Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Operasyonun adı Sarı Kız

    Hürriyet Haber
    24.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Danıştay’ın hakkında aldığı türban kararı, Alparslan Arslan tarafından yapılan silahlı saldırının gerekçesi olarak gösterildiği için eleştirilere hedef olan öğretmen Aytaç Kılınç, yaşadıklarını anlattığı kitabını yayımlamaya hazırlanıyor.

    Danıştay 2’nci Dairesi, 9 Şubat 2006’da öğretmen Aytaç Kılınç’ın okul dışında türban ile dolaşmasının yasalara aykırı olduğu yönünde karar verdi. 17 Mayıs 2006’da ise Danıştay 2’nci Dairesi’ne silahlı saldırıda bulunan Alparslan Arslan, bunu Daire’nin türban kararını protesto etmek için gerçekleştirdiğini söyledi. Kılınç, saldırıyı kesinlikle onaylamadığını ve mücadelesini hukuk çerçevesinde sürdürmek istediğini söyledikten sonra sessizliğe gömüldü.

    Kılınç, Tempo Dergisi’nin bugün piyasaya çıkan sayısındaki röportajında, başına gelenleri başkasının ağzından aktardığı bir kitap yazdığını anlattı. Kılınç, kitabına ’Öğretmenin Adı Yok’, ’Kötü Örnek’ ya da ’Operasyonun Adı Sarı Kızdı. Alparslan Arslan Öyle Diyor’ koymayı düşündüğünü söyledi. Kılınç, "Son isim dikkat çekici. Evet, polisin Alparslan Arslan’ı yakaladığı operasyonun adının ’Sarı Kız’ olduğunu öğrendim. Benim de sarışın olduğumu düşününce bu çok manidar geliyor" dedi. İşte Kılınç’ın kitabından bazı notlar:

    İĞNE BATINCA

    Kılınç, Alparslan Arslan’ın duruşmasına gidip gitmemekteki kararsızlığını şöyle anlatıyor: "Perşembe akşamı. Tarihi dava yarın. Hálá kararsız. Acaba gitsem Danıştay üyeleri, hukuçular ne düşünür? Rahmetli Özbilgin’in oğlu da orada olacak. Arslan’ın ailesi de gelir muhtemelen diye düşündü." Aytaç, yazının devamında ayağına 10 santim uzunluğunda bir yorgan iğnesi battığı için duruşmaya katılamamasını şu cümlelerle aktarıyor: "Ayağının üzerine basması imkansızdı. Acaba bu, bana gitmemem için verilen bir uyarı mıydı diye düşündü. Gitmeyeceğim diye düşündü. Artık istese de gidemezdi."

    VAKİT’İN ARABASINDA

    Kitabın, en ilginç bölümlerinden biri de Danıştay’ın kendisi ile ilgili kararını açıkladığı gün başına gelenleri anlattığı satırlar. Okul çıkışında bekleyen gazetecilerden kurtulmak için bir arkadaşı, kendi arabasıyla onu uzaklaştırmayı teklif ediyor ama o aceleden yanlışlıkla Vakit Gazetesi’nin arabasına biniyor ve onların ısrarıyla Vakit’in bürosuna gidiyor. Kılınç, kitapta "Yeryüzünde kimse yanlışlıkla bindiğine inanmaz ama kendisi biliyor ya bunun böyle olduğunu" diyor.

    Memursan başını aç

    AYTAÇ Kılınç türban konusunda kesin kuralları olmadığını söylüyor. Kılınç, "Evimin önüne gelen gazetecilerin karşısına bir keresinde başım açık çıkmıştım. Buna benim dışımda kimse karar veremez. Sokakta bakkala giderken de başım açık olabilir. Ben taassubun her çeşidine karşıyım. Ama kabul edin veya etmeyin memursan kılık kıyafet yönetmeliği var. Sonradan bunun için yaygara koparmanın anlamı yok. " diyor.

    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı