Önder Sav’dan dersler izleniyor

CHP’de yerel seçimler öncesi büyük bir yarış var.

Özellikle de İzmir ve Ege’de.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ilçe belediye başkanlıkları, belediye ve il genel meclisleri üyelikleri...

İzmir’in iki önemli ilçesi Konak ve Buca için şimdiden 20’den fazla aday var desem ne düşünürsünüz?

Bu sayı artacak.

Ege illeri için de aynı şey geçerli.

CHP, Ege’de elinde olmayan, ya da geçmişte kaçırdığı birçok kent için işi sıkı tutuyor.

Manisa’da, Denizli’de, Aydın’da, Uşak’ta, Balıkesir’de "neden olmasın" diye soruluyor.

Bu anlamda en çok yorulan, çaba gösteren kişilerden biri de CHP Genel Sekreteri Önder Sav.

Politika duayeni ve CHP Lideri Baykal’ın son kurultayda da "en yakını" olduğu tescillenen Önder Sav, partide önemli güçlerden biri.

CHP içinde çok sayıda seveni ve mücadele arkadaşı var.

Önder Sav’a kimi "Ağabey" diye hitap ediyor, kimi "Dede" ya da "Baba" diyor.

Çok yapmacıklı tanımlamalardan hoşlanmıyor.

"Önder Baba" bir süreden beri özellikle İzmir ve Ege Bölgesi için sürekli nabız yokluyor.

İzmir’de amaç; Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı kaptırmamak, hatta alınan oylarla yeni bir zirve yaptırmak.

İlçelerde ise başta Buca ve Gaziemir olmak üzere bazı önemli yerleri CHP’ye taşımak.

Önder Sav, delegelerle, milletvekilleriyle, partililerle bire bir görüşüyor.

Nabzı alıyor, isimleri öğreniyor, artı ve eksileri değerlendirme şansı buluyor.

Bu gelişme CHP açısından elbette önemli.

Demek ki; yerel seçimlere hazırlık başladı.

Ama ben kulağıma gelen bir olayı anlatayım da, herkes dikkatli olsun.

Ne de olsa karşılarındaki "Önder Baba".

Öyle kolay "baba" olunmuyor.

Önder Sav, belli makamlar için aday olduğunu söyleyen, kendi söylemese de birileri ile "zoraki kulis" yaptıran bazı isimleri çağırıp gözlerinin içine baka baka soruyormuş:

"Söyle bakalım şurası için en iyi aday kim?"

O koltukta gözü olan ofluyor, pufluyor, bir isim çıkarıyor tabii ağzından.

Ama Önder Sav’ın amacı başka; kibarca "otur oturduğun yerde" diyor bazı isimlere.

Eee, "Önder Baba" bu, neler gördü, neler geçirdi!

Benden söylemesi!

Nöbetçi vekillere eşler ne soracak?

AKP yerel seçim sürecini sıkı tutuyor.

Bir yandan hem büyükşehir için, hem de ilçeler için en iyi adayı bulma çabası, bir yandan da 40 derece sıcağa rağmen siyaset!

Kolay değil.

AKP İl Başkanı Aydın Şengül, İzmir’i iyi motive ediyor.

Örgütün başında, mütevazı ve çalışkan.

Her gün bir yerde.

Bıkıp usanmadan dert dinliyor.

Kolay değil; iktidar partisinin il başkanı olmak.

Sancı yaratmamak, dedikoduya mahal vermemek ve tepki almamak.

Şu ana kadar "gidişat iyi".

Parti kamuoyu da bu görüşte.

AKP’nin İzmir’de gerçekleştirdiği "nöbetçi vekil" uygulaması da bir yenilik.

Bir süreden beri vekiller partide vatandaşı dinliyor, sorunlara çözüm arıyor.

Vatandaş bu!

Dertli. Derdi de bitmiyor.

Yaz sıcak, üstelik sıcaklar da mevsim normallerinin üzerinde.

Hal böyle olunca yorgunluk fazla oluyor.

Ne var ki herkes memnun.

Parti örgütü de. Vatandaş da. Öyle ya, derdini anlatacak birileri var.

Ama!

İşin bir de aması var.

Vekiller partide nöbette de, çoluk - çocuk, eş evde.

Onlar da nefes almak istiyor.

Kulağıma geldi; çalışma mesaisini uzun tutan ve eve geciken vekillere eşlerden ültimatom hazırlığı var.

Ve şöyle bir sitem:

"Yahu Bey, anladık partide nöbettesin. Tamam da gece bekçisi de değilsin herhalde. Nöbetin de bir sınırı olmalı".

Şaka bir yana.

Ağustos ayında tutan uygulama, eylülde de devam edecek.

Vekiller "pes" edinceye kadar.
Yazarın Tüm Yazıları