Dünya Haberleri

DÜNYA

    Olli Rehn: Türkiye AB'yi laikliğin garantisi olarak görmeli

    ANKA
    01 Ekim 2007 - 13:19Son Güncelleme : 01 Ekim 2007 - 13:19

    Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, gerek Türkiye’de, gerekse AB’de insanların AB’yi laik demokrasinin ve laikliğin güçlü bir çıpası olarak görmesi çok önemli olduğunu belirterek “AB yolunda ilerlemeyi hedefleyen Türkiye’nin bu ilkelere saygı duyması ve AB’yi bu ilkelerin bir garantisi olarak görmesi gerekiyor” dedi.

    Olli Rehn, özel bir tv tarafından yayınlanan Mehmet Ali Birand ile söyleşinde beş yılda iktidar olan AKP’nin seçimde oyları önemli ölçüde artırmasının ender rastlanan bir başarı olduğunu belirtti. Türkiye’deki reform sürecinin en kısa zamanda yeniden başlamasını istediklerini ifade eden Rehn, ifade özgürlüğünün tam olarak sağlanması önemi üzerinde durdu.

    “DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ TÜRK TOPLUMUNUN VAZGEÇİLMEZ ÇIPASI OLMALI”

    Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçim sürecine ilişkin bir soru üzerine Nisan ayı sonu ve Mayıs’ta yaşanan gelişmelerin kendilerini de endişelendirdiklerini ifade eden Rehn, “Türkiye’nin bu siyasi istikrarsızlık döneminin üstesinden gelmesinin demokratik dönüşüm açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Düşünce özgürlüğü gibi temel haklar ve demokratik ilkeler Türk siyaseti ve toplumunun vazgeçilmez çıpası olabilir” dedi.

    Avrupa Komisyonu’nun reform sürecinde Türkiye’nin yanında olacağını vurgulayan Olli Rehn, Türkiye’nin dindarlaştığı kaygılarının anımsatılması üzerine şunları söyledi:

    “Gerek Türkiye’de, gerekse AB’de çok sayıda insanın, AB’yi laik demokrasi ve laikliğin güçlü bir çıpası olarak görmesi çok önemlidir. AB yolunda ilerlemeyi hedefleyen Türkiye’nin bu ilkelere saygı duyması ve AB’yi bu ilkelerin bir garantisi olarak görmesi gerekiyor. Geçtiğimiz beş yıl içinde Türkiye’de şeriat kanunlarının geçerli olmaya başlayacağına yönelik en ufak bir düşüncem olmadı.”

    “MÜZAKERELER DEVAM EDER”

    Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin tutumuna dikkat çekilmesi üzerine Rehn, “Trenin rayında olduğunu ve yoluna devam ettiğini söyleyebiliriz” dedi.

    Türkiye’nin kriterleri yerine getirmesinin uzun yıllar alacağını bildiklerini belirten Rehn, bazı müzakere başlıklarının açıldığını ve başka başlıkların açılması için çaba gösterdiklerini kaydetti. Olli Renh “Müzakerelerin devam edeceğinden emin olmak için her türlü sebeplerimiz var” sözlerini kullandı.

    Olli Rehn, reform sürecinin yeniden başlatılması önemini bir kez daha vurgularken AB kriterlerini yerine getirmenin Türkiye’nin görevi olduğunu da söyledi. 

    “301 KONUSUNDA ARTIK HİÇ BİR BAHANE YOK”

    AB’nin değiştirilmesinde ısrar ettiği TCK’nın 301. maddesi konusunu değerlendiren Rehn, “Biraz inatçı gibi görülebilirim evet ancak 301 anahtardır ve bu konunun çözümlenmesi için artık hiçbir bahane yok. Umarım yeni hükümet ve yeni cumhurbaşkanı bu konuya gereken önemi verirler” diye konuştu. 301 maddesi konusunda 2004’den beri beklediklerini de kaydeden Rehn, şunları söyledi:

    “Nerdeyse üç yıldır bu konuda bir gelişme olmasını bekliyoruz. Birkaç ay daha bekleyebiliriz. Bu çok kritik bir konu değil. Asıl önemli olan yeni hükümetin gereksiz bir gecikme olmadan 301. maddeyi iptal etmesi yada gerektiği gibi gözden geçirmesidir. Bunun anayasal değişikliklerin kapsamında yapılmasını yada da ayrı bir girişim olarak yapılması konusunda benim herhangi bir görüşüm yok.”

    -“İLERLEME RAPORU ADİL OLACAK”

    Olli Rehn, Avrupa Komisyonu’nun Kasım ayında yayınlanacak İlerleme Raporu’nun “kötü” olup olmayacağı sorusunun karşısında raporun “son derece objektif ve adil” olacağının altını çizdi.

    “Anayasa, Türkiye’yi AB’ye daha çok mu yaklaştıracak?” yolundaki sorusuna bunun anayasanın özüne bağlı olduğunu ifade eden Rehn, “AB için demokrasi ve laiklik son derece temel ilkeler ancak aynı zamanda temel özgürlükler de AB için çok önemli. İşte bu konuda ilerlemenin kaydedilmesi gerekiyor” ifadesini kullandı.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı