« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Olimpiyat için sorular

Kendi gerçeğinden uzaklaşmış olsa bile, olimpiyatla spor kültürü ile arasında kopmaz bir bağ olduğunu hep hatırladım. O yüzden “Olimpiyatlar İstanbul’da olacak mı?” sorusunun çok ötesinde sorularım oldu.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Elif Çongur

Elif Çongur

Nadia Comaneci’nin Montreal’de tüm jüri üyelerinden 10 üstünden 10 aldığı vakitler doğdum. Göbeğimin kesildiği o günleri sayamadığımdan “1980 Moskova” kişisel tarihimin ilk olimpiyatıydı.


Anneannemin Bahçelievler katliamının ardından tuttuğu yas henüz bitmemiş, ablam Ferdi Tayfur'un “Ben de özledim ben de” şarkısını henüz öğrenmemiş, ben neden Ankara'da değil de Maraş'ta yaşadığımızı hiç anlamamış, memleket henüz Eylül’ün on ikisini görmemişti.


O sıkıntılı yaz, babamla Nurhak Dağları’nın eteklerine bakan evimizde, televizyonun karşısında uzun günler ve geceler geçirdik, dört yaşındaydım, “boykot”, “işgal”, “Afganistan” gibi sözcükleri hiç anlamadım.


Steve Ovett ve Sebastian Coe ile o günlerde tanıştım. Adına spor dedikleri şeye o günler ve gecelerde âşık oldum. Yıllar içinde hayatıma olimpiyatların kahramanları girdi. Marita Koch, Abebe Bikila, Mark Spitz, Carl Lewis, Edwin Moses, Olga Nazarova, Drazen Petrovic, Sergei Bubka, Gabriela Sabatini, Haile Gebrselassie, Hicham el Guerrouj…

Sonra, olimpiyatlarla arama “para”, “doping”, “sponsorluk”, “marka” gibi sözcükler girdi, iflah olmaz bir sporsever olarak yine hiç anlamadım.


Kendi gerçeğinden uzaklaşmış olsa bile, olimpiyatla spor kültürü ile arasında kopmaz bir bağ olduğunu hep hatırladım. Olimpiyat düzenlemek fikrinin, her şeyden önce bu kültüre yakınlığa, spor üzerine bir bakış açısına sahip olmayı gerektirdiğine inandım.

Olimpiyat için sorular


O yüzden “Olimpiyatlar İstanbul’da olacak mı?” sorusunun çok ötesinde sorularım oldu. Tekrar tekrar soruyorum:


Futbolun ülkemizde spora verilen isim olduğu gerçeğini nasıl aşacağız?


Sadece ve sadece başarıya tapınmaktan, kazanmak için her türlü değeri feda etmekten nasıl vazgeçeceğiz?


Mağlubu yok sayan zihniyeti nasıl terk edeceğiz?


Kazanan kadar kaybedeni de tebrik etmeyi nasıl hatırlayacağız?


Kitlelerin oyuna katılmaya değil, oyunu tüketmeye teşvik edildiği bir spor algısını nasıl kıracağız?


Sporcuların daha terleri soğumadan “maddi destek” hatırlatması yapmalarında bizi rahatsız eden bir şey olmayacak mı?


Sporda her tür şiddetin bu kadar normalleşmesinin üstesinden nasıl geleceğiz?


Semt sahalarının, açık spor tesislerinin, oyun alanlarının sayısı bu kadar kısıtlıyken spor kültürünü aşılamayı nasıl başaracağız?


Okullarda beden eğitimi derslerine verilen önem ortadayken ve dersler hala “Sağa çark et! Sola çark et!” ya da “Beni rahatta dinleyin!” sesleri arasında yapılıyorken çocuklara hangi sporu nasıl sevdireceğiz?



Yazarın son yazıları



#3 Eylül 2013 Herkes kırılamaz
#31 Ağustos 2013 Bilic ile Özen’in havuz problemi
#27 Ağustos 2013 Şımarmazsa büyük topçu olur
#17 Ağustos 2013 Nerdesin aşkım?
#13 Ağustos 2013 Ne ekersen
#10 Ağustos 2013 Bu defa bitti
#6 Ağustos 2013 Bugün de ölmedin
#3 Ağustos 2013 Kerrat cetveli cümleler

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

Bunları da Beğenebilirsiniz