Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Olimpiyatta volkan şemaları

ELDEN ele dolaşıyor gazete kupürü.

Buenos Aires’te Uluslararası Olimpiyat üyelerinde Fransa’da yayınlanan L’Equipe gazetesinin kupürü var. Oradaki haber şu:
“Doping volkan şeması”.
Şemada doping yapan sporcuların isimleri, ülkeleri, hangi dalda spor yaptıkları, kullandıkları doping ilacının türü ve kullandıkları yıl yazıyor.
Listede elli atlet, on dokuz güreşçi ile Türkiye volkanı patlatıyor, doping sıralamasında birinci. Birkaç ay önce Mersin’de düzenlenen Akdeniz Olimpiyatları’nda Türkiye doping rekoru kırıyor.
Aynı listede “er meydanı başpehlivanları” da var, olimpiyat şampiyonları da. Türkiye sunumunda biri çıkıp, doping sorusunu patlattığında, bizim Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı da yanıtı patlatıyor:“Bizim bu konuda politikamız, dopinge karşı sıfır tolerans”.
Bizde zaten pek çok şeye “sıfır tolerans” var. İşkenceye, şikeye, insan hakları ihlallerine sıfır tolerans, aynı zamanda “komşularla sıfır sorun”.

GENÇLER


Türkiye’nin sunum filminde gençler yere göğe konulmuyor, “Gençlerin kendilerini nasıl ifade ettiklerini son birkaç ay içinde gördük” denilerek.
Aynı saatlerde ODTÜ’de ağaç kesmeye karşı kendini ifade eden gençlere polisin ne yaptığı ulaşıyor oy kullanacak Olimpiyat Komitesi üyelerine. ODTÜ, Gezi direnişi gibi. Kim kendini ifade etmek isterse, cop, biber gazı, gözaltı, hapis, hatta hayatını kaybedenler. Şikeden dopinge, Suriye’den gençlere kadar, Türkiye tam “volkan şeması”. Hangi olimpiyat, ne olimpiyatı.

ÜZGÜNLER ÇÜNKÜ

Olimpiyatlar İstanbul’da, sunumda İstanbul Belediye Başkanı yok. Olimpiyatlar İstanbul’da, örneği var Mersin’de, spor dışı protokol, olimpiyat ruhu yerlerde.
İster dünyada en ilgi çeken yarışlardan Formula 1, ister futbolun en büyük ikinci organizasyonu 20 Yaş Altı Dünya Kupası, her sefer tribünler boş, Türkiye’ye kimse gelmek istemiyor.
Dışarıya savaş çığırtkanlığı, attığı her dış politika adımında yalnız, içeride her gün orantısız güç, hangi olimpiyat, ne olimpiyatı.
Teknik altyapıya ait eksikleri ayrı, onları tamamlamak için para nerede? Yabancı sermaye Türkiye’yi terk ederken, hangi parayla, hangi olimpiyat?
Türkiye kaç olimpiyata aday oluyor, içeride çığırtkanlık on kanalla birlikte ilk kez volkan yapıyor. Olimpiyat üzerinden iç politika malzemesi, asıl onun için üzgünler.
Ya yandaşlar? “Aslında biz kazandık” gibi titreten yorumlar diz boyu. Yalan rüzgârı Tokyo’ya çarpıyor.

İlknur: Aylık ne alır, ne alamaz

İLKNUR Gökkaya Büyükada’da devlet memuru. Aylığını Büyükada Akbank Şubesi’nden alıyor. Geçen ay hesabı bloke ediliyor, aylığını çekemiyor.
Bir banka borcundan dolayı İzmir 4. İcra Müdürlüğü tüm bankalara yazı gönderiyor. Ve İlknur Gökkaya’nın aylığı ödenmiyor.
Oysa, banka bir memurun aylığını bloke edemez, ancak çalıştığı kurum edebilir, o da ancak dörtte birini. Gökkaya Akbank merkezini arıyor, aylığına İzmir 4. İcra Müdürlüğü haciz koydurmuş. “Siz tamamını neden kesiyorsunuz” diye sorunca, Akbank “Yapacak bir şey yok” derken, İcra Müdürlüğü “Bankanın yanlış uygulaması” diyor.
Gökkaya bankasını değiştirmek için Ziraat Bankası’na başvuruyor. Orada daha önce aylığının yatırıldığı hesabı güncelleniyor ve karşısına ne çıkıyor? Sıkı durun:
Ziraat Bankası’ndaki hesap da bloke, isim, soyisim aynı, ama T.C. vatandaşlık numarası farklı, baba adı farklı, doğum yeri farklı. Aylığına haciz konulan başka bir İlknur Gökkaya var. O İlknur Gökkaya Ankara’da yaşıyor, Ankara Dikimevi Vergi Dairesi tarafından aylığına haciz konmuş.
Büyükada’daki İlknur Gökkaya Ankara ile görüşüyor, “Sizin borcunuz yok” deniyor. Büyükada’da bankaya gidiyor, “Borç sizin değil, biz yapmadık, hata Ziraat Bankası Cebeci Şubesi’ne ait” diyorlar.
Herkes “Hata var” diyor ama, aylıklar hâlâ bloke. Aziz Nesin’in “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” tiyatrosu gibi. Bu tiyatronun adı da, “İlknur ne aylık alır, ne alamaz”.

X