Gündem Haberleri

    Ölüme dair şaşkınlığım

    Özgür BOLAT / ozgurbolat@hurriyet.com.tr
    10.11.2009 - 09:54 | Son Güncelleme:

    Bir kez daha çok şaşırdım.

    Araştırma ve akademik işbirlikleri için Amerika’ydım. Her yurtdışı seyahatimde farklı insanlar tanıyor, farklı yaşam tarzları öğreniyorum.

     

    Yine böyle bir durum ile karşılaştım.

     

    ÖLÜMCÜL HASTALIK

     

    Uzun zamandır tanıdığım İngiliz bir hoca ile sohbet ediyorum. Anlatmaya başladı.

     

    Eşimin babası (John) akciğer kanseri. Sonuçları öğrenmek için doktora gittiğimiz zaman doktor üç aylık ömrü kaldığını söyledi. Eşimin (Catherina) ve annesinin (Mary) gözünde yaşlar belirdi.

     

    John 75 yaşında, Mary ise 72. Tam 57 yıldır, 15 yaşından beri birlikteler. Birbirlerinden başka hiçbir şeyleri ve kimseleri yok hayatta. Çok da mutlular.

     

    SENSİZ NE YAPARIM?

     

    Bir gün akşam evde otururken Mary odaya giriyor ve ‘John! Kararımı verdim. Ben de seninle ölmek istiyorum’ diyor John’a.

     

     “Çok düşündüm. Ben sensiz ne yaparım? Nasıl yaşarım? Zamanımı nasıl geçiririm?”

     

    John yanıt veriyor: “Mary, bunu yapamazsın, kızımıza karşı sorumluluğun var. Onu yalnız bırakamazsın. Yaptığın bencillik.”

     

    Mary, kızı için yaşamalı mı yoksa istediği şeyi yapıp hayatına son vermeli mi karar veremiyor. Konuyu kızı Catherina’ya (45) açıyor.

     

    KIZIN FİKRİ

     

    Catherina yanıt veriyor.

     

    “Annecim, seni anlıyorum. Babamsız yapamayacağını da biliyorum. Babamın bana karşı sorumluluğun olduğunu söylediğini de biliyorum. Ama Annecim, bana karşı sorumlu hissetme. Sana böyle yük olmak istemem.

     

    Hayatına son vermek istiyorsan, bu kararını beni düşünmeden vermen gerekiyor. Bu senin kararın. Senin için doğru olanı ve gerçekten yapmak istediğin şeyi yapmalısın. Ben sana engel olamam.”

     

    ŞAŞIRDIM

     

    Catherina’nın bu yanıtı beni çok şaşırttı. Hangimiz annemize böyle bir şey söyleyebiliriz. Hangimiz annemizin kendi hayatına son vermesine izin verebiliriz.

     

    Sanmayın ki bu aile sevgi yoksunu bir aile. Birbirlerini çok seviyorlar. Sadece yaşam tarzları ve bakış açıları farklı.

     

    Bu kültürel mi bireysel mi bilemiyorum. Ama muhtemelen her ikisi de.

     

    Kültürler ne kadar farklı. İnsanların davranışlarında kültür ne kadar da belirleyici oluyor.

     

    Biz annemize “Bunu yapamazsın, Anne” desek, belki onlar “Neden annene baskı yapıyorsun?” diyecek.

     

    Ayrıca kadın kocası ve çocuğu arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığında kocasını seçiyor. Belki de kendisini seçiyor.

     

    Acaba bu da mı kültürel?

     

    İnsan ne bilinmez ve kestirilemeyen bir varlık.

     

    Elif Şafak’ın Listesi

     

    Elif Şafak en çok sevdiği kitapları şu şekilde sıraladı. Sizler ile paylaşmak istedim.

     

    1. Gabriel Garcia Marquez, Yüzyıllık Yalnızlık

     

    2. Isabel Allende, Ruhlar Evi

     

    3. Ahmet Hamdi Tanpinar, Huzur

     

    4. Sevgi Soysal, Yürümek.

     

    5. Haruki Murakami, Sinirin Güneyinde Günesin Batışında 

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı