR’

    Tüm bunlara rağmen Belek Ormanları'nın devlet eliyle tahrip edildiğini ileri süren Hediye Gündüz şöyle devam etti:

    “Çevre ve Orman Bakanlığı, korumakla yükümlü olduğu alanların tahsis edilmesine ses çıkarmamakla vebal alıyor. Turizm Bakanlığı da turizm için tahsis ederek vebale ortak olmuştur. Kadriye ve Belek belediyeleri de bu alanı imara açarak, halka karşı yasal sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Belek Ormanları korunmadığı gibi burada çevreyi daha çok tahrip edecek golf sahaları yaratılmıştır. Suyun korunması için ormanlar şarttır. Golf sahaları inanılmaz oranda su tüketiyor. Bunun sonucunda aşırı ve kontrolsüz yeraltı kullanım suyu tablosu ortaya çıkmaktadır. Bir golf sahasının yılda hektar başına 10- 15 bin metreküp suya ihtiyacı var. 100 hektarlık bir golf sahasının bir yılda tüketeceği su miktarı, yaklaşık 1 milyon metreküp olacaktır. Bu da su kıtlığı olan ülkemiz için olumsuz bir tablodur. Ayrıca golf alanlarında çimlere kullanılan ilaçlar nedeniyle akarsularda, yeraltı suyunda, denizde kirlenme meydana gelmektedir.”

    ANAYASA MAHKEMESİ KARARINA RAĞMEN

    TTKD Antalya Şube Başkanı Hediye Gündüz, Belek ormanlarının dünyanın en iyi ikinci doğal fıstık çamı ormanı, Türkiye’nin en iyi fıstık çamı tohum meşceresi olduğunu da belirterek, “Belek Ormanları kumul ve kıyı erozyonu nedeniyle, erozyon kontrol amaçlı oluşturulmuştu. 104 familyaya ait 574 tür tespit edilmişti. Araştırma alanındaki bitkilerden 27'si tür düzeyinde, 1 tanesi ise alt tür seviyesinde endemik olup, ülkemiz dışında dünyanın hiçbir yerinde yetişmemektedir. Ülkemiz uluslararası kuş göç yolları üzerindedir ve nesli tehlike altında olan 109 kuş türü ormanda yaşamaktaydı” dedi.

    Belek Ormanları’nda yapılan tahsislerin iptali için birçok dava açıldığını da kaydeden Gündüz, Antalya Barosu'nun açtığı dava sonunda, Anayasa Mahkemesi'nin 2007 Mayıs ayında ‘Orman arazileri turizm amaçlı tahsis edilmemeli’ yönünde karar verdiğini de hatırlattı. Hediye Gündüz, karara rağmen, yapılan tahsisler kapsamında Belek Ormanları’nda inşaatların tüm hızıyla devam ettiğini söyledi.

    KATLİAMIN FOTOĞRAFI

    Belek Ormanları'ndaki ağaç katliamını 2005 ve 2007 yılları arasında çektiği iki ayrı fotoğrafla ortaya koyan Vila-Int Uluslararası Hava Fotoğrafçılığı Şirketi ortağı ve TEMA Antalya Şubesi üyelerinden Timur Kara ise fotoğraflarda katliamın çarpıcı şekilde görüldüğünü belirtti. Kara, “Yurt dışında yeşil yaratılarak golf sahası yapılıyor. Türkiye'de ise yeşil katledilerek golf sahaları açılıyor. ‘www.vila-int.com’ adresli sitemizde ağaç katliamının çarpıcı fotoğraflarını görmek mümkün” dedi.

    O KADAR AĞAÇ KESİLDİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM

    Bölgede otelleri bulunan Papillon Otelleri Genel Koordinatörü Erol Akın, Belek Ormanları'nın koruma altında olmadığını iddia ederek, “O bölgede söylendiği kadar ağaç kesildiğini de düşünmüyorum. Biz yatırımlarımızı yaparken ilave fidanlar diktik. Ayrıca ormanlık bölge ile oteller iç içe olacağı için orman yangını çıkması durumunda oteller için ciddi bir tehdit de söz konusuydu” dedi. Erol Akın, bölgeye yapılan yatırımlar sayesinde ciddi bir istihdam oluştuğunu da belirterek, kış sezonunda da buradaki otel ve golf sahaları nedeniyle bölgedeki turizmin hareketli geçtiğini kaydetti.

    MİNİMUM SAYIDA DA OLSA KESTİK

    Gloria Serenity Otel Genel Müdürü Özgür Cinkılıç ise otel ve golf sahaları yaparken minimum sayıda da olsa ağaç kesmek zorunda kaldıklarını söyledi. 2005 yılındaki yatırımlarıyla birlikte 28 bin civarında ağaç kestiklerini doğrulayan Özgür Cinkılıç, “Bu rakam daha yüksek olabilirdi. Biz proje değişiklikleriyle bu sayıyı aşağılara çektik. Bütün dünyada da bu şekilde kesim yapılıyor. Kestiğimiz ağaçların belki 20 katını diktik, ama kesilen ağaçlar 30 yıllıktı. 30 yıl sonra bizim diktiğimiz fidanlar da orman haline gelecek. Biz bu kesimleri yaparken en büyük ağaçları tuttuk, hangi ağaçların kesildiği fotoğraflıdır. Çam fıstığı üremeyen ağaçları kestik” dedi.

    Çevreye çok duyarlı olduklarını da kaydeden Cinkılıç, “Denizi kirletmemeye, doğayı kirletmemeye çalışıyoruz. Golf sahaları yapıldıktan sonra kalan ağaçların nasıl değerlendirildiğini, korunduğunu görmenizi isterim” dedi. Yatırımlar öncesi çok araştırma yaptıklarını belirten Cinkılıç, “Golf turizminin yararları ve zararları konusunda incelemeler de yaptık. İnanın olay basına yansıdığı gibi yüzde 100 doğruyu yansıtmıyor” dedi. Cinkılıç, golf sahalarının yüksek miktarda su tükettiğiyle ilgili ise “Biz tamamen denize akan sulardan suyumuzu temin ediyoruz” yorumunda bulundu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı