Ege Haberleri

EGE

    Organik tarımda iddialıyız

    Burcu Taner - Hürriyet
    16.09.2014 - 01:23 | Son Güncelleme: 16.09.2014 - 11:29

    HÜRRİYET EGE öncülüğünde bir araya gelerek sektörün en zengin bileşenli toplantısına imza atan ve sorunları “nokta atışı” ile tespit eden tarım ve gıda sektörü temsilcileri, sadece şikayet etmedi, “Nasıl olmalı?” sorusunun da yanıtını verdi. Toplantının en büyük faydası da eksik olduğu düşünülen kurumlar arası fikir alışverişi ve uyum için önemli bir adım atılmasıydı.

    İZMİR Tarım ve Gıda Zirvesi’nde 3 saati aşkın süre beyin fırtınası yapan 20 kurum ve kuruluş temsilcisi, tarım ve gıdanın İzmir’deki yükselişi ile kentin itici gücü olması için somut ve hayata geçirilebilir önerilerini sıraladı. Toplantının ikinci kısmında ilk sözü alan İzmir Tarım, Gıda ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Güldal, geçen yıl kendilerinin de bir çalıştay gerçekleştirerek ortaya bir kitapçık çıkardıklarını belirterek bu kitapçığın İzmir tarım strateji belgesi olarak gördüklerini aktardı. Bunlardan bazı örnekler veren Güldal, bitkisel üretimde jeotermal kaynakları daha iyi kullanarak Dikili, Seferihisar, Bergama gibi ilçelerde organize jeotermal sera bölgeleri oluşturmak için yatırımcılarla görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Öte yandan Ödemiş yerelinde örnek bir fidancılık bölgesi kurma çalışmalarının da sürdüğünü anlatan Güldal, bu sürecin de 2014 sonuna kadar sonuçlanacağını kaydetti.


    İhracatta bir adım daha önde
    Yaş sebze ve meyvede sertifika uygulaması ile tarımsal ihracatta İzmir’in bir adım daha öne çıkacağını vurgulayan Tarım, Gıda ve Hayvancılık İl Müdürü Ahmet Güldal, “Organik tarımda da iddialıyız. Sadece bu yıl bu alana 4 milyon TL destek verildi. Biz de eskiden çiftçi bazında yaptığımız destekleri ilçe ilçe yapmaya başladık. Bayındır, Birgi, bütün beldeyi organik tarım bölgesi olarak desteklemeye ele aldık. Bu sene Beydağ’da potansiyeli değerlendiriyoruz” dedi. Öte yandan İzmir’i süt ürünlerinin ihracat üssü haline getirmek için hastalıklardan ari bölge çalışmalarına büyük önem verdiklerinin altını çizen Güldal, koyun keçi ve damızlık sığır yetiştiriciliğinde de önemli sıçramalar yaşandığını dile getirdi. Güldal, agroturizmin gelişmesi için de Selçuk’u önerdiklerini sözlerine ekledi.

    Organik tarımda iddialıyız

    Koruyucu hekimlik
    İzmir Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Gökhan Özdemir, işletmelerde veteriner hekim çalıştırma zorunluluğu uygulamasının yararlarına işaret ederek, koruyucu hekimliğin İzmir hayvancılığına büyük katkı sağlayacağına işaret etti.


    Kooperatifçilik çağrısı
    İzmir Tarım Grubu Başkanı Mahmut Eskiyörük, İzmir’in tarım ve gıdada öncü olabilmesi için ürün planlaması, denetim yetersizliği, kayıt dışılık ve haksız rekabet gibi sorunların çözülmesi gerektiğini, bunun için de kooperatifleşmenin “olmazsa olmaz” olduğunu vurguladı. Organik üretim ve yerli tohumculuğun teşvik edilerek yaygınlaştırılması gerektiğini savunan Eskiyörük, “Sözleşmeli üretim modeliyle üreticinin pazarlama sorunu giderilmelidir. Üreticinin bilinci artırılmalıdır. Küçük üreticilerin devamlılığını sağlamak için Tire Süt Kooperatifi gibi ortak işletmeler kurulmalıdır” dedi.


    Erdallı: Ürün planlaması şart
    İzmir Ziraat Odası Başkanı İbrahim Erdallı, İzmir’e ilçe bazında markalaşma önerdi. Üreticinin akşam ekmeye karar verdiği ürünü ertesi gün köy kahvesinde değiştirdiğini belirten Erdallı, “Planlı üretim için İzmir farkını ortaya koymalıyız. Birçok ürün yetişiyor, ama asıl planlı olması önemli” diye konuştu.


    Zeytinde gurme turizmi
    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Gürkan Renklidağ, katma değeri yüksek ürünlerin önemine işaret ederek öncelikle üretimi kaliteli hale getirip ambalajlama sistemini geliştirmek gerektiğini vurguladı. Bölgesel yatırım teşviklerinin de Ege üreticisine dezavantaj sağladığını belirten Renklidağ, “Bölgeye göre verirseniz teşvik de heba olur gider. O yüzden ürüne teşvik vermek, ihracat için de özendirici teşvikler gerekiyor” diye konuştu. Çiftçinin üretimde kalması için bunların gerekli olduğunun altını çizen Renklidağ, gurme turizmini geliştirerek İzmir’in fark yaratabileceğini de sözlerine ekledi.

    Organik tarımda iddialıyız

    50 yıllık plan hazırlanmalı
    Ege Bölgesi Sanayi Odası Meclis Üyesi Kürşat Yuvgun, İzmir gıda sanayinin gelişimi için yatırımcıların teşvik edilmesi gerektiğini kaydetti. “Pek çok yabancı yatırımcı yatırım kararlarını askıya almış ve yerli sanayiciler de kararlarını gözden geçirdi” diyen Yuvgun, DSİ’nin yaklaşık 300 sanayi tesisinden kuyulara sayaç takmasını istediğini, bunun da yatırımcıyı ürküttüğünü iddia etti. Yuvgun ayrıca İzmir olarak yaklaşık 50 yıllık bir tarım ve gıda sanayi planı hazırlanması gerektiğini dile getirdi.


    Uygun kişiye ruhsat verilsin
    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bedri Girit, sektörlerindeki en büyük sıkıntının gübre olduğunu, bu konuda rekabet şansı sağlayacak çözümler bulunması gerektiğini kaydetti. Girit ayrıca şartlara uygun olmayan işletmelere ruhsat verilmemesi gerektiğini ifade etti.


    Talep az işlenmiş gıdaya
    EÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Fahri Yemişçioğlu, yüksek gelir grubuna sahip olanlar başta olmak üzere pek çok insanın minimum düzeyde işlenmiş gıda istediğine dikkat çekerek konvansiyonel tekniklerin dışında bir üretime işaret etti.

    Organik tarımda iddialıyız


    Özgün yönler keşfedilmeli
    Gıda Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Reha Keskinoğlu, tarladan çatala izlenebilirlik uygulamalarının markalaşmaya büyük katkı sağlayacağını belirtti. İzmir’in öncü olabilmek için kendi özgün yönlerini keşfetmesi gerektiğine işaret eden Keskinoğlu, “İzmir’e özel düşünmeliyiz. Nasıl Fransa’nın Bordeaux şarabı varsa bizim de bunun gibi bir değerimiz olmalı. EXPO’da aday olduğumuz sağlık teması gıdaya uyarlanmalı” dedi.

    Organik tarım yol gösterecek
    Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi 2’inci Başkanı Ahmet Tomar, tarım ve gıda merkezi olabilmek için organik tarım ve iyi tarım uygulamalarındaki öncülükleri örnek gösterdi ve bu gibi avantajlı yönlerin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

    NEDEN ORGANİK TARIM

    Gelecek nesilleri korumak,
    Toprak verimliliğini ekolojik koşulları göz önüne alarak doğal yollarla uzun dönem için sağlamak,
    Toprak ve genetik kaynak erozyonunu önlemek,
    Su miktar ve kalitesini korumak,
    Yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmak ve enerji tasarrufu yapmak,
    Üretici ve tarımsal işletmelerde çalışan insanların sağlığını korumak,
    Küçük çiftçilerin güvenliğini üretim döngüsü veya gelir düzeylerini arttırarak sağlamak,
    Ekonomiyi desteklemek,
    Sağlıklı ve besin kalitesi yüksek ürün elde etmek.

    Kimyasalların insanlar, çevre ve hayvanlar üzerindeki olumsuz etkilerinden korunmak,

    RAKAMLARLA

    Ürün çeşitliliği açısından zengin olan İzmir’de 113 tür bitkisel ürün, 13 tür hayvan yetiştiriciliği yapılıyor.
    Yüzölçümü yaklaşık 1,2 milyon olan ilimiz topraklarının yüzde 28,5’ini tarım alanları oluşturuyor.
    Toplam 344 bin 984 hektarlık tarım arazilerinin yüzde 42,2’si tarla, yüzde 27,1’i zeytin, yüzde 12’si sebze, yüzde 7,9’u meyve, yüzde 3,9’u da bağ alanı.
    İl nüfusunun yüzde 15’i, aile olarak ifade edildiğinde ise 151 bin aile geçimini tarım sektöründen sağlıyor.
    İzmir’de yaklaşık 177 bin hektarlık tarım alanı sulanmakta. Sözkonusu alan tarım alanının yüzde 51,1’ine denk geliyor. Diğer bir ifadeyle ilimiz tarım alanlarının yaklaşık yarısı sulanabilmekte. İlde sulama imkanının bulunması; bitkisel ürün çeşitliliğini de beraberinde getiriyor.
    İzmir; organik tarımın beşiği konumunda. İlk organik üretim çekirdeksiz kuru üzüm ile 1980’li yılların ortalarında İzmir’de başladı.
    Hayvan varlığı sığırda 368.591 baş, koyunda 402.968 baş, keçide ise 158.111 baştır.
    Kültür balıkçılığında İzmir; Türkiye genelinde Muğla’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı