Ege Haberleri

EGE

    Ölümüne anne oldu

    Nesrin COŞKUN / İZMİR (DHA)
    01 Ocak 2011 - 00:00 Son Güncelleme : 31 Aralık 2010 - 22:09

    Hamileliği sırasında hipertansiyon hastası olduğu ortaya çıkan Türk asıllı Rus vatandaşı Valentina Karadjhov’a Rus doktorlar “İkiniz de ölürsünüz” uyarısı yaptı, o İzmir’de doğurdu.

    MOSKOVA’da yaşayan Gagavuz Türk’ü Rus vatandaşı Valentina Karadjhov (30), çocuk sahibi olabilmek için makine mühendisi Mihail Karadjhov (32) ile ikinci evliliğini yaptı. Hamileliğinin 20’inci haftasında pulmoner (akciğer) hipertansiyon hastası olduğu ortaya çıkan ve tıbben doğum yapması çok riskli bulunan Karadjhov, ülkesinde doğuma izin verilmeyince bir Türk’le evli olan İzmir’de yaşayan ablası Sevgi (Swetlana) Dalçiçek’ten yardım istedi.

    Bebeğim beni öldürmedi

    Ablası ve eniştesi Selim Dalçiçek, Ege Üniversitesi Hastanesi’ni önerdi. Karadjhov, eşiyle İzmir’e gelip Ege Üniversitesi Hastanesi’ne başvurdu. Hastayı ilk Kardiyolog Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu gördü, gebeliğinin ciddi yaşam riski yarattığı bildirildi. Pulmoner Hipertansiyon Konseyi, anne adayının hamileliğinin sonlandırılmasına karar verdi. Ancak Valentina, kararından vazgeçmeyince 28 Eylül’de Kardiyoloji Kliniği yoğun bakıma yatırıldı. İşletme mezunu olan, bir yıl Türkiye’de kurs görüp Türkçe öğrenen Valentina Karadjhov’a özenle bakıldı,  tedavilerle gebeliğinin uzatılması, bebeğinin gelişmesi sağlandı. 22 Kasım’da Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’ne götürümlen Valentina, yoğun bakım koşullarında sezaryenle 41 santim boyunda 1 kilo 750 gram ağırlığında, eşinin adını verdiği oğlu Mihail’i dünyaya getirdi. Bebeğini birkaç dakika görebilen genç kadın, tekrar Kardiyoloji Yoğun Bakım’a kaldırıldı. Bebeği taburcu edilen, kendisi de servise çıkarılan Valentina, oksijene bağımlı olarak tedavisi sürerken, minik oğluna kavuşacağı günü iple çekmeye başladı. Ölüm riskini bile bile gebeliğini sürdüren Karadjhov, “Hastalığım Moskova’da 20 haftalık hamileyken ortaya çıktı. Bebeğimi almak istediler, kabul etmedim. Ben 10 yıldır bu bebeği bekliyordum. Burada da ölüm riskini söylediler. Ama bebeğimden vazgeçemezdim. Vazgeçmeyince de bana yardım eli uzattılar” dedi.

    Borç 60 bin lira oldu

    Oğluna özlemini eşinin kameraya çektiği görüntülerle gidermeye çalışan Karadjhov’un mutluluğunu 60 bin liraya ulaşan hastane faturası gölgeledi. Tedavisi nedeniyle ülkesine uçak ya da karayoluyla dönmesine izin verilmediğini, İzmir’de uzun süre kalması gerektiğini belirten Karadjhov, “Ne zaman bilmiyorum ama taburcu olunca bebeğime bakan ablamın evine gideceğim. Eşim Moskova’ya dönüp çalışacak ve para gönderecek. Konsolosluk, Moskova’da hekimleri dinlemeyip buraya geldiğimiz için masrafları ödemeyeceklerini söyledi. Eniştem, bize destek olmaya çalışıyor. Her şeye rağmen en büyük arzum bebeğime kucağıma almak, onunla uzun hayat sürmek” diye konuştu.

    Bebek senetle taburcu edildi

    Maddi manevi yardımlarını eksik etmeyen Selim Dalçiçek, bebeği 24 bin lira senet imzalayarak çıkardıklarını belirterek şunları söyledi: “Borç 60 bin liraya ulaştı. Para yok diye hastaneden bir ret cevabı ile karşılaşmadık. Bebeği senet karşılığı çıkardık, nisan ayı sonuna kadar 24 bin lira ödeyeceğiz. Kardeşimin inşaat firması var, o da destek oluyor. Valentina’nın eşi konsolosluk yetkililerine başvurdu. ‘Siz bir senet imzalayıp ülkenize kaçın, nasıl olsa sizden para talep etmezler’ diye yanıt vermişler. Bu konsolosluk makamına yakışmayacak bir yanıt. İmkanlarımızı zorluyoruz.”

    Herkesin şansı aynı olmaz
    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, pulmoner hipertansiyonun ölüm riskini artırdığı için gebeliğin sürdürülmesini önermediklerini belirterek şunları söyledi:
    “Hastamıza Rusya’da da aynı şeyler söylenmiş, burada da biz uyardık. Hasta bunu kabul etmedi. Hasta yoğun bakıma yatırılarak gebeliğin ilerlemesi, bebeğinin en azından dünyaya geldiğinde hayatta kalabilir düzeyde gelişmesinin tamamlanması sağlandı. Bebek yenidoğanda bir ayını tamamladı, taburcu oldu. Annenin akciğer hastalığı var. Erken dönemdeki, doğuma bağlı ölüm riskini şu an için bir kenara itmiş durumdayız, ama hastalığın kendi sürecinin tedavisi devam ediyor. İleride akciğer nakli gerekebilir, iyileşme de gösterebilir.”

    Nasıl geri dönsün
    Doç. Dr. Meral Kayıkçıoğlu, hastalarının sosyal güvencesi olmadığı için tedavi faturalarıyla ilgili sorun yaşadıklarını vurguladı, şöyle konuştu: “Yatırdığımızda başhekimliğe haber verdik. Böyle bir hastayı kapının önüne bırakamazsınız, oksijen bağımlısı bir hasta. Artık taburcu etmem de gerekiyor ama evde bazı koşullar gerekiyor. Pulmoner hipertansiyon hastalıklarının altında yatan nedeni bulmak için tetkikler yapmamız gerek. Ama bu tetkiklerin her biri para demek. Aldığı tedaviler çok pahalı. İlaç firmaları destek verdi, buraya kadar geldik. Ülkesine nasıl gidecek, o da ayrı problem. Elimizden geleni yapıyoruz, ailesi destek olmak için çabalıyor.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı