Olumlu hava kalıcı mı?

Zeynel BALCI
03.10.2015 - 22:20 | Son Güncelleme:

Gelişen ülke para birimlerinde düşüşlerin ivme kaybetmesi, ABD’nin faiz yükseltme ihtimalinin zayıflaması, borsada tepki yükselişine, dövizde ise kâr satışlarına neden oldu. Ancak bu durumun sürmesi için yeni gelişmelere ihtiyaç var.

DIŞ piyasalar ve gelişen ülke para birimlerinde düşüşlerin ivme kaybetmesi borsada tepki yükselişlerine neden olurken döviz kurlarında kâr satışları görüldü. Ancak piyasayı taşıyacak beklenti eksikliği ve zor gündem nedeniyle temkinli görünüm korunuyor. Yakalaşan seçim ve FED’in faiz artırım baskısı dışında henüz fiyatlanmasa da Rusya’nın fiilen Suriye’ye müdahalesi gündemi biraz daha zorlaştırdı. Beklentilerin altında gelen ABD tarım dışı istihdam verileri ekimde FED’in faiz artış olasılığını iyice azaltırken içeride ve dışarıda dolara değer kaybettirdi. Bu durum kısa süreli olumlu algıya neden olabilir. Ancak FED başkanı Yellen’in bu yıl içinde faiz artışı olabilir, açıklaması da geçerliliğini koruyor. Borsada tepki yükselişi henüz güç kazanmış görülmüyor. Bu açıdan 76.000-76.500 seviyelerinin geçilmesi önemli olacak. Geri çekilmelerde ise destekler 73.000-72.500 seviyelerinde. Borsada dış piyasalara bağlı olarak tepki alımlarının devamı beklense de direnç seviyelerinde satışla karşılaşabilir.

KÂR SATIŞLARININ ETKİSİNDE

Dolar/TL paritesinde kâr satışları sürüyor. İlk destek 2.975 seviyesinde görülürken bu seviyenin üzerinde tutunabilir. Aksi takidirde düşüş formasyonlarından “Çift tepe” formasyonu işlerlik kazanacaktır. Sonraki destekler 2.92-2.90 seviyelerinde bulunuyor. İlk dirençler ise 3.03 ve 3.07-3.08 seviyelerinde. 3.07-3.08 daha önemli. Çıkışın devamı için bu seviyelerin geçilmesi gerekecek. Kâr satışları etkisini sürdürebilir.

Hindistan faiz düşürdü ama...

TÜRKİYE ile “Gelişen Ülkeler” liginde yer alan Hindistan geçen hafta sürpriz bir şekilde faiz indirimine gitti. Hindistan Rupisi dahil olmak üzere gelişen ülke para birimleri değer kaybederken Hindistan Merkez Bankası gösterge faiz oranını 50 baz puan düşürerek yüzde 6.75 seviyesine çekmesi önemli bir gelişme. FED faiz artırım süreci ve seçim yaklaşırken Türkiye’de faiz indiriminden çok merkez bankası faiz artışı tartışılıyor. Hindistan ile Türkiye arasında faiz inidirmi için baz alınabilecek bazı makro ekonomik verileri karşılaştırdık. Enflasyon, cari açık, işsizlik ve büyüme gibi kriterler açısından Hindistan’ın elinin daha rahat olduğu görülüyor.

Döviz kurlarının bilanço etkisi yine hissedilecek

30 Haziran ve 30 Eylül tarihleri aynı zamanda üç aylık çeyrek dönemler bilanço tarihleri. 30 Eylül’de tamamlanan 3. Çeyrek bilanço tarihi ile 2.Çeyrek bilanço tarihi olan 30 Haziran dönemleri arasında Dolar/TL, 2.68’den 3.03 seviyesine yükseldi. Yani yüzde 13’lük bir artış söz konusu. Bu durum dövizde açık pozisyonu olanlara finansal gider olarak olumsuz, döviz pozisyonu artıda olan ve ihracatcı şirketlere olumlu etki edecek.

S&P, kırılgan ülkelere yeni tanım getirdi

Kırılgan beşli tanımının isim babası olarak bilenen ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley’in ardından bu defa ABD’li kredi derecelendirme kuruluşu S&P yeni bir tanım getirdi. Daha doğrusu içeriğini değiştirdi. Türkiye ise yeni listede de yerini korudu. Morgan Stanley’in en kırılgan beş ülke listesinde Türkiye, Brezilya, Hindistan, Endonezya, Güney Afrika vardı. Sonra 8’li ve 10’lu gruplar yapıldı ama aklılarda hep 5 ülke kaldı. Bu defa S&P, kendi kırılgan 5’li listesini Türkiye, Venezuella, Arjantin, Kolombiya ve Peru olarak açıkladı Kriterler ise FED faiz artırımı sonrasında likiditenin azalma olasılığı, yurt içi kredilerdeki büyüme ve Çin’deki yavaşlamanın etkileri olarak koydu. Morgan Stanley ise FED politikaları karşısındaki duyarlılığı öne çıkarmıştı. Kriterler ve ülkeler değişese de bizi üzse de Türkiye’nin listedeki yeri değişmiyor.

CDS’ler yükselmeye ve piyasalara yön göstermeye devam ediyor

Ülkelerin risk primini yansıtan CDS oranlarının piyasaların yönü konusunda iyi bir referans olduğu bilinir. CDS puanları yükselince, borsanın düştüğü, döviz kurlarının yükseldiği veya CDS’ler düşerken borsanın yükseldiği, döviz kurlarının düştüğüne işaret eden tablo ve grafikleri bu sayfalarda birkaç kez yayınlamıştık. 2011 yılından bu yana CDS oranının dip ve zirve seviyelerini test ettiği tarihlerdeki BIST100 Endeksine baktık. Aynı korelasyon ve etkileşinm yine çalışıyor. Bu defa farklı bir noktaya dikkat çekmek gerekecek. Türkiye’nin 5 Yıllık CDS Oranı 09 Ocak 2012 tarihinde 343 ile zirveler denerken BIST100 Endeksi 49.836 seviyesinden kapanış yapmış. 01 Ekim’deki 313 CDS oranlarına karşılık BIST100 Endeksi 74.000 seviyelerinde. Bu noktadan hareketle, BIST100 Endeksinin daha güçlü kaldığını söylemek mümkün. Veya temkinli bakmak isteyenler de BIST100 Endeksinin bulunduğu seviyeyi yüksek bulabilir.

Faiz ve Enflasyon makası açılıyor

Faiz için önemli referanslardan biri de enflasyon. Enflasyon ve faiz oranları grafikleri biri birini izler bu yüzden. Ancak son dönemde enflasyondaki düşüşe rağmen gösterge faiz oranlarında yükseliş eğilimi devam etmekle birlikte aralarındaki makas oldukça açıldı. Bu durumu kısa dönemli bir sapma olarak görürsek, önümüzdeki dönemde enflasyonun yükselmesi veya faizin düşmesi gibi sonucu bekleyebiliriz. Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası başkanı Başçı yaptığı sunumda, enflasyon beklentisindeki artışa işaret etmişti.


YUKARIDA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR, YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR.

Etiketler: piyasa


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı