« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Öneri getirin!

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Orhan KAYNAR

Önce bir gerçeğin altını iyice çizelim. Trabzonspor saha içerisinde puan kaybında oldukça cömert ve bu doğru. Ancaak; geçmişi bir kalemde silip, ondört yılın günahını, tek kalemde bugünkü yönetime fatura etmek, sizce acımasızlık değil mi?

Haa, bu yönetimin yanlışı yok mu? Elbette ki var... Ancak hiç mi artısı da yok? Şöyle hafızanızı bir yoklarsanız, yakın geçmişle kıyaslayabilirsiniz! Milyonların önünde, kimlerin bu camiayı küçük düşürdüğünü, lütfen hatırlama zahmetine katlanır mısınız? Tabii, niyetiniz varsa! İsterseniz, arşivleri bir tarafa bırakıp, biraz da gerçekleri görelim...

Yerlinin de yerlisi sloganı, benimdir ve bu doğrudur. Ama bir bakıyorum, bazı kalemşörler ve özellikle de televizyon bülbülleri buna takmışlar... Efendim; yerlinin yerlisi de neymiş;

Hay hay efendim açıklayalım; üstelik, zihinleri fazla yormadan yakın geçmişi ele alalım... Öncelikle de, Şota ve Arçil'den başlayalım... Aslında bunu defalarca yazdım da, kimsenin hafızası almadı! Bu iki oyuncu da, benimle kapı komşuluğu yaptığı için, onların konumunu benden iyi kimse bilemez. Geçmişi eleştirmek istemiyorum; Ama bu iki oyuncuyla öyle bir mukavele yapılmış ki, istedikleri an eyvallah diyebilecek konumdaydılar. Nitekim de öyle oldu. Belki zamanın koşulları olayı bu boyuta getirdi. Buna, bir de Yılmaz Vural fırtınası eklenince, iki Gürcü de, soluğu Hollanda'da aldı, hepsi o kadar...

YERLİNİN YERLİSİ

Durunuz; daha bitmedi...

Bugün, tüm büyüklerin transfer listesinde bulunan, Galatasaray ve Trabzonspor'u İzmir'de adeta dağıtan Fatih'in, TV'deki konuşmasını sanırım çoğunuz izlemişsinizdir. Sahada profesyonelliğin gereğini yaptı ama, içinin yandığını da, açıkça göstermedi mi? Peki ama onu İzmir'e postalayan kimdi? Mehmet İpek'i de Antalya'ya gönderen, aynı isim, yani yerli Yılmaz Vural değil miydi? Bana göre, bugün ülkemiz futbolunda, savunmanın sağ kulvarını en iyi kullanan Gençlerbirliği'nin yıldızı Erkan'ı kim dışlamıştı? Yanlış anımsamıyorsam, önce Urbain raporunu vermiş, arkasından da Leekens yolcu etmişti... Bu adamlardan böylesine kazıklar yedikten sonra, neden yerlinin de yerlisi dediğimi anlayabildiniz mi?

O nedenle, geçmişi karıştıracaksak, gözardı edemeyeceğimiz çok önemli bir olay var. Altı şampiyonluk; dördü A.Suat Özyazıcı'nın, ikisi de Özkan Sümer'in... Bu Kemal veya Hüseyin olmuş benim için farketmez. Burada önemli olan, yörenin karakteristik yapısını iyi tahlil edebileni görevlendirmektir. Ayrıca şans verilen teknik adam, uzun süre görev başında kalacağını da bilmelidir. Yani isimler önemli değildir. O zaman eleştiri getirirken, lütfen önerinizi de sunar mısınız! İsterseniz, önce benden gelsin:

BİZDEN SÖYLEMESİ

Önümüzdeki sezonun transferi, bugünlerde yapılır. Çok geçmeden, takım içerisinde yapılacak operasyonu belirleyin ve sadece Rusya veya Ukranya'ya yönelin. Zaten listenizde belli isimler var; bunların işini de bir an önce bitirin. Sakın ola, bir başka ülkeye yönelmeyin. Çünkü bu yöreye ısınabilecek oyuncunun, bir başka ülkeden olması mümkün değil. Bana göre dünyanın en güzel bölgesi ama, malesef gerçek de bu.

Sahi az daha unutuyordum... Bu hafta sonu Galatasaray'la yapılacak bir derbi maç vardı değil mi? Sanırım, şampiyonluğu etkileyecek bir karşılaşma olacak! İyi de, bir kez olsun onu da futbolcular düşünse, acaba nasıl olur? Kusura bakmasınlar ama, bizim gibiler birazcık fıtık oldu da!







Bunları da Beğenebilirsiniz