Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Onun kadar koşan yok

Arkadaşları Linderoth için Çin Seddi gibi geçilmez diyorlar. Savunma yönü daha ağır basıyor. Geçen sezonu 8 sarı kartla kapadı.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
ONUN oyun kişiliğinde bir Lincoln tadını hiç aramayın. Veya Gheorghe Hagi’ye dinmeyen özleminizi onda gidermek gibi bir hevese hiç kapılmayın.

Linderoth, oyunun savaşcısı ve en çok koşan adamıdır!

2002 Dünya Kupası’nda bir maçta koştuğu 14.6 km,bugüne dek belki de bir futbolcunun katettiği en uzun mesafeyi işaretliyordu.

Zaten her maçı böyleydi İsveçli’nin...Ortalaması 12 kilometrenin altına hiç düşmüyordu. O, bir maçı başladığı gibi bitirir. Koşarken ve savaşırken çevresindeki arkadaşlarını sürekli uyarır. Ve onları da savaşın içine çeker.

Geçen sezon İsveç’te en iyi orta sahası oyuncusu seçildi. 2004-2007 sezonları arasında Kopenhag takımında 127 maçta sadece 6 gol atabilen... İsveç milli takım forması ile oynadığı 69 maçta tek golle yetinen Linderoth’un en iyi orta saha oyuncusu seçilmesinin nedeni, onun bazı özelliklerinde saklıdır...

Bitmez-tükenmez bir hırs. Müthiş bir enerji. Ve oyun disiplini. /images/100/0x0/55eb4a9cf018fbb8f8b7c255

Rakibini ve ayağındaki topu izlerken, hamle zamanlaması mükemmeldir. En uygun pozisyonda saldırır ve kapar topu...

Ancak, zaman zaman kontrolünü yitirirmesi, başına beklenmedik işler açar Linderoth’un. Geçen sezon gördüğü 8 sarı kart, Danimarka ligi için bir hayli fazladır.

***

LİNDEROTH ile ilgili bilgiler toplamak için HÜRRİYET Danimarka muhabiri sevgili dostum Ünsal Turan’ı aradım...

Turan’ın anlattıkları ve diğer dostların söyledikleri birbirini tamamlıyordu...

Linderoth tam anlamı ile bir ön liberodur.Bu işi gerçekten eksiksiz becerir. Her teknik adam böylesine hassas bir alanı gözü kapalı Linderoth’a teslim edebilir.

Ama İsveçli futbolcu rakip kaleye atacağı sürpriz golü, genelde uzak ve sert şutlarda arar. Ya da defanstan dönen bir topla buluşursa, hiç düşünmeden kaleyi hedefler... Yine de aklı hep kendi kalesindedir.

Ve o kalesini savunmak için savaşır!

Oysa, İsveç milli takım teknik direktörü Lars Lagerback, onu daha çok hücüma çıkarmayı hep denemiştir. Ve Linderoth’un rakip yarı sahada da başarı sağlayacağına inanmıştır. Yine de bu isteği, hani derler ya, hep kursağında kalmıştır.

Her şeye karşın o, hocasının orta sahadaki tek silahşörüydü!

Ufak-tefek sakatlıklara aldırmayan...Kapris nedir bilmeyen ve hocasına hiç sorun çıkarmayan Linderoth buz hokeyi hastasıdır.

Kopenhag’ta her fırsatta, kendini buzlu sahalara atardı. İstanbul’da böyle bir şansı var mı, bilemem...

Arkadaşları onu Tobbe diye çağırır.Ve yine dostları onun Çin Seddi kadar geçilmez, Berlin Duvarı kadar sağlam olduğunu söylerler...

***

LİNDEROTH 1979 doğumlu. Tam 28 yaşında ve evli. Kopenhag ile 2008 yılına dek sözleşmesi vardı. Ancak G.Saray’ın teklifi hiç de gözardı edilecek gibi değildi.

Kopenhag’a 3.5 milyon Euro bonservis bedeli. Linderoth’a da her yıl için 1 milyon Euro!

Ve bu rakamlar, İsveçli futbolcunun transferini gerçekleştirdi.Oysa, bir yıl önce yine Lindertoh’un kapısını çalan G.Saray eli boş dönmüştü.

G.Saray yönetimi, bu transfere girişmeden önce, Kalli’ye de düşüncelerini sordu. Ve Alman hocadan okey istedi.Kalli’nin yanıtı ise, net ve kısaydı...

Evet alabilirsiniz. Çok yararlı bir oyuncu.

***

İSVEÇLİ futbolcu bir de İngiltere macerası yaşadı. 2001’de Everton’a gitti. İlk iki sezon oynadığı maçın sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Beklenmedik sakatlıklar ve teknik direktör Walter Smith’in görevine son verilmesi, işleri karıştırdı.

2003-2004 sezonunda daha başarılı bir grafik çizmesine karşın, Everton beklenmedik bir sonuçla karşılaştı. Küme düşmesine ramak kalmıştı. Son anda paçayı kurtardı.

Ve İngiltere macerası hiç de Linderoth’un düşündüğü gibi geçmedi. Ülkesine, daha sonra Kopenhag’a dönerken buruk bir sevinç yaşıyordu.

Linderoth’un en büyük arzusu İspanya’da La Liga’da oynamaktı. Dostlarına göre, Barcelona’ya karşı olağanüstü bir sevgisi vardı. Barca’nın formasını giymek, hala onun için vazgeçilmez bir tutkudur.

Babası da futbolcuydu Linderoth’un. Andreas Linderoth Marsilya’da oynamış ve İsveç Milli Takımı’nda forma giymişti. Babasının katkılarını ve yardımlarını her fırsatta dile getirir İsveçli futbolcu.

***

SOSYAL yaşamında durgun ve çekingen gibi görünse de, karşısındaki konuşursa, onun da dili çözülür. Hele sevdiği bir konuysa, hemen sohbete dalar.

Aktör Robert de Niro hayranıdır. Televizyonun karşısında bir pizza veya hamburger yiyerek Niro’nun filmlerini izlemek, onun için keyiftir.

Atatürk Havalimanı’na indikten sonra taraftarın gösterdiği ilgi ve sevgi gösterileri, söylenenlerin aksine Linderoth’u hiç şaşırtmadı.

Çünkü o, G.Saray’a gelmeden önce ülkemiz ile ilgili bazı bilgiler toparlamıştı. Ve Türkiye’yi çok iyi tanıyan İsveçli bir dostunun sözlerini ülkemizde yaşadığı sürece belki de hiç unutmayacak...

İstanbul’a indiğin an omuzlarda taşınacaksın. Dilerim, dönüşün yürüyerek olmaz!

YARIN: COLIN KAZIM

Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler