Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ölmeden önce "Mezarım derin olsun" türküsünü söyledi

    Ersin ERCAN- Koray YILMAZDEMİR- Hasan KAYA/DÜZCE, (DHA)/Bülent CİVANOĞLU- Hüseyin TÜCCAR- Tarık ARSLAN/ BURSA (DHA)
    21.07.2007 - 09:13 | Son Güncelleme: 21.07.2007 - 12:28

    Uludağ'da telesiyej kazasında hayatını kaybeden 15 yaşındaki Meral Işık’ın, Düzce’deki cenazesinde gözyaşı sel oldu. Meral Işık'ın kazadan yarım saat önce arkadaşlarına, “Vur kazmayı mezarcı, mezarım derin olsun” türküsünü söylediği, bu sırada arkadaşlarının cep telefonuyla fotoğraf çektiği ortaya çıktı.

    İŞTE ÖLMEDEN YARIM SAAT ÖNCE ÇEKİLEN FOTOĞRAF

    Dün Bursa Uludağ’da telesiyej kazasında yaşamını yitiren Rıza Malatyalı İlköğretim Okulu’ndan bu yıl mezun olan Meral Işık, gözyaşları içinde toprağa verildi. Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, Kızılay Genel Müdürü Ömer Taşlı ve Genel Sekreter Muzaffer Komit’in çelenk gönderdiği cenazeye,  Düzce Belediye Başkanı AKP'li Mehmet Keleş de katıldı.

    CENAZEDE GÖZYAŞI SEL OLDU

    Hasgül ve Nuri Işık çiftinin 5 çocuğundan en küçükleri olan Meral Işık’ın cenazesi, sabah saatlerinde Ağa Mahallesi’ndeki evinden alınarak, Düzce Belediyesi’ne ait cenaze arabasıyla Ağa Mahallesi Mezarlığı’na götürüldü. Mezarlıktaki musalla taşına konulan Meral Işık’ın cenazesi, burada kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilirken, anne Hasgül ile baba Nuri Işık gözyaşlarına boğuldu. Kızının mezarı başında ağlayan Hasgül Işık’ı yakınları ve komşuları teskin etmeye çalıştı. Kardeşinin ölüm haberi üzerine sinir krizi geçiren ve cenazeye katılamayan ağabeyi Mesut Işık’ın ise hastanede tedavi altında olduğu bildirildi.

    Cenazede, Kızılay’ın 10 günlük ücretsiz kampına Meral Işık ile birlikte katılan arkadaşı 15 yaşındaki İklima Çaldıran ile akrabası ve sıra arkadaşı olan 14 yaşındaki Gülşen Işık da yer aldı. Cenazede gözyaşlarına boğulan genç kızın arkadaşlarını, Kızılay görevlileri teskin etmeye çalıştı. Meral Işık’ın mezarı başında Gülşen Işık ile birlikte gözyaşı döken İklima Çaldıran güçlükle ayakta durmaya çalıştı.

    KAZADAN YARIM SAAT ÖNCEKİ FOTOĞRAFI

    Meral Işık’ın kazadan yarım saat önce Uludağ’da arkadaşlarına ‘Vur kazmayı mezarcı, mezarım derin olsun’ dizelerinin yer aldığı türküyü söylediği ortaya çıktı. Meral Işık’ı türkü söylerken cep telefonuna kaydeden İklima Çaldıran ve arkadaşları türküyü dinlerken yine gözyaşlarına boğuldular. ‘Vur kazmayı mezarcı, mezarım derin olsun’ dizelerini dinlerken, “Sanki öleceğini hissetmiş” diyen İklima Çaldıran, türkü söylerken cep telefonuyla çektiği fotoğrafın da, Meral’in son fotoğrafının olduğunu söyledi.

    ŞARKI YARIŞMASINDA BİRİNCİ OLDU

    Kamp boyunca her akşam çeşitli eğlenceler ve yarışmalar düzenlediklerini söyleyen İklima Çaldıran, “Meral OKS’de barajı aşmıştı. İyi bir puan almıştı. Gitar çalıyordu. Sesi çok güzeldi. Güzel Sanatlar Lisesi’ne gitmek istiyordu. Kamptaki şarkı yarışmasında da birinci olmuştu. Kampın son günündeki veda gecesinde madalyasını alacaktı. Ancak madalyasını göremedi” diye konuştu.

    Meral Işık, Rıza Malatyalı İlköğretim Okulu olarak katıldıkları 23 Nisan gösterilerinde gitar çaldı. Meral Işık, şehir stadındaki gösteride kameralar tarafından kaydedildi.

    Meral Işık’ın kazadan yarım saat önce arkadaşlarına söylediği türkü şöyle:
    ‘Ah anam anama, dayanamam anama,/ Acısı kesilirdi eli değse yarama,/ Vur kazmayı mezarcı, mezarım derin olsun,/ Beni vuran kardeşi bu dünya senin olsun.’

    'ANNE BEN YAŞIYORUM' PANİĞİ

    ULUDAĞ’da yaşanan ve 1 kız öğrencinin öldüğü telesiyej kazasında yaralanan üç öğrenciye, arkadaşlarının öldüğü söylenmedi. Olayın duyulmasından sonra gözyaşı döken öğrenciler, ailelerine haber vermek için ankesörlü telefonların önünde kuyruk oluşturdular. Kampta kalan bazı öğrenciler üzücü olaydan sonra geri döndüler.

    Kızılay’ın her yıl deniz görmeyen yörelerde yaşayan dargelirli ailelerin başarılı çocukları için Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Altıntaş’ta düzenlediği kampa bu yıl 170 kız öğrenci katıldı. Şehir gezilerinin de düzenlendiği kamp programı kapsamında öğrenciler dün Uludağ’ı gezip, Özdilek’ten alışveriş yapacaklardı. Saat 14.30 sıralarında Uludağ’a çıkan öğrenciler, Kızılay’ın Çobankaya’da kurduğu kampın bulunduğu bölgede, 20 dakikalık yolculuktan sonra Sarıalan’a ulaşan telesiyejlere bindiler. İddiaya göre Düzce’de yaşayan Meral Işık (15) ile ailesi Erzurum’un Çat ilçesinde oturan Sümeyye Kısakol’un (14) bindiği üstü açık olan iki kişilik telesiyej, 17’nci direğin bulunduğu Kızpınar Mevkii’nde makarada meydana geldiği sanılan bir arıza nedeniyle, kontrolden çıkıp süratle, önde gitmekte olan Aslıhan Keser (17) ve Gizem Taylan’ın (16) oturduğu üstü kapalı olan telesiyeje arkadan çarptı.

    Çarpma sonucu Meral Işık ve Sümeyye Kısakol, oturdukları telesiyej ile yaklaşık 20 metreden düştüler. Meral Işık olay yerinde yaşamını yitirirken,  Sümeyye Kısakol ile kapalı kabindeki Aslıhan Keser ve Gizem Taylan yaralandılar. Kazayı görenlerin ve bindikleri telesiyej ile Sarıalan’da inen Aslıhan Keser ile Gizem Taylan’ın haber vermesi sonucu olay yerine giden ekipler, yaralanan üç öğrenciyi hastaneye kaldırdılar. Durumu ağır olan Sümmeye Kısakol Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi altına alınırken, vücutlarında kırıklar ve kesik bulunan Aslıhan Keser ve Gizem Taylan, Çekirge Devlet Hastanesi’ne yatırıldılar.

    FACİAYI ANLATTI

    Kaza sonrası Altıntaş’taki kampa dönen öğrenciler, olayın şokunu attıktan sonra, ailelerine haber vermek için ankesörlü telefonların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Bazı öğrenciler ağlayıp fenalık geçirirken, ölen Meral Işık’ın geldiği 20 kişiden oluşan Düzce kafilesi geri döndü.

    Ölüm haberi kazada yaralanan öğrencilere üzülmemeleri için söylenmedi. Kazada sol köprücük kemiği kırılan ve düşen arkadaşının öldüğü haberi kendisine verilmeyen Aslıhan Keser olayı şöyle anlattı: “Biz kapalı kabinde gidiyorduk. Arkamdaki üstü açık olan telesiyejde ise kampta tanıştığımız Sümeyye ve Meral oturuyordu. Ben telefon ile annemle konuşuyordum. Mutlu olduğumu, Uludağ’ın doğa harikası olduğunu söylüyordum. Bu sırada telesiyejin camları kırıldı. Korktum. Telefon frekanslarının telesiyeje zarar verdiğini düşündüm. Arkadaki telesiyej bize iki kez daha yandan çarptı. Telefonum yere düştü. Parçalandı. Telefonu toplarken istasyona geldik. Yaralanmıştık. Daha sonra bize arkamızdaki telesiyejin çarptığı ve arkadaşlarımızın yaralandığı söylendi.”

    TELESİYEJLER İÇİN İÇİN 2 KEZ OLUMSUZ RAPOR VERİLDİ

    Uludağ’da dün meydana gelen ve 1 kız öğrecinin ölümüne, 3 kız öğrencinin ise yaralanmasına neden olan telesiyej kazasının ardından, Makine Mühendisleri Odası (MMO) Bursa Şubesi tarafından olay yerinde inceleme yapıldı. MMO Bursa Şube Müdürü Serdar Sönmez, teknik görevli Erol Doğan ve İş Güvenliği Komisyonu üyesi Remzi Erişler ile bölgede yaptıkları incelemede makara sistemine ait kırık bir parça bulduklarını, parçayı, olayı soruşturan Bursa Cumhuriyet Savcılığı’na teslim edeceklerini açıkladı. Oda olarak 2000 ve 2005 yıllarında hazırladıkları iki ayrı raporda, telesiyejlerin kullanılmasının sakıncalı olduğununu belirtiklerini ifade eden Sönmez, “Bu raporlarda detaylı olarak halatların, makara sistemlerinin tekrar yenilenmesi, gevşeyen cıvataların sıkılması gerektiğinden bahsetmiştik. 2000 yılındaki raporumuzu belediyeye, 2005 yılındakini ise valiliğe teslim etmiştik. Telesijeylerin direkleri boyanmış, ama bunların bağımsız bir kuruluş tarafından da denetlenmesi gerekiyordu. Bakımları da yapılmış olabilir, ancak bakım ayrı denetim ayrı şeydir. Bu idari bir görevdir. Şu an belediyedeki mühendis arkadaşlar suçlanacak, ama bir  idari bir olaydır” diye konuştu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı