Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Orhan Pamuk tezgáhı

ORHAN Pamuk, maalesef, mahallede sağa sola taş atan, yoldan geçenlere tüküren, üzerine yüründüğü zaman da ‘Annee!’ diye bağırarak eve kaçan şımarık zengin çocuklarına benziyor.

Orhan Pamuk’un ezilmiş, horlanmış halkları korumak için konuştuğunu sanmıyorum. Türkiye’deki antidemokratik ve gayri insani uygulamaları, toplumsal eşitsizlikleri, yoksulluk ve işsizlik gibi ekonomik yapının içerdiği aksaklıkları eleştirmek için konuşmuyor. Böyle bir insani kaygısı yok. Tasfiye edilmek istenen bir ülkenin yazarı, Orhan Pamuk gibi mi konuşur?

Avrupa Birliği’nin fesat projesi içinde yer alan Kıbrıs, Ermeni ve PKK konularında konuşuyor. Ve bunu sanki bir talimat doğrultusunda, yönlendirilerek yapıyor. Söylediklerinin, fesat programı içinde tanık ve kanıt olması isteniyor sanki.

NICOLAI’NİN YAZISI

Uzun süredir Hollanda’da yaşayan bir arkadaşım, Hollanda’nın Avrupa İşleri Müsteşarı Atzo Nicolai’nin 20 Ekim 2005 tarihli De Volkskrant Gazetesi’nde yayınlanan bir makalesini gönderdi bana. Atzo Nicolai, Orhan Pamuk fesadını ayrıntılarıyla betimledikten sonra, makalesini şöyle bitiriyor:

‘Hollanda hükümeti, Orhan Pamuk davasını çok sıkı bir şekilde izleyecek ve olumlu sonuçlanması için elinden geleni yapacaktır. Eğer umulmadık bir mahkûmiyet kararı çıkacak olur ise kuşkusuz bunun AB görüşmeleri üzerinde etkileri olacaktır.

Ermeni sorununa gelince, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmesi kendi çıkarınadır. Kuşkusuz bu zor ve zaman alıcı bir süreçtir. Ama Hollanda burada aracı olabilir. Bu sürercin de asırlarca sürmemesi gerekir. Art düşüncelerden arınmış görüş alışverişi, bu süreci hızlandırabilecektir. Bunun ‘olmazsa olmazı’ da ifade özgürlüğüdür.

AB üyesi olmak isteyen bir ülkede bir insanın çenesini tutması kabul edilemez. Avrupa’da ifade özgürlüğü vardır.’

KULLANIYORLAR

Atzo Nicolai,
tasfiye programının bir parçası olan yazısında Orhan Pamuk fesadını evire çevire kullanıyor. Kanıma dokunan, Atzo Nicolai’nin Avrupa’da ifade özgürlüğünden söz etmesi. İddiasının gerçek dışı olduğunun iki örnek kanıtını kendi hayatımdan vereceğim:

30 Nisan 1987 günü Paris Şiir Evi, bir ‘Özdemir İnce Şiir Gecesi’ düzenledi. 1 Nisan’da aylık programın ilan edilmesinin ertesi günü, Paris Şiir Evi’ne Ermenilerden tehdit mektupları, tehdit telefonları yağmaya başladı. Paris Şiir Evi yönetimi kararından vazgeçmedi ama her türlü tanıtım çalışmalarını tavsattı ve gece polis koruması altında yapıldı.

Geçen yıl, Ermeni fesadı konusunda Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan yazılarımdan birini Fransızca’ya çevirip Le Monde’a gönderdim. Gazetede tanıdıklarımın olmasına karşın yazım yayınlanmadı.

Avrupa ve ABD’de, Türkiye’nin tasfiyesi programına hizmet etmeyen hiçbir yazıyı ‘Okur Mektupları’ köşesinde bile yayınlamazlar. Orhan Pamuk’u kullanıyorlar. Kendisi yaptığı hizmetin karşılığını alacağını sanıyorsa çok aldanıyor. Keşke tarih bilseydi; çünkü kendi durumunun tarihte birçok örneği var.

NİYE DESTEK YOK!

Türkiye’de yazar, basın ve yayın örgütleri Orhan Pamuk’u neden desteklemiyor? Düşünmeli!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI