Gündem Haberleri

    Opus Dei, Da Vinci’ye karşı...

    Hürriyet Haber
    02.02.2006 - 15:43 | Son Güncelleme:

    Opus Dei (Latince “Tanrı’nın Eseri”) yahut da açık adıyla Societas Sacerdotalis Sanctae Crucis et Opus Dei (“Kutsal Haç ve Tanrı’nın Eseri Papazlar Birliği”), 1928’da İspanya’da İspanyol papaz ve din hukuku uzmanı Josemaria Escriva de Balaguer (ölümü 1975) tarafından kuruldu. Bugün merkezi Roma’dır. 1950’da Vatikan tarafından tanındı. 1982’de Papa Johannes Paulus II, Opus Dei’yi ‘doğrudan kendine’ bağladı, böylece kurum, Vatikan hiyerarşisinden bağımsız ve çok daha güçlü hale geldi. Yine aynı Papa, Opus Dei’nin kurucusunu 1992’de ‘Kutsal kişi’ ilan etti ve 2001’de de ‘mucizelerini kayda geçirdi’ yani ‘aziz’ ilan edilmesi için gerekli şartları hazırladı. <ı>(Opus Dei üyeliği gizlidir. Ancak Johannes Paulus II’nin birliğe üye olduğu iddia edilir. En azından kendisini evlat edinip büyüten Polonyalı aile Opus Dei üyesidir. Tıpkı Papa’nın özel sözcüsü gibi.)

    Resmi söylemine göre amacı “Yaşamlarının her fırsatında ermişliği arayan ve ömür boyu havariler gibi yaşayan ve İncil’i tanıyıp tanıtan üyeleri bir araya getirmek ve eğitmek” tir.

    Opus Dei’nin 2 bini 90 ülkede görev yapan papaz olmak üzere, 84 bin üyesi vardır. (4 tür üyelik söz konusudur: bekar papaz ve rahibe yöneticiler; ailelerinin yanında yaşayan bekar üyeler; evli siviller; Katolik olma zorunluluğu da bulunmayan destekçiler...)

    Üye seçimi bilinçli olarak ‘elitist’tir. Özellikle ‘iyi öğrenciler’ geleceğin yöneticileri olarak yetiştirilmek üzere hedeftedir.

    Opus Dei zaten eğitim alanında çok faaldir. Dünyanın dört bir yanında 5 üniversiteye, 200 yatakhane kompleksine ve 150 meslek okuluna sahiptir.

    Opus Dei’nin bir ‘sekt’ olup olmadığı tartışılır. Belçika Parlamentosu’nun ‘Sektlerle Mücadele’ raporunda Opus Dei’nin ‘sekt metodları’ şu şekilde sıralanmıştır:

    - Gizli ve itiraf edilemeyen gelir kaynakları
    - Gizlilik tedbirleri (Papazlar, Opus Dei üyesi olduklarını üstlerinden gizleme hakkına sahiptir)
    - Cronica adlı yayın organı gizlidir ve sadece asil üyeler tarafından okunabilir
    - Opus Dei, üyeleri tarafından “kutsal, lekesiz, değişmez” kabul edilir
    - Opus Dei’nin dışında her şey ‘çürümüş’ varsayılır, sadece kendisi Gerçek Kilise’dir
    - Üyeleri ve yöneticileri doğrudan Papa’ya bağlıdır ve başka kimseye hesap vermezler
    - Genç üyeler 16 yaşında evlenip evlenmeyeceklerine karar verirler, bu kararı üstleri papazın onaması gerekir
    - Evlilik her zaman kötülenir, bekarlık yüceltilir
    - Opus Dei ‘Yeni bir Katolik düzen’ kurabilmek için, önemli her türlü siyasi ve sosyal kuruma sızmaya çalışır. Aşırı sağ partilerle yakınlığı (İspanya’da Franco’cular tarafından kurulan birçok hükümette yer almışlardır) bilinir.

    Rapor diyor ki, Opus Dei katı ve gelenekçi Katolikliği benimseyen bir teşkilattır ve ‘sektleri hatırlatan bu metodları yüzünden bir çok Katolik birliği ‘Kutsal Mafya’ olarak adlandırmaktadır.

    <ı>(Özellikle, ‘laik’ üyelerin ‘gönüllü maddi yardımları’yla dünyanın birçok ülkesinde ‘Allah için!’ üniversiteler, meslek okulları, liseler, kurslar, yatakhaneler açan, burslar dağıtan, sonra medyaya, siyasi ve sosyal kurumlara ‘sızma’ gayreti içindeki bu sekt... bilmem size ‘birilerini’ hatırlattı mı, hani şöyle ‘bize tarikat - yani sekt - demeyin’ diyen kimilerini?)

    Hasılı Opus Dei dediğin ‘karanlık bir iştir’ diyelim ve lafı uzatmayalım.

    *

    Dan Brown’un çok satan kitabı Da Vinci Şifresi’ni okumuşsunuzdur.

    Sony-Columbia stüdyolarında çekilen, Ron Howard’ın yönettiği, başrollerini Tom Hanks ve Aurdrey Tautu’nun paylaştığı <ı>The Da Vinci Code filmi, Cannes Festivali’nin açılışını yapacak ve mayısta heryerde birden vizyona girecek.

    Şimdiden gişe rekorları kırması garanti, diyorlar.

    İşte yukarıda size özetle tanıttığım Opus Dei, her zamanki gizlilik ve muhafazakârlık kurallarından taviz vermeden, bu filmin ‘kötü etkisini’ en aza indirebilmek için bütün gücünü kullanıyor-muş. Ben üye değilim, basının yalancısıyım! J

    Hatırlatayım. Kitap (bir thriller’di biliyorsunuz) Hz.İsa’nın çarmıhta ölmeyip Maria Magdalena adlı (kilisenin karalamak için ‘fahişe’ dile damgaladığı) bir kadınla evlendiği, çoluğa çocuğa karıştığı, Avrupa’da hâlâ torunlarının yaşadığı ve (<ı>Kutsal Kâse olarak bilinen sır aslında buymuş!) bu sırrı gizlemek için Vatikan’ın asırlardır ‘her şeyi yaptığı’ şeklindeki bir kurguya dayanıyordu. Esrarengiz bir ‘Üstâd’ bu bilgileri kullanarak Tanrı’nın Eseri’ne şantaj yapıyordu... filan.

    Kitapta, Opus Dei’nin tetikçi katili Silas, bekâret yemini etmiş bir keşiştir. (Eser’in bünyesinde keşiş yoktur oysa.) Opus Dei, öğrencileri uyuşturucuyla aptallaştırır; bir genç çile kuşağından mikrop kapar ve ölümden zor kurtulur; bir bankacı mal varliğini teşkilata bıraktıktan sonra intihar (?) eder; Opus Dei, Vatikan Bankası’nı iflastan kurtarma karşılığında (bak bu doğru bir bilgidir) Papa’dan özel hak koparmayı başarmıştır...

    Yani <ı>(diyor malı arakladığım haberi yapan Henri Tincq - Le Monde, 27 ocak) “Opak, gizlilik manyağı ve manipülasyona düşkün bir teşkilat, güç hırsı, önemli siyasi ve ekonomik kuruluşlara sızma gayreti... Bütün klasik kalıplar tamam!”

    Özetle, filmde Opus Dei beyin yıkamaktan, üyelerine işkenceden hatta cinayetten bile çekinmeyen, sapkın bir gizli teşkilat olarak gösterilecek...

    Opus Dei’nin... şeyi, eteği tutuşmuş vaziyettte. Ses etmese, fırtınanın dinmesini mi beklese, yoksa filmi engellemeye mi çalışsa? Hangisi daha az zararlı?

    Şimdilik, Roma’daki sözcüsü vasıtasıyla, teşkilat filmin 16 yaşından küçüklere yasaklanması için çağrı ve lobi yapıyor: “Büyük bir insan kurguyla gerçeği ayırt edebilir, ama tarihin çarpıtılması karşısında çocukların eleştirel kabiliyeti yoktur.”

    O kadar...

    “Bu film, Kilise’yi iki bin yıl boyunca büyük bir yalanı örtmek için herşeyi göze alan bir suç örgütü gibi gösteriyor. Ancak, insanlar, ülkeler, dinler arasında ayrımcılık yapmanın anlamı yok. Hasılı, <ı>limonla limonata yapmak gerek.” Yani tatsız bir malzemeyi yenir, yutulur hale getirmek gerek...

    Bu arada, Da Vinci Code’un Opus Dei’nin iyi reklamını yaptığını da ekleyelim. 2004’te kitabın yayınlandığı günden bugüne, 1 milyon kişi www.opusdei.org sitesini ziyaret etmiş. Birçok ülkede kitaplar çıkmış, dergiler, gazeteler Eser’den bahseden diziler yapmış.

    Sözcü ekliyor:

    “Eskiden, komünist memleketlerde yaşananları hatırlıyorum. Ne zaman resmi bir yayın organı Kilise’yi hedef almak için Opus Dei’nin aleyhine bir yayın yapsa, bu ülkelerin (makaleleri ‘tersinden okumayı bilen’) vatandaşlarından gizli mesajlar alırdık. Kilise’yi eleştirenler, Opus Dei’yi hedef aldığına göre, Eser iyi bir kuruluş olmalı diye düşünenlerdi bunlar. Da Vinci Code’la da benzer bir hadise yaşanıyor.”

    Yerse! 

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı