Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Önce korkuyu yen!

YILLAR önce Mustafa Denizli diye biri çıktı, Türk futbolunda o ana kadar kullanılmayan bazı ifadeleri kullandı. Milli Takım’a yeni bir felsefe getirdi.. Sonra Galatasaray’ı aldı, Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı final oynattı.

Ardından bir başka korkusuz isim, Fatih Terim sahne aldı. Dünyadaki hiçbir takımdan, hiçbir futbolcudan korkulmayacağını anlattı öğrencilerine.. Milli Takım’ı Euro 96 finallerine taşıdı tarihinde ilk kez.. Galatasaray’ı dünya takımı yaptı..

Daha sonra Şenol Güneş’ler, Ersun Yanal’lar yürüdü bu kapıdan..

Milli Takım ve Galatasaray, Türk futbolunun yüz akı olurken Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor zaman zaman saman alevi gibi parladılar. Bir türlü Avrupa’da ses getirecek büyük başarılar kazanamadılar.

Fenerbahçe, Daum’la bir çizgi yakalamıştı. Şampiyonlar Ligi’nde fena işler yapmadılar. Ama Zaragoza eşleşmesinde yine rakip çok büyütüldü. Korku ve birkaç taktik hata yüzünden Fenerbahçe saf dışı kaldı.

Geçen sezon Alkmaar karşısında büyük bir şans yakalandı. Rövanşta 2-0 öne geçen takım elenip gitti.. UEFA finali yine hayal oldu..

O potansiyele sahip

Bu sezon ne olacak? Bütün taraftarların kafasında bu soru var. Fenerbahçe ne zaman Avrupa’da kupa kazanacak, ya da kazanabilecek mi?

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi’ni de UEFA Kupası’nı da kazanabilecek potansiyele sahip.. Ama bunun için birçok unsurla birlikte Avrupa kompleksinin, korkusunun camianın üzerinden atılması gerek.. Nasıl Galatasaray, Fenerbahçe maçlarına bir korku, gerilimle çıkıyor, buna karşın Avrupa’da takır takır futbolunu oynuyorsa, Fenerbahçe de Avrupa’da bir türlü başarılı olamıyor..

Ama artık Fenerbahçe camiasının kararını verme zamanı geldi.. Aziz Yıldırım’ın en büyük hayalinin bu olduğunu biliyorum.. Zico’nun kariyer zıplaması için buna ihtiyacı olduğu ortada.. Roberto Carlos gibi bir dünya yıldızına yerel başarıların yeterli olmayacağı da ortada..

Bu sezon Şampiyonlar Ligi’ne kalmalı Fenerbahçe.. Orada grubu ilk ikide tamamlamalı.. Ardından daha ilerisi için hedef büyütmeli.. Çünkü Fenerbahçe’nin bunu yapacak gücü, seyircisi, bütçesi, arzusu var..

Bu sezon çok önemli

Sakın, "Barcelona, Real, Milan, Chelsea, Manchester gibi devler dünya para harcıyor, Fenerbahçe oralara çıkamaz" denmesin..

Galatasaray, UEFA Kupası’nı alırken İngiltere’nin en pahalı takımlarından Arsenal’i eledi.. Milli Takım dünyanın en önemli yıldızlarının yer aldığı Dünya Kupası’nda üçüncü oldu..

Fenerbahçe için bu sezon çok ama çok önemli.. Önce korkuyu yenecek Fenerbahçe.. Kura çekiminden başlayarak.. Milan’dı, Arsenal’di, Liverpool’du demeyecek.. Elemek için önce "Avrupa’da başarılı olamıyoruz" kompleksini üzerinden atacak..

"Biz dünya kulübü olacağız" diye yola çıkacak..

Fenerbahçe artık kararını vermeli.. Her sezon Türkiye Ligi şampiyonluğuna oynamak ile mi yetinecek, yoksa 7 yıl önce Galatasaray’ın başardığını yapmak için "korku elbisesini" çıkartıp, 11 cesur yürekle mi mücadele edecek?

Deivid için o para nasıl verildi?

FENERBAHÇE’nin Brezilyalı forveti Deivid’i en çok savunanlardan biriydim. Geçen sezon yeterince şans bulamadığı için verimli olamadığını dile getirmiş, takımda banko oynarsa özellikle iç saha maçlarında Kezman’la iyi bir ikili olabileceklerini vurgulamıştım.

Deivid bu sezonun hazırlık kamplarında en iyi gözüken oyuncu. Attığı gollerle bunu kanıtlıyor. Ancak, başkan Aziz Yıldırım’ın yaptığı bir açıklama Deivid’in takımda kalma nedeninin performansı değil, transferi sırasında ödenen yüksek bonservis ücreti olduğunu ortaya koydu. Başkan, "Deivid’i şu an için yollamayı düşünmüyoruz. Çünkü kendisine yüksek bir bonservis bedeli ödedik. Ancak, Şampiyonlar Ligi’ne katılırsak yeni bir transfer yapabiliriz" diyor.

O zaman akıllara şu soru geliyor: "Neden Deivid gibi bir oyuncuya bu kadar yüksek bonservis bedeli ödendi? Bu işten kim sorumlu?"

Serkan diye biri

G.SARAY, Lincoln’e odaklanmış durumda. Brezilyalı ile yatıp, Brezilyalı ile kalkıyor. Herkes onun forma giyeceği ilk maçı bekliyor. Sarı kırmızılı yönetim de yüksek hasılat için Lincoln’ü yurt dışı kampında oynatmadı. Şimdi bütün gözler İstanbulspor karşılaşmasında olacak.. Ama o maçta Lincoln’ü beklerken Serkan Çalık adında gencecik bir yıldız bütün tribünleri büyüleyebilir. Yetenekleri ve çalışkanlığı ile kampın en iyilerinden biri olarak gösterilen Serkan, yeni bir Emre Belözoğlu olma yolunda.. Feldkamp’ın yaşadığı şehir olan Essen’in takımı Rot Weiss Essen’den Barış’la birlikte transfer edilen Serkan, Alman Ümit Milli Takımı’nda da forma giyiyor.

Taraftar yılın transferi için "Lincoln" diyor.. Başkan "Seyrantepe Projesi daha önemli" görüşünde.. Bana göre ise yıllık 500 bin Euro civarında maliyeti olan Serkan bu sezona damgasını vuracak gibi..

Kevin Kuranyi 27 milyon Euro ise...

F.BAHÇE ve G.Saray’ın gündemindeki Schalkeli Kevin Kuranyi’nin sözleşmesinde, "27 milyon Euro getirirse ayrılır" diye bir madde varmış.. Kuranyi, Alman Milli Takımı’nda da oynuyor. Ama stili, sürati, golcülüğü ile 27 milyon Euro edecek bir oyuncu değil. Eğer o 27 milyon Euro ise, Beşiktaşlı Bobo’nun, Kuranyi’nin takım arkadaşı Halil’in, Trabzonsporlu Umut’un, Kayserisporlu Gökhan’ın 20 milyon Euro’dan az etmemesi gerek.. Ya Almanlar pazarlamayı çok iyi biliyor, ya da biz elimizdeki yıldızların değerini tam olarak ölçemiyoruz..
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI