Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Org.Özel, TSK'nın eski faturalarını ödüyor...

Herhalde şu sıralarda kimse Genelkurmay Başkanı Org.Özel'in yerinde olmak istemez. Tek kusuru, kendini, eski alışkanlıklarından bir türlü kurtaramayan dev bir kurumun başında bulması. İki de büyük hendikapı var. Biri, konjonktürün kötülüğü , diğeri de o göreve iktidar partisi tarafından atanmış olması.

Değer yargıları her gün değişen ,önünde düğme iliklediği kişi ve kurumları ertesigün yerden yere vuran, ilkelerine göre değil, heyecan ve esen rüzgarlara göre hareket eden garip bir toplumuz.
 
Medyası da, ünlü-ünsüz yazarı veya yöneticisi...Siyasetçisi...Askeri...Okumuşu veya Cahili de hep aynıyız. Ölçü nedir bilmiyoruz. Ya karşımızdakinin önünde takla atıyoruz veya elimizde balta üstüne yürüyoruz.
 
Son dönemlerde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve özellikle de Genel Kurmay Başkanı Org.Özel ile ilgili yayın-demeç-yorumları okudukça, kendi kendime gülüyorum.
 
Adam çıkıyor, TV ekranlarından,gazete sayfalarından verip veriştiriyor. Üstelik hakarete varan laflar ediyor. Oysa, daha kısa bir süre öncesine kadar Komutanların postallarını yalardı. Bir diğeri, "acaba asker ne der ?" diye korkudan titrerdi, bugün veryansın TSK'ya bindiriyor.
 
Allah kimseyi bu tiplerin eline düşürmesin...
 
Eskiden genelde askerden korkulurdu, şimdi askeri dövmek moda oldu.
 
Eskiden en basit eleştiride dahi- bendeniz gibi- "Toplumu Askerden Soğutma" maddesi işletilir ve kendinizi-benim gibi- askeri mahkemede bulurdunuz. Şimdi Askere bindiren , iktidara sempatik davrandığını sanıyor.
 
Bir de, ard düşüncesi olmadan, hakaret değil, haklı eleştiri yapanlar var. Bu iki gurup bir araya gelince öylesine bir rüzgar estiriliyor ki, sapla saman karışıyor , neyin doğru neyin yanlış olduğu anlaşılamıyor.

ORG.ÖZEL'İN ÜÇ TALİHSİZLİĞİ VAR: BİRİ, BU İKTİDARIN PAŞASI GİBİ TAKDİM EDİLMESİ, DİĞERİ DE KONJONKTÜRÜN KÖTÜLÜĞÜ VE TSK'NIN ESKİ ALIŞKANLIKLARI.
  
Org. Özel'in üç talihsizliği var.
En önemlisi , bu iktidar döneminde Genelkurmay Başkanı olması.
 
2011'de Ak Parti' ye tepki göstermek için Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner  ve Kuvvet Komutanları istifa edince, Jandarma Komutanı Org.Özel rütbesi gereği,1 inci Başkanlığa geldi.
 
Böyle bir gelişmeyi ne kendi , ne de iktidar bekliyordu. Ancak ,doğal sayılması gereken bu atamayı,TSK'nın bazı kesimleri, laikçi eski Komutanlar, emekli subaylar ve muhalefet adeta bir "ihanet"gibi gördü.
 
Bu çevrelere göre, koskoca Genelkurmayın tepesi İktidar partisine HAYIR deyip istifa ediyor, ancak Jandarma Komutanı silah arkadaşlarını rütbe uğruna yanlız bırakıyordu. Yapılmadık dedikodu kalmadı. Hem emekli askerler, hem muhalefet, hem de medyanın bazı kalemleri, her fırsatta Özel'i yerden yere vurur, "Başbakanın Komutanı" veya "Başbakanın Paşası" sıfatı sık sık kullanılır oldu.

Aynı kampanya, Org. Özkök döneminde de yaşanmıştı.
 
Genelkurmay Başkanlığına gelmemesi için tüm çabalar harcanmış, göreve başladıktan sonra da aynı medya korosu tarafından yerden yere vurulmuştu. Özkök' de Başbakan'ın Genelkurmay Başkanı olarak görülürdü.
 
Dikkat edecek olursanız Özel, ne kadar bel altı vurulursa vurulsun, bu eleştirilere pek kulak asmadı. Sinirlendi, gerildi ancak tepki göstermedi.
 
İkinci talihsizliği, bölgedeki gelişmelerin PKK'yı birden bire canlandırması. Yıllardır görülmemiş bir saldırı kampanyası ile karşı karşıya kalınması.
 
Org. Özel'in üçüncü talihsizliği de, TSK'nın eski alışkanlıklarından henüz kurtulamaması ve Genelkurmay Başkanı'nın eskiden kalan faturaları ödemek zorunda kalmasıdır
 
Kolay değil. Bir kurum yerleşmiş uygulamalarını hemen değiştiremez. Zaman alır . Toplum ise, hem PKK'ya çabuk yanıt verilmesini istiyor, hem de her saldırıyı TSK'nın beceriksizliği olarak görüyor. Gerilla ile mücadelenin kolay olamadığını duymak veya anlamak dahi istemiyor.
 
Tabii bir de, Afyon olayındaki gibi, halkla ilişkilerde bir türlü günün koşullarına ayak uydurulamaması var. Hala geç bilgilendirme , hala az bilgilendirme, hala tepeden bakan bir tutum sürdürülüyor. Bir Vali' nin Genelkurmay Başkanına hediyeler-plaketler vermesinin komikliği ve gereksizliği dahi görülemiyor. "Yeter artık yapmayın bunu..." diyen çıkmıyor.
 
Talihsizlikleri ne olursa olsun, Org.Özel ve TSK'yı eleştirmenin de bir ölçüsü olmalı.
 
TSK'nın da bu eleştirilerden ders çıkarıl kendini toparlaması, sadece silahta değil, aynı zamanda kafalara da bir modernizasyona gitmesi artık kaçınılmazdır.

ERDOĞAN OY KAYBETMİYOR, SARIGÜL GİDEREK YÜKSELİYOR.

Konsensüs Araştırma şirketinin ,Habertürk için yaptığı son anket önemli ipuçları veriyor. Sonuçları herkez farklı yorumlayabilir. Benim dikkatimi çeken noktaları şöyle özetleyebilirim:

 - Başbakan'ın  muhalefetten eleştiri alan tüm yaklaşımları, Ak Partiye oy verenler tarafından olumlu karşılanıyor. Hemen hemen hiç oy kaybı yok denebilir. 10 yıldır iktidarda bulunan bir lider için doğrusu çok önemli bir sonuç. CHP ve MHP'de önemli bir kıpırdanma yok.
 - Benim en çok dikkatimi çeken nokta, Sarıgül'ün giderek bir muhalefet alternatifi konumuna girdiğidir. Türk solunun lideri kim olsun oylamasında Kılıçdaroğlu'nun önüne geçmesi anlamlıdır. En beğenilen lider sıralamasında da, Erdoğan'ın ardından 2 inciliğe oturması, en beğenilen belediye başkanı sıralamasında da 1 inciliği önemlidir.
 - Erdoğan'dan sonra Başbakanlığa kimin geçmesini isterseniz, sorusunun yanıtı da çok ilgimi çekti. Arınç yüzde 30.5 , Gül ise yüzde 20.1 oy almış. Üçüncü isim ise yüzde 19.5 ile Ali Babacan.

 

X