Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oradan kavgacı görünmüyor

SALI günkü parti grup toplantıları liderlerin birbirlerine karşı yönelttikleri ağır eleştirilerle akılda kalacak gibi.

O gün AKP grubu başlamadan önce Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çekirdek kadrosundaki bir isimle ayak üstü bir sohbet yaptık.

Çok yorgun olduğunu söyleyince, "Eee, ama o kadar çok yumruk atıyor, kavga ediyorsunuz ki bir türlü dinlenemiyorsunuz" diye espri yaptım.

Gülüştük; ama muhatabım Başbakan’ın kavga etmediğini söyledi; "Nedense siz hep böyle görüyorsunuz, biraz da tersten bakın" diye sitem de etti.

CHP Lideri Deniz Baykal’ın sürekli gerginlik yarattığını söyledi, Devlet Bahçeli’nin o günkü MHP grubundaki sözlerinin ağırlığına dikkat çekti.

KAVGA DEĞİL YANIT

Baykal’ın genel olarak hırçın bir üslup kullandığına, Bahçeli’nin o günkü "PKK kadar bölücü, alçak, ahlaksız, terörün mihmandarı" sözlerinin ağır kaçtığına katılsak bile, demokrasilerde, muhalefetin tüm sertliğine karşın, iktidarların sakinleştirici tutum almasına dikkat çektim; Özal döneminden örnekler verdim.

Başbakan’ın önce ana muhalefet liderini seçime kadar yok farz ettiğini söylediğini; sonra da tampon bölge öneren Bahçeli’ye, "Ağzı olan konuşuyor", "Artık onu muhatap almayacağım" sözleriyle çıkıştığını anımsattım.

"Bu tutum demokrasilerde doğru mu?" diye de ekledim, yanıt şu oldu:

"Muhatap almamak değil, seçim sathına kadar, gereksiz polemiklere girmemek olarak okuyun Baykal’a yönelik o sözleri. Tampon bölge ise sadece Bahçeli’nin gündeme getirdiği bir konu değil ki, başkaları da söyledi. Başbakan’ın bu sözleri kavga değil, cevap."

Erdoğan, Meclis’e gelişinde doğrudan grup toplantısına gitmektense, makam odasına geçtiği için, "Sanırım konuşmasında Bahçeli’nin bu sözlerine yönelik değişiklik yapıldı" öngörüsünde bulundum.

Erdoğan’ın o polemiği sürdürmeyeceği izlenimi edindim.

Bahçeli’ye yanıtı, hedefindeki isimlerden olan AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün’ün vermesi de makam odasında benimsendi, diyebiliriz.

CEKET ÇIKARMAK

Sohbette Başbakan’ın krize yönelik uyarıda bulunanlara yönelttiği sert eleştirilerin de kavga amaçlı olmadığını öğrendim.

Bunu da, "Hayır, bunu söylemek de doğru değil. TUSİAD geminin içinde; ama öyle açıklamalar yapıyor ki kabul edilir değil. Başbakan, buna işaret etmek, onları uyarmak istedi" sözleri üzerine yazıyorum.

Bu kez, "Yani Başbakan hiçbir kurum ve kişiyle kavga etmiyor, diyorsunuz. Peki, ’Önce bir ceketimi çıkarayım’ dedikten sonra Aydın Doğan’a söyledikleri de mi kavga değil?" sorusunu yönelttim.

Evet, bu davranışı da Başbakan’ın kavga ettiği anlamına gelmiyormuş; çünkü, Başbakan, sıcak nedeniyle birkaç dakika sonra ceket çıkarıp konuşurmuş.

Bu sohbeti şundan yazdım; Başbakan’ın yakınından bakanlar Erdoğan’ın söyleminde kavgacı bir üslup bulmuyor ya da oradan böyle görülüyor, diyelim.

Erdoğan’ın, kavga nedeni sayılan çoğu sözlerini yazılı metin dışına çıktığında sarf ettiğinden, yakın çevrenin bundan rahatsız olduğu yönünde izlenimler edinirdik; ancak ya gerçek tablo öyle değil de sohbetimizdeki gibiyse!
X