"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Onu unutamamaktan çok korkuyorum

Karşılığında alacağım cevapları tahmin ederek yazıyorum satırlarımı.

Aslında ben de tahmin ediyorum benim durumumdaki birinin yapması gerekenleri, ama bir türlü başaramıyorum. Merak ediyorum acaba bunları yaşayıp da başaran var mı?

Ben 23 yaşında nişanlı, çalışan bir genç kızım. Nişanlanmadan önce hayatımda biri olmuştu. Ben hálá onu unutamıyorum. Bu beni o kadar rahatsız ediyor ki; anlatamam. Nişanlıma karşı kendimi için için suçlu hissediyorum. Yakın bir tarihte evlenmeyi düşünüyoruz. Ama ben hálá yüreğimden o kişiyi çıkarabilmiş değilim.

Aslında nişanlım çok iyi bir insan. Benim aradığım birçok özelliğe sahip. O kadar güzel bir yüreği var ki, belki de beni bu kadar üzen onun bu denli iyi biri olması. Ben her gün kendimle savaşıyorum. Aslında o kişi beni hiç hak etmiyordu. Çok tutucu ve mesleğine güvenen biriydi. Önce teklifini reddetmiştim. Ancak altı ay sonra ona sırılsıklam aşık olduğumu anladım. Altı-yedi ay boyunca, çoğunlukla telefonda görüştük, ama geleceğe dair bir konuşmamız olmadı. Sadece beni çok sevdiğini söyleyip dururdu. Sonunda benimle geleceğe yönelik bir düşüncesi olmadığını öğrendiğimde, ayrıldım. O kadar gururum incindi ki, galiba ömür boyu sürecek.

Daha sonra nişanlımla tanıştım ve onun ne kadar iyi biri olduğunu anladım. Evlenmeye karar verdik. Başarabileceğimi düşünerek kabul ettim. Ancak son günlerde beni hiç mutlu etmeyen o insanı düşünüyorum. Hálá unutamamış olmak beni çok üzüyor. Korkum ise onu evlendikten sonra da unutamamak. Hanım okurlarınızdan benim gibi bir sorun yaşayan ve başaran varsa önerilerini bekliyorum. O kadar kararsızım ki şu günlerde, bazen her şeyi terk edip gitmek geliyor içimden. Başaramayıp da nişanlıma da bana da evliliği katlanılmaz bir hale getirmek ihtimali beni çok ürkütüyor. Sizin ve okurlarınızın tavsiyelerinizi bekliyorum.

RUMUZ: ÇARESİZ


Sevgili kızım, elbette bu olay pek çok insanın başına gelebilir. Erkeklerin bile. İlk sevdiğin, ilk yakınlık kurduğun, ilk tanıdığın karşı cinsten birine özel bir sevgi beslediğini düşünürsün. Çünkü o ilktir. Onunla yaşadığın her şey senin için özeldir.

Belki bu ilk hiçbir zaman unutulmaz, ama ondan sonra yeniden sevdiğinde ve yeniden aşık olduğunda, onun hiç de sandığın kadar önemli olmadığını anlarsın. Bütün mesele onunla birçok şeyi ilk kez yaşamış olmandır. Üstelik bu senin öykünde sanırım, çok fazla da kayda değer bir şey olmamış. Sen olayı biraz fazla büyütmüş olmalısın. Şimdi bu kadar iyi ve sevgi dolu bir genç bulduğuna göre, onu gerçekten kaybetmemelisin. Sadece bu hayal sevgili "Unutamadım, unutamıyorum" diye kafana takıldıkça, gerçekten senin için önem kazanıyor. Bakalım okurlarım ne düşünüyorlar, senin için gelen cevapları yayınlarım.

"RUMUZ: YASAKAŞKIM" yazısındaki genç benim

Sevgili ablacığım, 18 Ocak tarihindeki "Ona memleketinden bir kız bulmuşlar" başlıklı yazıda adı geçen genç benim.

Çok ilginç, ama anlatılanlar kısmen doğru. Fakat ben şu anda bütün problemlerimi bitirdim. Ona "Senden başka kimse beni anlamıyor" dedim. Ancak onun dünyası, yaşam standartları beni bir hayli zorladı. Kısacası bu kızla yapamayacağımı düşünüyorum. Ama bir yandan da onu deli gibi seviyorum. Bu durumda ne yapacağımı ben de bilmiyorum. Onu çok da kıskanıyorum.

RUMUZ: ARALIK VE AŞK M.E.G


Oğlum, bütün problemlerini bitirsen bana yazmazdın. Bak o da seni çok seviyor. Ne demeye annenle baban yüzünden bu güzel sevgiyi yok ediyorsun. Yaşam standardı yüksek olabilir, ama o senin durumunu biliyorsa ve seni gerçekten seviyorsa sana uyum sağlayacaktır. Baksana kızcağız babanla bile konuşmayı göze alacak kadar yürekli.

Burada annen çok hatalı davranmış. Ana kuzusu olmaktan çoktan çıkmışsın bana kalırsa. Hayatına anneni bu derece karıştırmamalısın. Bu yazını yayınlayayım, belki o da cevap yazar. Bence yazık ediyorsun bu sevgiye.

Sokaktaki küçük dostlarımızı unutmayın

Kapının önünde her gün yemek verip beslediğim kedilerimden birinin ölüsüyle karşılaştım bu sabah. Bir kuytu köşeye saklamaya çalışmış kendini, becerememiş. Öylece kaskatı kesilmiş. Onu gömerken, kaç tanesinin gömecek kimseleri dahi bulunmadığını düşündüm. Ve sizlerden ufak bir ricada bulunmaya karar verdim.

Lütfen hepiniz en azından şu çok soğuk günlerde, bitiremediğiniz yemekleri çöpe dökmeden önce bir an düşünün. Üşenmeyip onları bir poşete koyun ve kapınızın önüne ya da bir çöpün dibine bırakın. Ne kaybedersiniz?

Sokaktaki hayvanların birçoğu neden o kadar pistir biliyor musunuz? İçecek temiz su bulamadıkları için, çamurları içmeye çalışırlar da ondan. Hele kar yağdığında en çok susuzluktan ölür kuşlar, kediler, köpekler. Hepinizin evinde bulunan boş bir yoğurt kabını suyla doldurup sokağın kuytu bir köşesine bırakın. Bir bilseniz ne kadar büyük bir sevap işlemiş olacaksınız!

Hiçbir şey için olmasa bile, lütfen sadece benim hatırım için yapın bunu. Sokağa bir kap temiz su bırakın, ya da yalvaran gözlerle size bakan bir köpek için bugünlük apartman kapısını aralık bırakın. Hayatınızda bir şeyler değişebilir; inanıyorum buna, siz de inanın. Hepinize teşekkürler.

SERRA KADIĞİL


Evet sevgili Serra, ben de buna inanıyorum ve seni destekliyorum. Hatta yalnız senin hatırın için değil, okurlarımdan benim hatırım için de bu günlerde sokaklardaki dostlarımızı biraz daha fazla düşünmelerini rica ediyorum.
X