Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Orgeneral Başbuğ'dan tarihi açılım

    Hürriyet Haber
    16 Nisan 2009 - 14:34Son Güncelleme : 16 Nisan 2009 - 07:56


    Fatih ÇEKİRGE YAZIYOR

    Harp Akademileri Konferans salonu bugüne kadar görülmüş en geniş medya katılımına sahne oluyor…

    Genelkurmay Başkanı Org. Başbuğ bir ilki yapacak…

    Yıllık değerlendirme konuşması…

    Bugüne kadar hiçbir Genelkurmay Başkanı böyle bir sistem uygulamamıştı…

    Bu yüzden önemli…

    İkinci katta Harp Akademileri öğrencileri, alt taraftaki geniş salonda ise gazeteciler…

    Hemen ön sırada emekli Genelkurmay Başkanları…

    Bu arada Ergenekon soruşturması kapsamında adı geçen emekli Orgeneral Kemal Yavuz da ön sırada…

    Org. Başbuğ’un konuşmasına gelince…

    İçinde müthiş açılımlar olan, kafaların karışık olduğu bir kavramın yeniden tarif edildiği akademik bir konuşma yapıyor Org. Başbuğ…

    Başlıklar halinde ilerlersek…

    TÜRK VE TÜRKİYE HALKI:

    Sanıyorum konuşmanın bu bölümü çok tartışılacak…

    Org. Başbuğ Mustafa Kemal’den bir örnek veriyor: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir”

    İşte bugüne kadar ilk kez bu keskinlikte vurgulanan cümle…

    Türkiye halkı…

    Bu konuşma yapılana kadar TSK’nın içinde de bu derecede bir netlik olduğunu bilmiyordum…

    Diyarbakır’a girerken şehrin alnına yazılmış “Ne mutlu Türküm diyene” yazısı çok tartışılmıştı…

    Org. Başbuğ öylesine önemli bir vurgu yapıyor ki, belki de bugüne kadar bazı TSK mensuplarının bile kafasında soru işareti olarak duran hayati bir konuyu yeniden tanımlıyor…

    Şöyle diyor:

    - Türkiye Cumhuriyetini kuran kimdir? Cevap, Türkiye halkıdır…

    GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ BURADAKİ HALK İFADESİ SINIRLARI ÇİZİLEN BİR COĞRAFYADA –Kİ BURASI TÜRKİYEDİR. YAŞAYAN HALKIN BÜTÜNÜNÜ, YANİ HİÇBİR DİNİ VE ETNİK AYRIM YAPILMAKSIZIN TÜRKİYE HALKINI İŞARET ETMEKTEDİR.

    Org. Başbuğ bu tanımlamayı yaptıktan sonra kafa karışıklığı ihtimalini tümüye ortadan kaldırmak için bir vurgulama daha yapıyor:

    “Aynı ülke etrafında toplanmış ve Türkiye sınırları içinde yaşayan Türkiye halkının siyasal ve sosyolojik bir olgu etrafında kendi rızasıyla birleşmesiyle bir milletin oluşacağı ve bu millete ise Türk millet denileceği, Atatürk’ün Türk milleti tanımında açıkça yer almaktadır”

    Paşa bununla da yetinmiyor “Türk ve Türk halkı” kavramını daha da netleştiriyor:

    - Görüleceği gibi Türk milleti tanımlamasındaki Türk sözcüğü bir sıfat olarak değil değişik unsurların hepsine verilen ortak isim olarak kullanılmıştır...

    Evet işte belki de konuşmanın en önemli vurgusu budur...

    Çünkü Türkiye’de yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımıza sanki “Türk” tanımı bir baskı olarak uygulanıyor suçlamaları vardı…

    Üstelik bu suçlamaları yapanlar gerekçe olarak askeri öne sürüyorlardı…

    Bu konuşmayla bu gerekçe ortadan kalkmıştır…

    Çünkü Org. Başbuğ açıkça şöyle demiştir:

    - Eğer Atatürk’ün sözü “Türkiye halkı” yerine “Türk” ifadesiyle yazılırsa işte o zaman etnik ayrımcılık olur.

    Bu söz çok önemlidir…

    Bu konuşma Türkiyelilik kavramı açısından siyasetin de önünü açmıştır…

    Anayasa değişikliklerinde rahatlatıcı olmuştur…

    ASKERİ DİN DÜŞMANI GİBİ GÖSTERMEK:

    Konuşmanın bir bölümünde Org. Başbuğ kendilerine demokrat süsü verip, TSK’yı yıpratmak isteyenler olduğunu da söyledi…

    Askeri din düşmanı gibi göstermek isteyenlere keskin cevaplar verdi…

    Yine askeri demokrasi düşmanı gibi gösterenlere şu cümle ile açık bir cevap verdi:

    - TSK demokrasiye bağlıdır.

    ULUS VE ÜNİTER DEVLET:

    Konuşmanın bir başka önemli vurgusu ise şu cümledir:

    - TSK Atatürk’ün bize emanet ettiği ulus-devlet ve üniter-devlet yapısının korunmasına taraftır.

    ETNİK ÇATIŞMA RİSKİ:

    Türkiye Cumhuriyeti için en tehlikeli şeylerden birisinin Türkiye’yi bir etnik çatışmanın içine sokma gayretlerine izin vermektir…

    Org. Başbuğ kısaca özetlediği bu cümleyi uzun paragraflarla açıkladıktan sonra açıkça uyarıyor:

    - Buna izin verilmeyecektir.

    SİYASETE BİZE GÜVENİN MESAJI:

    - Genelkurmay Başkanı asker kimdir sorusunu sorduktan sonra üç kavramı yüksek sesle vurguladı…

    - Askerin ve üniformasının şerefi ve onuru her şeyin üzerindedir…

    - Sivil ve askeri liderlerin güven ve itimadına sahip olmak…

    - Toplumun güven ve itimadına sahip olmak…

    Doğrusu ben bu cümleyi şöyle tercüme ediyorum…

    Bizler şerefimize onurumuza sonuna kadar bağlıyız, bize güvenin. Bir takım dayanakları tam olarak belirlenmemiş iddialarla komutanlarımıza karşı geliştirilen suçlamalar bizi rahatsız ediyor…

    İlginçtir Org. Başbuğ bunu söylediğinde ön sırada Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesi alınan emekli Orgeneral Kemal Yavuz oturuyordu, hemen yanında ses kasetleri olduğu iddia edilen bantları tartışılan Genelkurmay eski Başkanı Org. İ. Hakkı Karadayı ve yine Genelkurmay eski Başkanı Kıvrıkoğlu oturuyordu…

    DEMOKRASİ… DEMOKRASİ… DEMOKRASİ:

    Genelkurmay Başkanı’nın iki saatlik konuşmasında altını çize çize vurguladığı şey “demokrasiye bağlılık”tı…

    Yaptığı alıntılar, sosyolojik tespitler, demokrasi vurgusu ile Org. Başbuğ Türk toplumundaki tartışmaların, kamplaşmaların önünü açıcı, çözüm geliştirici olmuştur…

    Bu yüzden tarihi bir nitelik taşımaktadır…

    fcekirge@hurriyet.com.tr

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı