Ölüm borsası

NE zaman yürek yakan bir facia olsa, TV ekranlarındaki “ölüm borsası” anında başlar.

Haberin Devamı

Altyazılar akmaya başlar her kanalda:
“En az 10, 30, 300 vb. ölü. Onlarca ya da yüzlerce, binlerce yaralı...”
Ve yangının, depremin, patlamanın olduğu yerde yakınları olup da oraya ulaşamayanlar, faciayı o “altyazılardan naklen” izlemeye başlar.
Bir kanal 1 ölü der, içlerine su serpilir biraz.
Diğer kanal en az 10 ölü diye girer mevzuya, ürperirler.
Yürekleri ağızlarında, izlerler.
GGG
“Ölüm borsası” dün Mısır’dan “çok sayıda ölü, 1 ölü, hayır 10, olmadı 3 ölü” haberleriyle akıp giderken....
Kara haber öğlene doğru OSTİM’den geldi.
OSTİM’de “Uzay Çağı Caddesi”nin yakınındaki bir işyerinde patlama oldu.
Ve anında, 10 dakika geçmeden ekrandan, ekonomi bülteninde borsada hisse senedi fiyatlarının akıp gittiği aynı alt alandan akmaya başladı haberler.
Bir ölü, 4’ü ağır .... yaralı.
Bir başka kanal: En az 4 ölü, yüzlerce yaralı...
Diğeri ölü sayısı 6, enkazda 50 işçi var.
Aynı anda bir başka ekranda, 20 işçi enkaz altında...
Kuşkusuz, resmi açıklamayı ya da habercilerin olay yerinden binbir emekle  aktardığı somut bilgileri bekleyen/aktaran bir kaç kanal da var.
Ama çoğunda, aynı borsa.
GGG
Ve ekranın karşısında insanlar.
Her an inen-çıkan “ölüm borsası”nı izliyor:
“Ölüm sayısı 4’e çıkmış, yok 6’ya, hayır en az 10...”
GGG
Aynı süreçte patlamanın nedenine dair binbir yorum, tahmin, temelsiz varsayım.
Henüz hiç bir teknik inceleme yapılmamış. Ama bazı kanallarda konuşturuluyor vatandaşlar.
“Bence sanayi tüpü abi”...
“Yok yok, ben duydum doğalgaz sıkışması”...
“Kalorifer kazanı, hayır oksijen tüpü”...
GGG
Uzay Çağı Caddesi’nde olmuş patlama.
Tamam, Uzay Çağı’na ayak uydurmak hız gerektirir de, biraz da ciddiyet  gerektirmez mi...

 

Yazarın Tüm Yazıları