Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Onlar artık tam bağımsız

    Gülden AYDIN / Fotoğraflar: Sebati KARAKURT
    17 Temmuz 2017 - 20:23Son Güncelleme : 17 Temmuz 2017 - 22:59

    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Oya Bahadır Yüksel Rehabilitasyon Merkezi’ni diğerlerinden ayıran önemli bir fark var. Burada 12-18 yaş arasındaki bağımlı ergen çocuklar sadece tedavi edilmiyor aynı zamanda, barınma, eğitim, meslek ve iş imkânına kavuşuyor.

    AMATEM’lere (Alkol Madde Araştırma Tedavi Eğitim Merkezi) alternatif olarak kurulan ve yerel yönetime ait Oya Bahadır Yüksel Rehabilitasyon Merkezi’nin Türkiye’de örneği yok. Başarısı ve sürdürülebilir modeliyle hükümetin Uyuşturucuyla Mücadele Eylem Planı’nda örnek rol oynuyor. 2008’de kurulan merkezin programını, Uluslararası Sağlık Sorunları Merkezi Başkanı ve Uluslararası Madde Bağımlılığı Araştırmaları Merkezi’nin kurucusu ABD Yale Üniversitesi Psikiyatri Kliniği Profesörü Dr. David J. Powell ve ekibi oluşturdu. İki yıl önce bir kazada ölen Powell’ın külleri, vasiyeti üzerine merkeze gönderilerek bahçeye serpildi.

    Onlar artık tam bağımsız

    ÜÇ AŞAMALI TEDAVİ

    Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, uyuşturucu bağımlısı çocukların tedavi, öğrenim ve eğitimi, üç merkezde yürütüyor. 57 personelli ve 40 yatak kapasiteli merkezde barınma, tedavi, rehabilitasyon, eğitim, aile, sosyal yaşama dönüşleri sağlanıyor. Tedavi sonrası eğitimine devam edecek çocuklar Münir Onat Çocuk ve Gençlik Merkezi’ne, meslek edindirmeye yönlendirilecek çocuklar da Akınal Çocuk-Gençlik ve Aile Merkezi’ne gönderiliyor. 6 aydan sonra çocuklar dışarıdan takip ediliyor. Sokağa bırakılmıyor. Aile ortamı uygun değilse askere gidinceye kadar Yarı Yol Evleri’nde barınıyor.

    Merkeze kurulma aşamasında büyük destek veren Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı olarak belediye bünyesindeki bu merkezde tedavi olan çocukları yakından takip ediyor, eğitim ve iş imkânları sağlıyor. Merkezde kapalı yüzme havuzundan iş atölyelerine yok, yok. Toplu terapilerde “Adsız Narkotik Çocuklar” psikiyatr, psikolog ve sosyal hizmet uzmanı refakatinde konuşup tartışıyor, kendilerini daha iyi ifade edebilmek için diksiyon dersi alıyorlar. Tiyatro, resim, müzik, tekstil, fotoğrafçılık ve el sanatları eğitimi görüyorlar.

    Onlar artık tam bağımsız

    YEPYENİ BİR HAYAT

    Dokuz yıldır merkezin yöneticiliğini yapan Psikiyatr Dr. Cenk Yancar’a göre ergen kliniği olmanın en büyük avantajı, yetişkinlerde tedaviyle ilgili değişimin bir noktaya kadar olması. Oysa ergenin yepyeni bir hayat kurması sağlanabiliyor. Kişilik gelişimi devam ettiği için tedavi sürecinde yepyeni bir insana dönüşmesi mümkün. Yancar, “Tedavi ekibi olarak ‘Olumlu Akran Kültürü’ oluşturmak için çalışıyoruz. AMATEM’lerde olumsuz akran kültürü tıpkı cezaevlerindeki gibi. Biz buna kesinlikle müsaade etmiyoruz. Önemli olan iyileşmedeki başarıdır” diyor. Olumlu akran kültürünü geliştirmek için tamamen iyileştiğinden emin oldukları hastaların ziyaretine izin verdiklerini anlatıyor: “Toplumun bundan adam olmaz dediği çocuk, birden kendini çok değerli hissediyor. Hayatta yaşamadığı başarı duygusunu, tedavide yaşıyor.”

    Tedavi sonrası çocuklar, merkezle bağlarını hiç koparmıyor. Mesela merkezdeki yöneticilerden üçü, ergenliğinde burada tedavi olduktan sonra üniversite eğitimi almış iki sosyolog ile bir sosyal hizmet uzmanı.

    Onlar artık tam bağımsız

    FATMA ŞAHİN (GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI): RİSKLİ MAHALLELERE GİRİYORUZ

    Yerel yönetimlerin hiç girmediği zor ve ihtisas isteyen bir alanda başarılı olduk. Aileleri, rehber öğretmenleri, mahallelerdeki kanaat önderlerini eğitiyoruz. İş işten geçtikten sonra geriye dönüş çok zor. Bir mühendis olarak öğrendiğim gerçek, ölçmediğiniz hiçbir şeyi düzeltemezsiniz. Bunun için salon toplantılarından çıkıp mahallelerin hücrelerine, kılcal damarlarına girmemiz gerekiyor. İmam, berber, bakkal, muhtar, kahvedeki yetişkin, anne-babaları bilinçlendirecek eğitimcilere gezici eğitim çalışması başlatıyoruz. Önümüzdeki hafta tespit ettiğimiz en riskli 14 mahalleye gideceğiz. Bunu ilk biz başlatıyoruz Türkiye’de.

    Onlar artık tam bağımsız

    BAĞIMLI BİR RAP’ÇİYDİM

    Cumaali Çelik (23): Babam ölmüştü, fakirdik. İsyanlardaydım. Ortaokulu bitirdikten esrara başladım. Gittikçe dozu arttı. 16 yaşında rap’çi oldum. Çevre illerde konserler verdim. Para kazandıkça kimyasal uyuşturuculara geçtim. Bağımlılığım arttı. 17 yaşında buraya geldim. 6 ay kaldım. 6 yıldır temizim. Halı fabrikasında çalışıyorum. Rap dönemlerimden bana âşık olan Amasyalı hayranım Sinem’le internette tanışıp evlendik. İki yavrumuz oldu, diğeri de birkaç güne doğuyor. Sinem, çarşıda, caddede yolumu kesen genç kız hayranlarımdan çok kıskanıyor beni. Evde bile rap söylememi yasakladı.

     

    Onlar artık tam bağımsız

    BABAM ESRARKEŞ VE HAPÇIYDI

    Erdimert Yaşar (16): 13 yaşında menanfetaminle başladım. Babam da esrar ve hap kullanıyordu. Sonra uyuşturucu satıcılarının gösterdiği evlere girerek hırsızlık yapmaya başladım. Bir yıl önce tedavi olmaya karar verdim. Bugün pasta keserek taburcu oldum. Gururluyum. Orman ürünleri sanayinde çalışıyorum. Hedefim, açık öğretimle öğretim hayatımı sürdürmek. Maaş almak acayip güzel. Hırsızlık parası gibi birden gelip birden gitmiyor. Annemi Anneler Günü’nde Adana’ya tatile gönderdim.

    Onlar artık tam bağımsız

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı