Dünya Haberleri

DÜNYA

    Ordumuzun yurtdışında itibarı kaldı mı?

    Ünsal TURAN/Kopenhag
    31 Aralık 2009 - 14:15Son Güncelleme : 31 Aralık 2009 - 14:15

    Bu köşemde mümkün olduğu kadar Ordumuz ya da hükümet hakkında bir şey yazmamaya gayret ettim ama Türkiye’deki gelişmeler beni bu yazımı yazmaya mecbur etti. Danimarka ile karşılaştırdığımda kendime şu soruyu soramadan edemiyorum “yurt dışında ordumuzun itibarı kaldı mı?”

    Yıl 1998. Zamanın Genel Kurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu, beraberinde bazı üst rütbeli subaylarla önce Danimarka sonra Norveç’e geldi. NATO Kuzey İttifakı toplantılarına katıldı, tatbikatları izledi. Her iki ülkede de paşayı bir gazeteci olarak takip ettim. Danimarka’daki iki günde fırsatım olmadı  ama Norveç’teki toplantılar sırasında kendisiyle bizzat görüşme, birlikte olma fırsatını buldum.

    Kıvrıkoğlu paşanın bana sorduğu ilk soru “bu ülkeler PKK’ya çok destek veriyorlar değil mi?” oldu. Ben de kendisine “evet komutanım. Zaten Avrupa ülkeleri PKK’ya desteklerini kesseler gücü kalmaz ve dağılır” dedim.

    Paşa, Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızı sordu. Bilgim dahilinde anlattım. Hatta paralı askerlik üzerine bir de kısa bir röportaj yapıp, vatandaşlarımıza yönelik mesajını aldım.

    Şimdi yazımın başındaki sorumla Kıvrıkoğlu paşanın ne ilgisi var? Sorusunu soracaksınız söyleyeyim. Ben gazetecilik yaşamımda çeşitli ülkelerde, uluslar arası toplantılarda Cumhurbaşkanlarımız, Başbakanlarımız, bakanlarımızla bir arada olma fırsatları buldum. Hiçbir toplantıda, Danimarka ve Norveç’te Türk Genel Kurmay Başkanı ve komutanlarına karşı gösterilen saygı ve duyulan güveni, politikacılara yani Türkiye’yi yönetenlere gösterildiğini görmedim.

    Şimdi yazımın başındaki sorumu tekrar soruyorum. Acaba şimdi de Türk komutanlara aynı saygıyı gösterirler mi? Türk ordusunun yurt dışında saygınlığı kaldı mı? Türkiye’deki gelişmeleri, ordunun ve komutanların düşürüldükleri durumu gördükçe bu konuda tereddütlerim artıyor. Bunu sadece konuştuğum Avrupalı siyasetçilerden değil, Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızdan da sık, sık duyuyorum.
     
    Üzülüyorum. Kim, ne yapmak istiyor bilemiyorum ama buradan, yani Danimarka’dan, görülen o ki birileri orduyu, komutanları yıpratmaya çalışıyor. Sanki ordu ile hesaplaşıyor, sanki orduyu ve komutanları aciz göstermeye çalışıyor. Sanki bir takımın yöneticileri taraftarlarına, rakip takımın yöneticilerine karşı ne kadar güçlü olduğunu göstermeye çalışıyor.

    Yazık, hem komutanlara, hem ordumuza hem ülkemize hem de ülkemizin insanlarına yazık. Yapılanların zararını yine bu halk ödeyecek. Olan yine halkımıza olacak.
     
    Danimarka ile karşılaştırma yapmadan geçemeyeceğim yine. Türkiye’de olanlar mümkün mü Avrupa’nın en demokratik ülkesi Danimarka’da olsun? Savcı yada hakim şüphe ya da isimsiz ihbar üzerine mümkün mü ordunun stratejik ve ülke güvenliği için önemli, gizli bilgilerinin bulunduğu bina ya da karargaha girecek ve arama yapacak. Biraz sıkar. Zaten başta Danimarka Başbakanı ülkenin Genel Kurmay Başkanını bu durumda bırakmaz. Danimarka’da ordu içindeki bir faaliyetten sıkıntı duyulursa, Savunma Bakanı Genel Kurmay Başkanı ile görüşür “ya bu sıkıntıyı gider yada istifa et” der. Ama bunu  söyleyebilmesi için kamuoyunda bir kişinin bile kafasında soru işareti bırakmayacak bir şekilde hareket etmesi gerekir.
     
    Türkiye’deki gelişmeleri izliyorum. Ordunun, tabi ki kendi istihbarat birimleri olacak. Tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi. Siz ordunun tüm gizli faaliyetlerini ortaya çıkarır, orduyu halkın ve dış güçlerin gözünde aciz duruma düşürürseniz o ordudan ülkenin ve kendinizin güvenliğini sağlamasını bekleme hakkına sahip değilsinizdir.

    Fatih çekirge geçtiğimiz günlerde yazısına güzel bir başlık bulmuş. “Kendiyle savaşan ülke” Fatih Çekirge haklı. Şimdi Türkiye dışından görünen bu. Ülkemizi yöneten kurumlar ve şahıslar birbiri ile savaşıyor. Yani düşmanlarımızın tam istediği gibi, içimizden vuruluyoruz. Allah sonumuzu hayır etsin. Allah siyasetçilere, ülkeyi yönetenlere akıl ve fikir versin, komutanlara da sabır versin!.....

    Yeni yılda dünyanın her bir köşesindeki tüm Türklerin, yeni yılını kutlar, yeni yılın ülkemize, halkımıza rahat, huzur, barış, sağlık getirmesini, ülkemize dürüst, onurlu, laik Atatürkçü siyasetçiler kazandırmasını dilerim.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı