Dünya Haberleri

    Orada kimse var mı

    Hürriyet Haber
    14.05.2008 - 10:38 | Son Güncelleme:

    İşten geldi, bakkala gitti, ekmeğini aldı. Dönerken, altındaki toprağın hareketlendiğini hissetti. Neler olduğunu anladı. Okulda olan oğluna ulaşmak için karanlıkta, yağmur altında ilerledi. Dün okul bahçesinde bekledi bekledi... Ve oğlunu buldu. Soğuk bedene sarılmış duruyor.

    Acılar asıl şimdi ortaya çıkıyor

    Depremden iki gün sonra Çin'de arama kurtarma çabaları sürüyor. Ama yıkım öylesine büyük ki, insan çabası hep yetersiz kalıyor. Bunca uğraşa rağmen enkaz altından canlı çıkarılabilenlerin sayısı yüzlerle ifade edilirken, ölü sayısının 100 bine ulaşması bekleniyor.

    İtip giden onbinlerce yaşam ise asıl şimdi ortaya çıkıyor. Bize tanıdık gelen "Orada kimse var mı?" sesleri, hıçkırıklara karışıyor. Ölümün kokusu artık her yere hakim. Arama kurtarma çalışmalarına katılan askerler bile artık zaman zaman gözyaşlarını tutamıyor. http://dosyalar.hurriyet.com.tr/haber_resim/olu_sayi55.gif

    Karanlıkta, yağmur altında, yapayalnız

    58 yaşındaki Shi Huaigui de yitirdikleriyle depremin acısını en derinden hissedenlerden biri. Yıllardır neredeyse her gün yaptığı gibi eşi Cao Dengping'i Sichuan eyaletindeki Dujiangyan kentindeki mütevazı evlerinde bıraktıktan sonra bakkalın yolunu tutmuş. Dönerken, altındaki toprağın hareketlendiğini hissetmiş ve neler olup bittiğini hemen anlamış.

    Shi, 40 yıllık eşinin altında kaldığı evinin enkazı önünde, geceyi yağmur altında dışarıda geçirdikten sonra, "Tek istediğim, birinin gelip enkazı kaldırması ve cesetleri çıkarması" diyor. Ama hala bekliyor...

    Mucize çocuk 

    Şiddetli depremin yerle bir ettiği bölgelerden Beyçuan'da enkazda annesiyle babasının cesetleri altında kalan 3 yaşındaki kız çocuğu, 40 saat sonra kurtarıldı. Tonlarca enkazın altında kalan ve  yaşama tutunan küçük kızın yeri dün tespit edildi.

    Bacaklarında ciddi yaralar bulunan çocuğun yeri tespit edilmesine rağmen, kurtarma ekipleri, küçük kıza daha çok zarar vermemek için uygun gereçlerin gelmesini bekledi.

    Oğlunun cesedini bulduğu an yıkıldı

    Depremin merkez üssüne 50 kilometre uzaklıktaki Dujiangyan sakinleri geceyi dışarıda geçirmeyi tercih etti. 30 yıldan beri Çin'de meydana gelen en fazla can kaybına yol açan depremin ardından orta yaşlı bir adam, hiçbir şeyden haberleri olmadığını, yiyecek bir şeyleri, kalacak yerleri olmadığını, kimsenin kendileriyle ilgilenmediğinden yakınıyor.

    Kentin bazı mahalleleri ise bombardıman yapılmış gibi; evler yerle bir olmuş, cam parçaları sokaklara yayılmış, araçlar ise ezilmiş durumda bulunuyor. Yardım çalışmalarına katılan askerler tarafından enkazdan çıkarılan ve plastik torbalara koyulup yan yana dizilen cesetlere yaklaşan bir kadının torbalardan birinin ucunu kaldırıp oğlunun cesedini görünce attığı çığlıklar yürekleri dağlıyor. Ve buna benzer görüntülere sık sık şahit olunuyor, başka çığlıklar göğe yükseliyor.

    Can kurtaran sirenleri sokakları çınlatırken, şimdiye kadar sadece bir mahallede 200 yaralıyı tedavi ettiklerini ve 20 kişinin cesedinin hastaneye getirildiğini söyleyen bir doktor, "Kimse buna hazırlıklı değildi. Bu gerçekten zor bir durum" diyor.

    Annesinin, içinde bulunduğu ceset torbasına kilitlenip kalan adam

    Kentteki bu kaos, 38 yaşındaki Wen Xiaobing'i etkilemiyor. Genç adamın gözleri 61 yaşındaki annesinin içinde bulunduğu ceset torbasına kilitlenip kalmış, soğuk bir ifadeyle dudaklarından "Her şeyimi kaybettim; evimi, annemi. Ağır yaralı kardeşim hastanede. Birinin gelip cesedi götürmesini bekliyorum, daha kimse gelmedi" sözleri dökülüyor ve birden ağlamaya başlıyor...

    Depremde çöken okullardan biri de 580 bin nüfuslu bu kentte bulunuyor ve yüzlerce öğrenci ve öğretmenin enkaz altında kaldığı sanılıyor.

    Başbakan Ven Jiabao'nun da ziyaret ettiği kentin bir sakininin, şiddetli yağmur altındaki "gökyüzü ağlıyor" çığlığı yürekleri paralıyor...

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı