Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Orgeneral Başbuğ'dan saldırı açıklaması

    A.A
    02 Mayıs 2010 - 11:36Son Güncelleme : 02 Mayıs 2010 - 14:07

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Tunceli'de karakola yönelik düzenlenen eylemin bir “saldırı” olduğunu belirterek, “Bu saldırı yaklaşık 3 saat sürmüştür. Bu 3 saat saldırı esnasında karakol personelimiz, başta karakol komutanı ve onun emrindeki astsubay ve uzmanlar erbaş ve erler omuz omuza çarpışmış, mücadele etmişlerdir” dedi.

    Başbuğ'un ziyaretinden fotoğraflar


    Başbuğ, Kara Harp Okulundan 1962 yılında birlikte mezun olduğu  arkadaşlarıyla Anıtkabir'e yaptığı ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, son  günlerde özellikle son iki gün içinde terör eylemleri sonucunda 6 vatan evladını  şehit verdiklerini kaydetti. Türk milletine başsağlığı dileyerek, şehit  ailelerinin acılarını paylaştığını ifade eden Orgeneral Başbuğ, Nisan ayı ve  Mayıs'ın başında terör eylemlerinde bir tırmanışın ve artışın olduğunu  gördüklerini kaydetti.
    Terör örgütünün son dönemlerde kendi içinde yaptığı değerlendirme ve  talimatlara bakarak Nisan ve Mayıs ayında terör eylemlerinde bir artış  olabileceğini beklediklerini anlatan Orgeneral Başbuğ, son iki günde gerçekleşen  saldırılarla ilgili şunları kaydetti:
    “Defalarca söyledik, bizim özellikle 3. ve 2. Ordu bölgesinde, sınır  hattı da dahil olmak üzere yurt içinde binden fazla karakol ve bağımsız görev  yapan birliğimiz var. Bini aşkın karakol ve üst bölgesinde görev yapacak  birliklerimiz her halükarda kendi kendine yeterli olmak durumundadır. Bundan  kimsenin şüphesi olmasın. Bizim bağımsız karakol ve üst bölgelerinde görev yapan  birliklerimiz kendi kendine yeterli, herhangi bir saldırı anında bu saldırıyla  mücadele edebilecek güçte ve yetenektedir. Bunu sağlamak mecburiyetindeyiz.  Örneğin Cuma akşamı meydana gelen saldırı esnasında yine çok zaman olduğu gibi  maalesef hava şartları kötüydü. Görüş imkanı yoktu.

    Karakoldaki terörist eylem aslında bir saldırıdır. Bu saldırı yaklaşık 3  saat sürmüştür. Bu 3 saat saldırı esnasında karakol personelimiz, başta karakol  komutanı ve onun emrindeki astsubay ve uzmanlar erbaş ve erler omuz omuza  çarpışmış, mücadele etmişlerdir. Orada 4 şehit verdik. Karakol komutanı  astsubayımız, bir uzman çavuşumuz ve iki tane Mehmetçiğimiz. Burada da görüldüğü  gibi astsubayımız, uzman çavuşumuz ile erbaş ve erlerimiz omuz omuza mücadele  etmiş ve çatışmışlardır. O karakol orada niçin var? O karakol orada bölgedeki  insanımızın güvenliğini sağlamak, onların savunmasını sağlamak ve o alanları  teröristlere boş bırakmamak nedeniyle oradadır. Hava şartlarının kötülüğünden  dolayı bir tek orada sağlanamayan silahlı helikopterlerin saldırı esnasında  kullanılamamasıdır. Orada şehit olan 4 askerimiz ve o çatışmaya giren 70'e yakın  astsubayımız, uzmanımız, erbaş ve erlerimiz kahramanca mücadele etmiş,  görevlerini yerine getirmiştir. Görevlerin yerine getirilmesinde gerekirse şehit  olmakta vardır. Elbette 3 saat süren çatışmada teröristlere de zayiat  verdirilmiştir. Aksini düşünmek söz konusu değil. Ancak bölgede yapılan  taramalarda herhangi bir terörist bulunmadığı için biz bunları açıklama durumunda  değiliz. Ancak bundan herkes emin olsun ki 3 saat süren bir çatışmada  teröristlerin zayiat vermemesi söz konusu olamaz.”

     

    Gazetecilere açıklamalarda bulunan Başbuğ, Tunceli’deki saldırıda teröristlere zaiyat verildiğini belirtti. Tunceli’deki terör saldırısında bir tek silahlı helikopterin sağlanamadığını söyleyen Başbuğ ‘Hava şartları olumsuzdu. Komplo senaryoları yazmak hainliktir’ diye konuştu.

     

    MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ

     

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, elbette  şehitler yüreğimizi yakıyor ama bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürmekten başka da  hiç bir alternatifimiz yok” dedi.
    Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Kara Harp Okulundan 1962  yılında birlikte mezun olduğu arkadaşlarıyla Anıtkabir'e yaptığı ziyaretin  ardından yaptığı açıklamada, son dönemlerde özellikle Karadeniz ve Tunceli  bölgesinde olayların yoğunlaştığını izlediklerini ifade ederek, şunları  kaydetti:
    “Bu olaylar bir noktada Tunceli'de bulunan teröristlerin lideri  tarafından yönetilmektedir, bunlar bellidir. Ben burada şunu ifade etmek  istiyorum. Yine 1993'te, yine Tunceli'de bir terörist lideri vardı. Bu 33  erimizin şehit olması olayını gerçekleştiren teröristlerin başında olan liderdi.  Şu an Tunceli'deki teröristlerin başındaki lider gibi. Ama bu kişi bir gün dağda,  1995 yılında güvenlik kuvvetleri karşısında hayatını kaybetti. Onun için diyorum  ki, terörle bir yere varamazsınız.”
    Terörle mücadelenin zor ve acılı bir süreç olduğunu, bunun yapısında ve  karakterinde bulunduğunu ifade eden Orgeneral Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Elbette şehitler yüreğimizi yakıyor. Ama bu mücadeleyi kararlılıkla
    sürdürmekten başka da hiç bir alternatifimiz yok...  Bugün bir olay oluyor, daha
    olayla ilgili elinizde en ufak bir bilgi yok, en ufak bir şey yok, hemen olayla  ilgili olarak komplo senaryoları ortaya atmak ve her şeyde Türk Silahlı  Kuvvetleri'ni eksik ve hatalı olarak göstermek hainliktir.
    Bir kere her şeyden evvel, bu şehitlere haksızlık yapıyorsunuz. Hakkınız  yok. Orada kahramanca çarpışan, hayatını feda etmekten çekinmeyen 70 tane  astsubayım, uzmanım, erbaş, erim var. Onlara bu haksızlığı yapamazsınız. Bu kadar  hainlik olmaz. Ben size ifade ettim, biz bin noktada da yeterli kuvvetle, güçlü  bulunmak zorundayız. Hava şartlarını biliyoruz, bölgeyi takviye edemeyiz. Her  şeyi biliyoruz. Dünkü olayda sağlanamayan bir tek silahlı helikopterdir. Silahlı  helikopter de hava şartları müsait değil, nasıl göndereceksiniz? Onun dışında her  şey yeterlidir. Kahramanca mücadele edilmiştir. Ancak bunun altında hala nedenler  aramak, komplolar sürmek... Utansınlar. Mütareke basını bile böyle değildi.”

    “ÜMİTLERİNİZ DÜN OLDUĞU GİBİ YARIN DA BOŞA ÇIKAR”

    Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik haksız eleştiriler olduğunu dile  getiren Orgeneral Başbuğ, haklı, bilgiye dayanan, sağlıklı tenkitlere açık  olduklarını vurguladı. Orgeneral Başbuğ, şöyle konuştu:

    “Elbette hatamız varsa yerine getirmek bizim görevimiz, karşı tedbirleri  almak. Ama haksızlıklara hayır. Kötü niyetlilere hayır. Her vesileyle Silahlı  Kuvvetler'e saldırmayı kendine görev addeden başka bir görevi yok bu basının, bu  medyanın. Yok. Ayıptır. Ben gerçekten İstiklal Savaşı'ndaki mütareke basınının  bile bunlardan daha düzgün, daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Bu kadar hain  değildiler.

    Bakın, uzmanımız şehit oluyor, deniliyor ki 'Niye uzmanlar yalnızca şehit  oluyor?' Bu ne kadar ayıptır? Bu ne biçim insanlıktır? Ben erimle, erbaşımla,  uzmanımla, astsubayımla, subayımla, generalimle nasıl ayırım yaparız? Bizim için  her can önemlidir, değerlidir. Yani subayın canı daha fazla değerli, astsubayın  az... Bu ne kadar hainliktir. Bunu açıkça ifade ediyorlar, 'Niye uzmanlar şehit  oluyor?' Sanki bunu söyleyenler uzmanları çok seviyor, onların çok hakkını  koruyor. Hayır arkadaşlar, bu değil. Bu tamamen Silahlı Kuvvetler personeli  arasına nifak sokmak. Bu adiliktir. 'Niçin uzmanlar yalnızca şehit oluyor?'.  Ertesi gün çıkıyorsunuz, 'Niye subay şehit olmuyor?'. Utansınlar.

    Bugün 6 tane şehidimiz var, iki günde. Bir subay, bir astsubay, bir uzman  çavuş, üç tane Mehmetçiğimiz. Bunlar omuz omuza görev yapıyor. Bana göstersinler  hangi orduda tugayının başında 20, 30 gün harekata katılan general var? Hangi  orduda? Terbiyesizliktir artık bu. Çıksınlar bana desinler ki, şu orduda  başındaki tugay komutanı, tugayıyla birlikte 30 gün, Mehmetçiğiyle beraber  yürüyerek harekata gider. Göstersinler bir örneğini. Özellikle ön yargılı  olmayan, olaylara objektif bakan, elbette doğru olduğu zaman eleştiri yapan  basına saygılıyım, tüm basına saygılıyım. Onları bir kenara bırakıyorum ama  sadece ve sadece haksız yere, yalanlara dayalı olarak Silahlı Kuvvetlere saldırı  için her vesileyi kullanan basını lanetliyorum. Zannetmesinler ki onlar böyle  yaparak Türk Silahlı Kuvvetlerinin kararlılığını, moral ve azmi zarara  uğratıyorlar. Hayır. Bilakis onların bu saldırıları bizi daha çok  bütünleştiriyor, bizi daha çok kararlı hale getiriyor.”

    Terörle bir yere varılamayacağını yineleyen Orgeneral Başbuğ, “Terörle  bir yere varılacağına dair başarı ümitleri taşıyanlara söylüyorum ki, ümitleriniz  dün olduğu gibi yarın da boşa çıkar” dedi.

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin, güvenlik kuvvetlerinin ve Türk milletinin  terör karşısında, terör eylemleri karşısında bütünüyle dimdik ayakta durmak  mecburiyetinde olduğunu söyleyen Orgeneral Başbuğ, şehitlerin acısının büyük  olduğunu, bu acının yüreklere gömüleceğini ve mücadelenin kararlılıkla, aynı azim  ve iradeyle sürdürüleceğini vurguladı.

    Şehit ailelerine başsağlığı dileyerek, acılarını paylaştığını belirten  Orgeneral Başbuğ'un konuşmasının sonunda dinleyenler alkışladı.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı