"Osman Müftüoğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Osman Müftüoğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Osman Müftüoğlu

Önce beyninizi besleyin

“İyi hayat” konusunda ciddi biçimde kafa yorduğunu, güzel ve sağlıklı bir hayat arayışlarında önemli sonuçlara ulaştığını bildiğim Dr. Gary Small’un güzel bir cümlesi var. Dr. Small diyor ki: “Önce beyninizi düzeltin gerisi kendiliğinden gelir!”

DR. Gary Small iyi hayatın temel çözümünün bedensel zindelikten çok beynin zindeliğinin azami düzeye çıkarılmasından geçtiğine inanıyor, “beyninizi uzun ve sağlıklı bir yaşama göre ayarlar ve hazırlarsanız bedeniniz zaten onu izleyecektir” diyor ve ekliyor: “Aklımızı çalışır durumda tuttuğumuz zaman fiziksel zindeliğimizi korumaya, ilişkilerimizi geliştirmeye, uzun yaşamı destekleyecek bir beslenme planı uygulamaya ve saydığım sekiz kuralın diğerlerine ulaşmamızı sağlayacak sağlıklı yaşam biçimi değişikliklerini yapmaya daha yatkın oluruz.”

Dr. Small’ın belirttiği bu konunun altını çizmek istiyorum. Bizim toplumumuzda da sağlığı ve sağlamlığı sürdürebilmenin sadece yeme içme alışkanlıklarımızı değiştirmek ve bedenimizi beslemekle, hadi bilemediniz buna bir de düzenli fiziksel aktiviteyi eklemekle başarılacak bir şey olduğunu düşünülüyor. Oysa beynimiz için de “kullan ya da kaybet” prensibi en az kaslarımız ve kemiklerimiz kadar önemli. Beynimiz için de onu doğru duygularla beslemek, olumlu görüşleri sürdürmek ve ılımlı bir hayat tarzıyla mutluluk ve verimliliğe destek olmak son derece anlamlı.

Çok güzel bir çalışma sadece olumlu ve mutlu yaşlıların olumsuz görüşlü ve mutsuzlara oranla neredeyse yirmi yıl daha uzun yaşama şansı yakaladıklarını gösteriyor.

Bulmacaların sonucu

Yine bir başka çalışma okumak, bulmaca çözmek, monopoli gibi oyunlar oynamanın Alzheimer hastalığı riskini yaklaşık 1/3 düşürdüğünü ortaya çıkarıyor.

Olumlu düşünmenin, kendimize özgüven aşılamanın başarılı bir yaşlanma stratejisi olduğunu gösteren başka kanıtlar da var. Geniş ve güçlü bir toplumsal ağ kurabilmek ve bu ilişkiler ağı sayesinde kaygı ve kuşkulardan uzak bir hayat sürebilmek neredeyse yüzde 20 daha uzun yaşama şansı veriyor.  Ruhsal sağlığın önemli destekçilerinden biri olan “cinsel yaşam” da en az fiziksel diğer destekler kadar önemli bulunuyor.

Cinsel yaşamın etkisi

Birçok çalışmada cinsel ilişki arzusu ve gereksiniminin yaşam boyu sürdüğü gösterilmiş durumda ve her yaştaki sağlıklı cinsel ilişkiler tansiyonu düşürmekte, stresi azaltmakta, depresyondan uzak tutup bağışıklığı güçlendirmekte ve neticede ruhsal ve fiziksel zindeliği aynı anda destekleyerek ömrü uzatmaktadır.

Hareket edin

FORMDA, keyifli, sağlıklı ve huzurlu bir hayatın en etkili ilacı hangi yaşta olursanız olun, aktiviteyi bırakmamaktır. Yürümek en etkili aktivitedir ama yüzme, bisiklete binme, top oyunları, golf, at binme ve benzeri her türlü fiziksel aktiviteyle de desteklenip zenginleştirilmelidir diye düşünüyorum.

Sağlığınızı izleyin

İyi hayatı yakalayabilmek için yapacağınız şeylerin arasına mutlaka düzenli sağlık kontrollerinden geçmektir. Genel önerileri ne kadar yerine getirirseniz getirin yüksek olan tansiyon veya şekerinizi düşürmedikçe, trigliserid yüksekliği, kötü kolesterol fazlalığı, iyi kolesterol azlığı gibi problemlerinizi ciddiye alıp çözümlemedikçe, varsa fazla kilolarınızı verip bel çevrenizi küçültmedikçe ve belirli aralıklarla güvenli sağlık denetimlerinden de geçmedikçe işiniz kolay olmayacaktır.

