Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Önce delil sonra sanık

    Hürriyet Haber
    17 Mayıs 2000 - 00:00Son Güncelleme : 17 Mayıs 2000 - 00:01

    Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanı İrfan Bayar yeni bakış açısını anlattı

    Poliste yeni anlayış

    EMNİYET Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanlığı (KPL) çağ atladı. Son teknoloji ürünü cihazlarla donatılan laboratuvarlarda, tıpkı ABD ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, kıl, tüy, tükürük ve meniden DNA analizi yapılabiliyor. Cam kırıklarından kazaya karışan araç saptanabiliyor. Sizi tehdit eden sesin kime ait olduğu belirlenebiliyor. Olay yerinde bulunan boş kovan ve mermi çekirdeklerinin incelenmesi artık bilgisayarlarda yapılabiliyor.

    Kriminal Polis Laboratuvarları Daire Başkanı İrfan Bayar, ‘‘Eskiden, eza. cefa, işkence iddiaları ortaya atılırdı. Mahkemeye çıkan suçlu, (ifademi işkence altında imzalattılar) deyip kurtulmaya çalışırdı. Ancak şimdi, delillerle kişilerin bağlantıları kuruluyor. Dolayısıyla işkence iddiası da ortadan kalkıyor. İşte insan hakları ve hukuk kurallarına bağlı, çağdaş Türk polisi artık böyle çalışıyor’’ diyor.

    ALMANLAR BİLE ŞAŞIRDI

    Geçtiğimiz hafta, Türk polisine sahtecilik eğitimi vermeye gelen Alman uzmanlar, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları'nı (KPL) gezdikten sonra, ‘‘Gördüğümüz manzara karşısında sarsıldık. Çok ileri teknoloji kullanıyorsunuz. Pekçok ülkeden daha gelişmiş laboratuvarlarınız var. Ülkemize döndüğümüzde karşılıklı eleman mübadelesi yapılmasını önereceğiz’’ dediler.

    Kriminal Laboratuvarlar Daire Başkanı İrfan Bayar, bir de ODTÜ ile ortak proje başlatmış durumda. Hedefleri, ‘‘en iyi laboratuvar’’ olmak. ‘‘Halkın güvenini kazanamayan hiçbir kurum halktan destek alamaz’’ diyorlar. Kriminal Laboratuvarlar'da amaç suçu ve suçluyu kesin olarak belirleyebilmek.

    İNSAN HAKLARINA BAĞLIYIZ

    Maddi delillerle desteklenmeden suç isnat edilen kişilerin mahkemelerde beraat ettiğini söylüyor, İrfan Bayar. Diyor ki: ‘‘Biz insan haklarına dayalı hukuk devleti kuralları içinde, suçun maddi delillerini buluyoruz. İnsan haklarına sıkı sıkıya bağlıyız. Türk polisi artık önce zanlıyı yakalayıp sonra delillere ulaşma yöntemini bıraktı. Polis artık önce delilleri topluyor. Sonra sanığı yakalıyor.’’

    İŞKENCE İDDİASINA SON

    İrfan Bayar, polisteki anlayış değişikliğini şöyle ifade ediyor: ‘‘Biz karalama müessesini de ortadan kaldırıyoruz. Eskiden, eza, cefa, işkence iddiaları ortaya atılırdı. Mahkemeye çıkan suçlu, 'ifademi işkence altında imzalattılar' deyip kurtulmaya çalışırdı. Ancak şimdi, delillerle kişilerin işlediği suçların bağlantıları kuruluyor. Dolayısıyla işkence iddiası da ortadan kalkıyor.’’

    Artık iletişim çağında yaşandığını vurgulayan İrfan Bayar, ‘‘Bizim teknolojiyi çok yakından takip etmemiz lazım. Sabah kalktığımızda bir önceki teknoloji eskiyor. Biz, teknolojiye bakan pencereyi daima açık tuttuk’’ diyor. Hatta teknoloji ihraç etme noktasına bile gelmişler: ‘‘Ulusal bazda çok güzel bir çıta yakaladık. Uluslararası platformlarda kendimizi göstereceğiz.’’

    Bayar'a göre, daha düne kadar delil özelliği taşımayan birçok unsur söz konusu teknolojik değişim sayesinde artık kolayca delil olarak değerlendirilebiliyormuş.

    Yıllar önce Amerikan Merkezi Polis Teşkilatı FBI'da kurs görmüş, İrfan Bayar:

    ‘‘O zamanlar gıpta ederdim. FBI yetkilileri, 'Biz suçtan korkmuyoruz, çünkü DNA'yı kullanıyoruz' derlerdi. Çalışma ve başarma azmimiz sayesinde biz de, uzun yıllardır DNA teknolojisini kullanır hale geldik.’’

    ÜNİVERSİTEDE DOKTORA YAPIYORLAR

    Emniyet Genel Müdürlüğü olarak hedefleri, adaletin çabuk ve doğru tecelli etmesi. Bu yüzden eğitime çok önem veriyorlar:

    ‘‘Kriminal Laboratuvar çalışanları asistan ve uzman doktor olarak üniversitelerde master ve doktora yapıyorlar. Akademik kariyere de son derece önem veriyoruz. Personeli gelecekte daha fazla hizmet alanına yayacağız. Teknolojiye adapte olmaları için bu gerekiyor.’’

    Olay yeri inceleme ekipleri sık sık eğitime alınıyor. Yeni teknikler son gelişmeleri de kapsayacak biçimde öğretiliyor.

    Hangi olayda, neyin delil olabileceği, o delilin nasıl toplanacağı ayrıntılarıyla anlatılıyor. Polis Akademisi amir adaylarına, olay yeri incelemesi tatbikatları yaptırılıyor.

    BALİSTİK İNCELEME ŞUBESİ

    Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarları'nda 8 ayrı uzmanlık şubesi etkinlik gösteriyor. Bunlardan birincisi ve en önemlisi Balistik İnceleme Şube Müdürlüğü. Bu bölümde, her türlü ateşli ve ateşsiz silahın ya da bıçağın olayda kullanılıp kullanılmadığı belirleniyor.

    BİLGİSAYARLA KOVAN İNCELEMESİ

    Kovan ve mermi çekirdeğinin olayda kullanılıp kullanılmadığı artık bilgisayarlar tarafından çok kısa sürede otomatik olarak saptanabiliyor. ABD, Almanya, Fransa, Japonya gibi gelişmiş ülkelerde kullanılmaya başlanan bu sistem, tıpkı otomatik parmak izi karşılaştırma sistemi gibi çalışıyor. Daha önceden bilgisayarlara arşivdeki kovan ve mermi çekirdekleri hakkındaki bilgiler yükleniyor. Olay yerinde elde edilen kovan ve mermi çekirdekleri arşivdekilerle karşılaştırılıyor. Bilgisayarlar, bir saniye içinde birebir karşılaştırma yapabiliyor. Mevcut 8 ayrı işlemci sayesinde bir saniyede 8 ayrı karşılaştırma tamamlanabiliyor.

    NASIL YAPTILAR?

    HİZBULLAH'IN SİLAHLARI

    Geçtiğimiz aylarda Hizbullah terör örgütüne yönelik bir operasyonda 20 silah yakalandı. Bilgisayarlı tarama sayesinde, bu silahların ayrı zamanlarda, ayrı bölgelerde, 40 kişinin yaralanması, 35 kişinin öldürülmesi olayında kullanıldığı ortaya çıktı. Başka bir operasyonda 7 silah ele geçirildi. Balistik incelemede, bu silahların ayrı zamanlarda ayrı illerde 1992-1995 yılları arasında 36 kişinin öldürülmesi, 30 kişinin yaralanması olaylarında kullanıldığı tesbit edildi.

    DENİZE ATILAN MÜDİRE

    İstanbul'da denize atılan banka müdiresiyle ilgili bir evde saç örnekleri bulundu. Daha sonra, kaçırılan müdirenin evindeki taraktan alınan saç teliyle bu örnekler karşılaştırıldı. Her iki kılın da aynı olduğu ortaya çıktı. Kaçırıldıktan sonra denize atılan ve cesedi bir daha bulunamayan bankacı kadının o evde bir süre tutulduğu DNA analiziyle belirlenmiş oldu.

    ŞEHİT ASKERLER

    Güneydoğu'da bir askeri helikopter düştü. 11 askerimiz şehit oldu. Cesetler yandığı için kimlikleri DNA yöntemiyle belirlendi. Ailelerden alınan kan örnekleri cesetlerden alınanlarla eşleştirildi. Hangi cesedin kime ait olduğu ortaya çıktı.

    569 OLAY ÇÖZÜLDÜ

    Sadece 1999 yılı içinde Ankara Kriminal Laboratuvarı Balistik İnceleme Şubesi'ne 5 bin 196 ateşli ve ateşsiz silah incelemesi geldi. 134 öldürme 268 yaralama 420 ateş etme olayı değerlendirildi. 74 cinayette kullanılan silahlar belirlendi. 164'ü yaralama ve 331'i ateş etme olmak üzere toplam 569 olay çözüldü.

    NELER YAPIYORLAR?

    TELEFONDAKİ SES KİME AİT?

    Ses incelemesi Şubesi'nde, telefonla hakaret, tehdit, taciz olaylarında sesin kişiyle bağlantısı araştırılıyor. Tıpkı parmak izinde olduğu gibi, kaydedilmiş insan sesleri karşılaştırılıyor. Sesin yapısı araştırılıyor. Ses insandan insana farklılık gösteriyor. Son teknoloji ürünü cihazlarla sesin kime ait olduğu tesbit ediliyor.

    EL YAZISI VE İMZA KARŞILAŞTIRMASI

    Belge İncelemesi Şubesi'nde el yazısı ve imzalar birebir karşılaştırılabiliniyor. Gerekirse arşivdeki el yazıları ve imzalar da devreye sokuluyor. El yazısının kime ait olduğu, yüzde 99.5 oranında, imzanın kime ait olduğu ise yüzde 99 olasılıkla saptanabiliyor.

    CAM PARÇASINDAN OTOMOBİLE

    Trafik kazasında plakası alınamayan otomobilden olay yerinde düşen iğne başı büyüklüğündeki cam parçasından yola çıkılarak söz konusu otomobil bulunabiliyor. Her camın kırılma endeksi farklı olduğu için aynı marka şüpheli araçların camları karşılaştırılarak fail belirlenebiliyor.

    DNA'LAR SAKLANIYOR

    DNA'ların profilleri var. Olay yerinde elde edilen DNA'ların profilleri saklanıyor. Biyolojik İnceleme Şube Müdürü Dr. Üner ülker, saklanma gerekçesini şöyle açıklıyor: ‘‘Mahkeme aşamasında itiraz olursa, DNA numunelerinin başka bir laboratuvarda incelenebilmesi veya faili meçhullerde kullanılabilmesi için saklıyoruz. Kimliği belirsiz cesetleri teşhis edebilmek için de bu numunelerin elde tutulmasında fayda var.’’

    KAN, KIL MENİ, TÜKÜRÜK

    Olay yerlerinde bulunan kan, kıl, meni, tükürük, vücut sıvısı gibi doku örnekleri olay yeri inceleme ekipleri tarafından toplanıyor. Biyolojik deliller laboratuvarda inceleniyor. Olayın mağdurlarının üzerinde sanıklara ait izler kalıyor. Kan, meni, tükürük, kıl gibi. Şüphelilerden alınan orneklerle laboratuvarda mukayese ediliyor. Biyolojik incelemede üç teknik kullanılıyor:

    1- Gruplandırma çalışması. Kan grubu a, b, ab ve sıfır grubuna ayrılıyor.

    2- Enzim çalışması yapılıyor. Benzer veya farklı özellikler tesbit ediliyor.

    3- Genetik DNA analizi yapılıyor. Bir numunenin incelenmesi 50-80 dolar arasında değişiyor. Bazı olay yerlerinde 10-15 izmarit, kan lekesi, bazılarında birkaç saç teli bulunuyor. Bunların hepsi tek tek analiz ediliyor.Sadece Ankara'da senede 600-700 olayla ilgili DNA incelemesi yapılıyor. Bölgeyle birlikte senede bin 500 olayın biyolojik analizi yapılıyor.

    LASTİK İZİ, AYAK İZİ

    Araçların lastik izlerinden, insanların ayak izlerinden, ayakkabılardan, çoraplardan elde edilen bir veriden yola çıkılarak kime ait oldukları saptanabiliyor. Olay yerinden alınan bir lif parçası elektron mikroskobunda gerçeğinin 300 bin katı kadar büyütülebiliyor. Bu yöntemle ağacı kesen balta, bakır teli kesen keski tespit edilebiliyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı