Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ölümler artacak

Her gün, ben söylemiyorum, Çalışma Bakanlığı istatistikleri söylüyor, “İş kazaları nedeniyle her gün ortalama dört işçi iş kazalarında hayatını kaybediyor”.

Demek ki, iş kazalarını önlemek gerek. Zaten Çalışma Bakanı Faruk Çelik de bu konuda kararlı. Ne zaman büyük bir iş kazası yaşasak, Bakan Çelik çıkıyor, “İş kazalarını önleyecek önlemleri en kısa sürede alacağız” diyor. Bakan Bey kararlı, Çalışma Bakanlığı’na iki kez atanıyor, toplam dört yıla yakın aynı koltukta oturuyor. Dört yıldır “kararlı”.
Kararlı günlerinin birinde yakasına bir şanssızlık yapışıyor.

ERTELEME ÖNERİSİ

On gün kadar önce bazı AKP milletvekilleri, arkadaşları bir yasa önerisi veriyor. “İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası” ile ilgili değişiklikler öneriliyor:
İşyeri hekimliği ile iş kazalarını denetleme elemanları görevlerine;
1- Kamu kurumları ile 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için bu yasanın yayım tarihinden dört yıl sonra,
2- 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için yayım tarihinden iki yıl sonra,
3- Diğer işyerleri için yayım tarihinden 6 ay sonra başlayacak. Yasa böyle değiştiriliyor, daha önce kabul edilen göreve başlama süreleri erteleniyor.

AB’YE DE TERS

Bu erteleme ile iş güvenliği yine güme gidiyor. Böyle bir erteleme;
1- Şu sıralarda ilişkilerimizin yerle bir olduğu AB ölçülerine de ters düşüyor.
2- Yılda iki kez işyeri hekimliği için yaklaşık altı bin kişi başvuruyor. Bu nedenle devletteki görevini bırakanlar var. Pek çok işyeri binlerce lira harcayarak teknik personel ile anlaşma imzalamış durumda. Erteleme binlerce insanı yeniden açıkta bırakıyor.
Asıl vahim olan çok başka bir gerçek.

BAKAN NE DİYOR

Çalışma Bakanlığı verilerine göre her gün dört kişi iş kazalarında hayatını yitiriyor. Bu öneri yasalaşır ise, ortalama üç yıllık erteleme söz konusu. Yani, iş kazalarında ölümler artacak. Hem de, fena halde, göz göre göre artacak.
Çalışma Bakanı Faruk Çelik bu değişikliğe “Eyvallah” diyor mu, bence hayır. O iş kazalarını önlemekte kararlı. Dört yıldır uğraşıyor baksanıza.

AB ile kavga bakanı

ÖRNEĞİN, Tarım Bakanı. Görevi tarımda daha yüksek rekolte, çiftçinin refahının daha çok artması, daha çok tarımsal ürün ihracatı, vs.
Örneğin, Ulaştırma Bakanı. Görevi kara ve demiryollarını geliştirmek, daha iyi yollar yapmak, haberleşmeyi iyileştirmek, vs.
Örneğin, Enerji Bakanı. Görevi enerjide dışa bağımlılığı azaltmak, enerji darboğazlarını gidermek, kendi enerji kaynaklarımızı geliştirmek, vs.
Her bakan kendi alanında iyi ilişkilerden ve o sektörü geliştirmekten sorumlu.
Bir de AB’den sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış var. O tam tersini yapıyor, AB ile ilişkileri düzeltmeye çalışmak yerine, sürekli torpilliyor. AB ile ne zaman sorun çıksa, onun sayesinde ilişkiler daha da geriliyor.
Hazret “AB ile başmüzakereci” değil, sanki “başkavgacı”.

Adaletin bu mu dünya

Ethem Sarısülük’ün ölümüne sebep olduğu iddiasıyla mahkemeye çıkan polis serbest.
Bingöl’de on üç yaşında bir kıza tecavüz ettikleri gerekçesiyle mahkemeye çıkan dört çavuş serbest.
Antalya’da üç genci tekme tokat döven polisler serbest.
Gezi eylemleri nedeniyle, İçişleri Bakanlığı verilerine göre, dört bin 900 kişi göz altına alınıyor. Çarşı grubundan bazı kişiler tutuklu. Göz altına almalar ve tutuklamalar devam ediyor.
“İleri demokrasiden, hukukun üstünlüğünden” örnekler.

X