Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Onlar sağlam dursun sendrom filan olmaz

Tufan TÜRENÇ

Hiç kimse endişe etmesin, hele Sayın Baykal hiç üzülmesin...

Türkiye'de Erbakan-Çiller ikilisi darbe yaptıramadıktan sonra hiç kimse yaptıramaz.

Eğer politikacılarımız tutarlı davranır, sağlam durursa ‘‘Mart sendromu’’ filan olmaz.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin darbe yapmamak için ne büyük çabalar harcadığına, Refahyol döneminde hepimiz tanık olduk.

Diyeceksiniz ki, ‘‘Baykal durup dururken bir ara rejimden neden söz etti, bir bildiği mi var?’’

Deniz Bey neye dayanarak ara rejimin yaklaştığını, içinde bulunduğumuz mart ayında Türkiye'nin bir sendroma uğrayacağını ileri sürdü bilemiyoruz.

Ama galiba gönlüne, başbakan olma hevesi ciddi olarak düştü.

Bu kurdu Çiller mi düşürdü dersiniz? Sanmıyoruz.

Baykal böyle ucuz dolduruşlara gelecek kadar toy bir politikacı değil.

Ama bizim bildiğimiz CHP Lideri ve kurmayları, 4-5 ay önce ince bir politika oluşturdular.

Şimdi onu uyguluyorlar.

Aynı ince politika CHP-SHP birleşmesi için de uygulanmıştı.

Sonuçta birleşme sağlanmış, daha küçük partinin lideri Baykal, genel başkanlık koltuğuna oturmuştu.

* * *

Bugün uygulanan bu ince politikanın ana amacı ise Baykal'ın başbakanlığında bir seçim hükümeti kurmak ve ülkeyi sandığa götürmek.

Üstelik bu politika hiçbir risk alınmadan uygulanmaya çalışılıyor.

Yani hükümet, CHP tarafından düşürülmeyecek, ama çekilmek zorunda bırakılacak.

Sonra Baykal'ın başbakanlığında kurulacak seçim hükümeti, ülkeyi sandığa götürecek.

Baykal ve kurmaylarının bu stratejisinin en büyük destekçisi ise önce Çiller, sonra da Balgat'taki evinde politika yapan Erbakan.

CHP'lilerin hesabına göre partinin yüzde 15'ler civarında olan oyu, Deniz Bey'in başbakanlığında gidilecek bir seçimde iki üç puan daha yukarıya çıkacak.

Böylece CHP hem solun en büyük partisi, hem de kurulacak bir koalisyonun güçlü ortağı olacak.

Bugün bu politika büyük bir ustalıkla uygulanıyor.

Zamanlama son derece dikkatlice yapılıyor, verilen demeçlerin dozu gelişmelere göre ayarlanıyor.

Ancak tek zorluk hükümetin düşürülmesinde. Deniz Bey ve kurmayları henüz bunu çözmüş değiller.

* * *

Stratejinin bu aşamasında Deniz Bey, kısa zamanda seçime gidilmesi gerektiğini, aksi takdirde bir ara rejim hükümetinin kurdurulacağı uyarısında bulunuyor.

Yalnız burada Refahyol'culardan ayrılıyor.

Çünkü Çiller-Erbakan ikilisi, hükümeti zaten ara rejim hükümeti olarak niteliyorlar.

Oysa CHP Lideri, bu hükümetin Meclis içi bir refleksle ve tamamen sivil inisiyatifle demokratik kurallar içinde kurulduğunu savunuyor.

Bu temel çelişkiye rağmen taraflar, Baykal'ın başbakanlığında anlaşabilir görünüyor.

Bugünkü parlamentoya dokunmadan, CHP Lideri'nin sözünü ettiği teknokratlardan kurulu ara rejim hükümetinin kurdurulması ise hiç inandırıcı değil.

Bunların dışında Baykal'ın söylediği doğrular da var.

Örneğin, bu hükümetin özellikle irticaya karşı mücadelede beklenen performansı gösterememesi gibi...

Demokratik laik cumhuriyetin korunması ve kollanması gerektiğine inananların bu gidişten mutlu olmaması gibi...

Ama...

Bugün gelinen bu noktada, hükümeti dışardan destekleyen ve istediği an düşürme gücünü elinde tutan Baykal ve partisinin hiç mi günahı yok?













X