Gündem Haberleri

    Orhan Pamuk yazık etti!

    Hürriyet Haber
    12.10.2005 - 17:50 | Son Güncelleme:

    Orhan Pamuk bu yıl alamazsa, bir daha seneye, iki sene, üç sene sonra alacaktır Nobel’i. AB misali, Türk okurları olarak 40 yıldır bekliyoruz, biraz daha sabrederiz.

    ... de, Orhan Pamuk ağzımızın tadını kaçırdı. Potansiyel keyfimize limon sıktı.

    Yazık etti!

    Ha, diyebilir ki ‘İnsanoğlunun hafızası kıttır. Ben Nobel alayım, tarihe adımı yazdırayım, millet ne düşünürse düşünsün, söylediklerim nasılsa unutulur...’

    Akıllı ve hesabî insanlar böyle düşünbilir...

    Türkiye hakkında söyledikleri (“Bunlar bir milyon Ermeni ve 30 bin Kürt öldürdü. Kimse söylemiyor, bari ben söyleyeyim”) – niyeti bu olmasa bile – ‘Avrupalı’nın gözüne girmek için vatanını satan aydın’ imajı doğurdu.

    Ardından, Nobel ülkesi İsveç’te bir gazetede, Orhan Pamuk’a mal edilen, Yaşar Kemal hakkındaki sözler geldi. (“Kemal, 1977'de 20 ay hapse çarptırıldı. Türklerin Kürtlere karşı davranışlarından dolayı yazdığı bir yazı nedeniyle. Fakat, bu konuyu 5 yıl süreyle gündeme getirmeyeceğine dair söz verdiği için serbest bırakıldı.”)

    Gazete kendini yalanladı ama, akılda şüphe kaldı. Mesela Mustafa Mutlu, “Her şey Nobel için” başlıklı yazısında ağır bir ithamda bulunuyordu:

    <ı>“Edebiyat kulislerinde konu kapatılmadı! Çünkü iddialara göre, Orhan Pamuk'un bu sözlerinin Nobel Edebiyat Ödülü'nü veren bir ülkenin gazetesinde yayınlanması asla tesadüf olamaz. Bu iddiayı dile getirenlere göre zaten gazete de "off the record (yazılmaması) kaydıyla söylenen bazı sözleri yayınladığı için" özür dilediğini sızdırdı.

    O zaman Orhan Pamuk'un amacı ne? Kendisine her fırsatta sahip çıkan Yaşar Kemal'in aleyhinde neden durup dururken kulise başlasın?

    Bu sorunun da mantıklı bir yanıtı var:

    ‘Nobel Edebiyat Ödülü'ne sadece İsveç Yazarlar Birliği ya da İsveç Bilimler Akademisi resmen aday gösterebiliyor. Bunun dışında, komite bazı yıllar aday gösterilmeyen kişilere de ödül verdi. Ama bu çok nadir görülüyor. Yaşar Kemal 1973'ten beri bu ödülün 'resmi aday'ı... Diğer bir deyişle; gözünü bu ödüle diken Pamuk'un belki de en güçlü rakibi... Çünkü eğer ödül bu yıl ya da önümüzdeki yıllarda Yaşar Kemal'e verilirse, aynı ödülün bir ülkeden iki yazara yakın zamanlarda verilmesi şık olmayacağı için, Pamuk'un şansı azalacak. Uzun bir süre beklemek zorunda kalacak. Bu sürede de belki Avrupa'daki bugünkü popülaritesini kaybedecek. İşte bu yüzden o haber başka ülkelerin gazetelerinde değil de komite üyelerini etkilemek amacıyla bir İsveç gazetesinde çıktı. Üstelik Nobel Edebiyat Ödülü'nün açıklanmasına sadece birkaç gün kala... Bunların hepsi tesadüf olabilir mi?"

    <ı>(Vatan, 10 ekim)

    *

    Orhan Pamuk’un böyle bir şey yapacağına ihtimal vermem.

    Ama hani derler ya “Şüyuu vukuundan beterdir” diye...

    Orhan Pamuk alacak ödülü almasına da, Nobel’i lekeli olacak!

    Biz de ağız tadıyla sevinemeyeceğiz!


    <ı>Dip Not: Bu arada, AB Komiseri Olli Rehn’nin bayram değil, seyran değil, Orhan Pamuk’u evinde ziyaret etmesi de hem (ilgili kanun maddesi çağdışı, açılan dava abuk sabuk bulunabilir) üçüncü bir ülkenin hukukuna müdahale, hem de siyaseten büyük terbiyesizlikti. Ama Avrupalı böyledir. ‘Eşim doğum yaptı, kanuni izin hakkımı kullanmak istiyorum’ dediğimde, Kars Paşası’nın sözleri hâlâ kulağımda: ‘Kanun, komutanın cebinde leblebi çekirdektir. Çanı istediği zaman çıkarır yer...’ Avrupalı’nın kanuna, hakka, hukuka bakışı böyledir...

     

     

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı