Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Olli in Gunther out

Ne kadar sürer bilemem, ancak artık yepyeni bir isim günlük yaşamımızın bir parçası olacak. Yıllarca, Günther Verheugen ile yatıp kalktık. Şimdi Olli Rehn dönemi başlıyor. Genişlemeden sorumlu Komiser olarak bu genç adamı tanıyor musunuz?

Türkiye’de Olli Rehn devri başlıyor.

Türkiye-Avrupa ilişkileri, kamuoyunun gündemini oluşturduğu sürece, Olli Rehn günlük yaşamamızın bir parçası konumunda kalacak. Her konuşması manşetlere çıkacak. Televizyon kameraları peşini bırakmayacak.

Kimi zaman Olli’yi göklere çıkartacağız. “Türk dostu” ilan edeceğiz. Hatta bazılarımız daha da ileri gidip, Finli Komiserin Türk kökenli olup olmadığını araştıracaklar. (!) Eminim bir yerinden yakıştırıp “Olli Türkmüş” manşeti dahi atacaklar.

Tabii bütün bu kampanyalar, işler iyi gittiği sürece yaşanacak. Yani Olli Türkiye’nin sırtını sıvazladıkça, duymak istediğimiz sözleri söyledikçe, “haklı davamızı” destekledikçe alkışlanacak. Kazara tersini yaptığı gün de, adamın hayatını zehir edeceğiz.

Ne “Türk düşmanlığını” bırakacağız, ne Rum yanlılığını.

Günther Verhegun’e de aynı muameleyi yapmamış mıydık?

İlk başlarda “Türk düşmanı” idi. Zira sürekli eleştirir, Kopenhag Kriterlerine uyamadığımız veya şark kurnazlığı yaptığımız zamanlarda Ankara’yı uyarırdı. “Komiser yine zehir döktü” manşetleriyle tepki gösterirdik.

Günther Verheugen devri hazırlık dönemiydi ve kapandı. Olli Rehn devri ise çok daha uzun ve çok daha inişli çıkışlı geçecek. Zira müzakereler süresince masanın öbür yanında oturacak. Türk müzakerecilerinin ve medyamızın yeni Komiser’i iyi tanımasında yarar var.

OLLİ REHN FARKLI BİR KOMİSER

Olli Rehn farklı yapıya sahip bir insan.,

İnsan ilişkilerinde bir Fin’li de az bulunan bir sıcaklığı var. Mesafeli ve soğuk değil. Son derece ilginç bir espri yeteneği var. Asık suratlıymış gibi görünen, oysa gülen ve konuşmaya başladığı zaman karşısındakini rahatlatan bir kişiliğe sahip.

Olli Rehn ile ilk defa karşılaşanlar onun saf bir insan olduğu kanısına kapılabilirler.

Aman buna dikkat etmek gerekir. Zira hiç saf değil, aksine son derece zeki.

Konuşurken kelimelerini çok dikkatli seçiyor, ancak sözünü esirgemiyor. Açık ve net şekilde ortaya koyuyor. Bu açıdan son derece şeffaf bir kişiliği var. Hakkaniyete dikkat ettiği kadar, çok gerçekçi bir politikacı yanı var. Yani, gerçekçi ve geçmişte kalanlardan hoşlanmayan bir yapıya sahip.

Olli Rahn ile müzakereye oturacaklara Allah kolaylık versin.

* * *

PAPADOPULOS BUNU HAKETMEDİ

Avrupa Komsiyonu, Kıbrıs konusunda Rum isteklerini pek benimsemiş görünmedi bana. Bir üye ülkenin çıkarlarını korumak görevleri ancak Türk tarafının söylediklerindeki belirli bir mantığı da kabul ediyorlar. Bundan dolayı, bu işi mümkün olduğu kadar sessizce halletmeyi deniyorlar.

Papadopulos bir siyasetçidir ve Türkiye’den ne koparırsa kendi karı gibi gördüğü için, her fırsatı değerlendirmektedir.

Ancak, Avrupa Birliği geçen yılki referandumda, Annan planının reddedilmesi için Papadopulos’un oynadığı rolü bu kadar kısa sürede unutmamalıdır.

AB’nin vaatlerine güvenerek Annan planına EVET diyen Türklerin izalasyondan kurtarılmaları konusundaki tüm açılımları engelleyen kişinin Papadopulos olduğu göz ardı edilmemelidir.

Olli Rehn’in dediği gibi, “Uluslararası siyasette, dün dündür, bugünün gerçekleri ise başkadır”. Kabul ediyorum. Ancak bu kadarı da fazladır.

Kıbrıs’lı Rumlar her istediklerini, istedikleri zaman ve istedikleri şekilde elde edemeyeceklerini de görmelilerdir. Teknik bir konu siyasallaştırılmamalıdır.

* * *

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır.)
X