Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Önce tüme git, sonra tümden gel

TÜRKİYE ekonomisini yönetenlerin izleyecekleri strateji değişmiştir. Bu değişikliğin iyice anlaşılması, iş adamları ve bankacılar için yaşamsal derecede önemlidir.

Geçen yıla kadar, ekonomi yönetiminin birinci amacı “enflasyonu düşürmek ve düşük düzeyde tutmak” idi. Bu hedef tutturulmuştur. Otobüsü yakalamak amacıyla koşan adam, otobüse bindikten sonra koşmaya devam etmez. Ancak kapı açıkken, basamakta seyahat etmeye kalkarsa, yakaladığı otobüsten bırakın inmeyi, düşebilir de. Enflasyon bundan böyle “usuletle ve suhuletle” idare edilecektir. Türkiye, enflasyonu resmi adı “enflasyon hedeflemesi” olan “örtük kur çapası” yöntemiyle düşürmüştür. Bunun için “yüksek faiz-düşük kur” politikası izlemiştir. Pek tabii bunun sonucunda ortaya devasa bir “cari açık” meselesi çıkmıştır.
YENİ STRATEJİK HEDEF CARİ AÇIĞI DÜŞÜRMEKTİR
Enflasyonu görünür veya örtük “kur çapası” ile düşürmenin ödünü, yani istenmeyen bir bedeli vardır. O da cari açığın büyümesidir. Bunu herkes biliyordu. Yapılan bilinçli bir tercihti. Enflasyon canavarı kafese konduğuna göre, şimdi sıra “cari açık canavarını” kafese koymaya gelmiştir. Bu yeni stratejinin kaçılmaz kıldığı yeni politika “yüksek kur-düşük faiz” olacaktır. Bu, benim zaten başından beri savunduğum politika olduğu için, yapılan değişiklikten memnun olduğum açıktır. İş adamlarımızın ve özellikle bankalarımızın bu değişiklikten pek mutlu olmadığının farkındayım. Devamlı cızırtı yapıyorlar. Ama şuna inansınlar ki, bu değişim orta ve uzun vade de en çok onların hayrına olacaktır. Yoksa iki de bir “stres testi” yaptırarak, devalüasyon olursa halim nice olur stresinden kurtulamazlar. Stresten kurtulmanın yolu onu yaratacak sebepten, yani cari açıktan kurtulmaktır.
SOSYAL BİLİMLERİN ANALİZ YÖNTEMİ
Pennsylvania Üniversitesindeki hocalarımızdan biri, yöneylem araştırmalarının kurucusu, sistem düşüncesinin öncüsü, yönetim bilimcisi, felsefeci ve matematikçi Russell Ackoff idi. Ackoff bir makalesinde, fizik bilimlerin analiz yöntemi, ele alınan bir parçayı, acaba bu parça kendisinden daha küçük hangi parçalardan kuruludur diye onun bölünemez en küçük parçasına (a-tomuna) kadar parçalara ayırmaktır. Sosyal bilimlerin analiz yöntemi ise, ele alınan parçayı,  acaba bu parça, kendinden büyük hangi parçaya aittir diye düşünüp,  “bütün”e ulaşmaktır diye yazmıştı.  Onun bu satırları bana hep rehber olmuştur.
YERLİ MALI TÜRK’ÜN MALI, HERKES ONU KULLANMALI
İktisat, bir sosyal bilimdir. Cari açık da iktisadi bir fenomendir. Cari açığı analiz ederken, bu büyük açık, acaba hangi küçük açıkların bir araya gelmesiyle oluşmuştur diye düşünmek yanlıştır. Kullanılması gereken analiz yöntemi “bu cari açık sorunu, acaba kendisinden daha büyük hangi makro ekonomik sorunun bir parçasıdır” diye düşünmek olmalıdır. Ancak bu yöntemle doğru “sebep-sonuç” ilişkini saptanabilir. Yoksa mazota bitkisel yağ katarak, her sektörü ayrı, ayrı inceleyip karmaşık, suiistimale müsait ve bütçeye yük teşkil edecek teşvik tedbirleri alarak veya
yerli malı haftaları düzenleyerek cari açık kapanmaz.
Son Söz: Bütün, parçayı içerir; parça bütünü içermez.
X