Can boğazdan gelmez, gider

BEDENİMİZİ doğru beslenmek birçok defalar tekrarladığımız gibi güzel ve sağlıklı bir hayatın tabiî ki temel belirleyicileri arasında ama dikkat ederseniz bu yazıda bile oldukça gerilere düştü. Şu noktaları tabii ki unutmayacağız: Doğru beslenmek, dengeli ve çeşitli besinler yiyip içmek, gereği kadar yiyip özellikle yaşınız ilerledikçe her sofradan birazcık aç kalkmayı becerebilmek son derece önemli noktalardır. Beslenme konusunda çok şey okuduğunuzu bilsem de şu noktayı bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: Az yiyin, öz yiyin. Tek yönlü beslenmeyin. Karbonhidrat, protein ve yağlar arasında mantıklı bir oran içinde kalmaya özen gösterin. Özellikle kırklı yaşlardan sonra “can boğazdan gelmez, gider” prensibini benimseyin. Mevsiminde ve kendi ülkenizde yetişen yiyecekleri tüketmeyi ihmal etmeyin. Mümkün olduğu kadar katkısız, doğal, imkânınız varsa organik şeyler yiyip içmeye bakın.

Stres ömür törpüsüdür

BİZİ hızlı yaşlandıran önemli faktörlerden birinin de yoğun ve tekrarlayan stresler olduğunu bu sayfanın okuyucuları çok iyi bilirler. Ben iyi yönetilemeyen stresin neredeyse bir ömür törpüsü haline gelebileceğini düşünüyorum. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Bilindiği gibi DNA’larımızın uç kısmında bulunan telomerlerin uzunluğu ömrümüzün uzunluğuyla yakından ilişkili. Telomerleriniz ne kadar hızlı kısalıyorsa, ömrünüz de o oranda hızlı tükeniyor. Telomeri örseleyip törpüleyen ve beklenenden daha hızlı kısaltan faktörlerin başında stres geliyor. Bu nedenle ben strese ömür törpüsü ya da telomer törpüsü demenin yanlış olmayacağını kabul ediyorum. Stres erken yaşlanmanın da, kötü yaşlanmanın da önemli faktörlerinden biridir. Stresi olabildiğince denetim altına almak, evde, işte ya da sosyal yaşamda stres faktörlerini azaltmak ya da onlardan uzak durmak, eğer başarılabilirse strese karşı teflon stratejisi izleyip onun beden ve ruhumuza yapışmasına engel olmak önemli bir yaşlılık engelleyicisidir.
Duygusal evinizi toplayın
Dr. Gary Small diyor ki: “Yaşamınızdaki dağınıklığı azaltmak stres düzeyinizi düşürmenin etkin bir yoludur. Nasıl ara sıra giysi dolabınızı elden geçirip fazlalıklardan kurtuluyorsanız bazen duygusal evinizi de temizlemeniz gereksiz ilişkilerden uzaklaşarak enerjinizi sadece sevdiğiniz, ilgi duyduğunuz insanlar için harcamanız doğru olur. Bir zamanlar anlam içeren bazı eski dostluklar zaman içinde kişiye zenginleştirmek yerine zarar veren sıyrılması güç eski alışkanlıklar haline gelir.” Gary Small’ın bu fikrinin özetini ben “ilişki detoksu” olarak tanımlıyorum ve hayatın pek çok alanında olduğu gibi zamanı ve yeri geldiğinde sorun yaratabilecek ilişkileri de hayatımızdan çıkarmanın –detokslamanın- faydalı olacağını kabul ediyorum.

SONUÇ

KISACASI “iyi hayat” için modern tıptan faydalanmanız şarttır. Tabii ki geleneksel tıbbın tavsiyelerinden, örneğin yiyeceklerinize daha sık tarçın, zencefil, zerdeçal eklemek, yeşil çay içmek, omega-3 ve CoQ10 gibi etkili desteklerden faydalanmayı bilmek ve benzeri avantajlardan da faydalanmanız lazımdır ama geleneksel tıbbın sadece “tamamlayıcı” olduğunu unutmadan ve onun modern tıbbın alternatifi olduğunu düşünmeden! Umalım ki hepimizin iyi, güzel, keyifli, sağlıklı bir hayatı, mutlu, zarif ve bilge bir yaşlılığı olsun. Gayret bizden, ödül Allah’tan.

X