« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Olimpiyat hakkımız mı?

Bizim Spor Bakanı Suat Kılıç, “Olimpiyatlara adını veren dağ, Antalya’daki Olimpos Dağı’dır. Olimpiyat meşalesinin kaynağı da, Olimpos Dağı’ndaki Çıralı’dır” dedi. Üstelik, Başbakan Erdoğan’ın bu tarihi bilgiyi Olimpiyat Komitesi Başkanı’na söylediğini söyledi.

Yılmaz ÖZDİL
SON GÜNCELLEME

Böylece, henüz madalya alamadık ama, Londra Olimpiyatı’nın “gaf rekoru”nu kırmış olduk!

*

Çünkü…

Olimpiyat kavramının Antalya’daki Olimpos Dağı’yla alakası yoktur. Olimpiyat oyunları, ilk kez, Ege Denizi’ne uzanan, bizim Mora Yarımadası dediğimiz, Yunanlıların Peleponnes dediği, Yunanistan yarımadası üzerindeki antik kent Olimpia’da düzenlendi.

*

Olimpiyat meşalesi’nin de Çıralı’yla alakası yoktur. Hatta, Yunan mitolojisinde yer alır ama, Yunanlılar da alakası yoktur. Olimpiyat meşalesi, ilk kez, Hollandalılar tarafından, 1928 Amsterdam Olimpiyatı’nda yakıldı. Olimpiyat meşalesi’nin elden ele koşturulması geleneği ise, Hitler’in icadı, 1936 Berlin Olimpiyatı’nda başladı.

*

Dolayısıyla, Yunan Basını’nın bizimle kafa yapması, “Türkiye’yi yönetenler biraz tarih okusun” demesi, hazindir ama, normaldir.

*

Ancak…

Olimpiyat’ın Olimpos Dağı’yla alakası yoktur ama, Türkiye’yle çok yakın alakası vardır.

*

Olimpiyat oyunlarının kurucusu, ilk olimpiyatın düzenlendiği Olimpia’nın kralı, Pelosp’tur… Peleponnes Yarımadası’nın adı da, Pelops’tan gelir. Bu Pelosp denilen arkadaş, Frigya Kralı Tantalos’un oğludur. Frigya neresiydi? Milattan önce 700’lü yıllarda kurulan, kabaca bizim Ege bölgesinde hüküm süren, antik devlet… Pelosp’un nerede doğduğu kesin olarak bilinmiyor ama, Frigya Kralı olan babası Tantalos, İzmirli’ydi. Babası İzmirli olduğuna göre, nüfus kütüğü itibariyle, Pelosp’un da İzmirli olduğunu söylemek, pek yanlış olmaz.

*

Şimdiiii…

Gelelim zurnanın zırt dediği yere.

*

Pelosp, Yunan yarımadasına geçti, Peleponnes’e adını verdi, Olimpia’nın kralı oldu. Babası Tantalos, İzmir’de kaldı, İzmir’de öldü. Anıt mezarı, Yamanlar Dağı’nın yamaçlarında, eski İzmir tabir edilen, bugünkü Bayraklı sınırları içindeydi. Bu anıt mezarı, ilk kez, 1835’te Fransız arkeolog Charles Texier buldu, krokilerini Küçük Asya isimli kitabında yayınladı. Daha sonra Alman arkeolog Procesh von Osten inceledi, haritalarını çizdi.

*

50’li yıllara kadar sağ salim geldi. Köyden kente göç başlayınca, haliyle, gecekondulaşma da başladı. Antik kentler tahrip ediliyordu. Türk arkeolojisinin babası Ordinaryüs Profesör Ekrem Akurgal, adeta çırpındı, yazılar yazdı, kitaplar yazdı, devlet yetkililerini uyardı, “gözünüzü seveyim çare bulun, antik kent ve anıt mezar göz göre göre yağmalanıyor” dedi, dinletemedi. Kulak veren yetkili bulamadı.

*

Netice?

Tantalos’un anıt mezarı ve Olimpiyat’ın kurucusu Pelosp’un doğup, büyüdüğü antik kent, darmadağın edildi. İki bin küsur senelik mermerler, araklandı, gecekondulara duvar yapıldı. Kırıldı, parçalandı, yok edildi.

*

Demem o ki…

Olimpiyat mirasını gecekondu yapacaksın… Cumhuriyet’in 19 Mayıs’ını bayram olmaktan çıkaracaksın… Sonra da, el aleme tarih dersi vermeye kalkacaksın, öyle mi?

*

Olimpiyat’a sahip çıkma konusunda konuşma hakkı olan “en son ülke” maalesef Türkiye’dir.

 

///////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

 

Survivor şampiyonu

 

1992 Barcelona

1996 Atlanta

2000 Sidney

2004 Atina

2008 Pekin

2012 Londra

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük yüzücüsü, hiç tartışmasız, Derya Büyükuncu.

*

İnternet ansiklopedisi wikipedia’nın İngilizce versiyonuna girin, Derya Büyükuncu’yu tıklayın, kim olduğunu anlatan bilgilerin en altındaki “kategoriler” bölümüne bakın.

*

“Survivor şampiyonu” yazıyor!

*

Buna şükür aslında… Çünkü, benzer yazıyı geçen sene de yazmıştım, geçen seneki wikipedia bilgilerinde, Derya Büyükuncu’nun “Türk dansçı” olduğu belirtiliyordu!

*

Bu seneki bilgilerde “dansçı” sıfatı silinmiş, yerine, “Survivor”cı sıfatı eklenmiş.

*

Hayır, amacım Derya’nın kalbini kırmak, küçümsemek değil… Tam aksine, girişte belirttim, Derya’nın hiç tartışmasız gelmiş geçmiş en büyük yüzücümüz olduğunu düşünüyorum.

*

20 senedir Türkiye’de geçilemeyen, 6 defa olimpiyata katılarak, olimpiyat tarihine adını yazdıran sporcunun… Kendi kendini, uyduruk reyting malzemesi yapmasına kahroluyorum.

*

Habire federasyon yöneticilerini eleştireceğine, içine düştüğü bu durumu iyi düşünmesi lazım.

*

Tekrar belirtiyorum, gelmiş geçmiş en büyük yüzücümüzdür… Saçma sapan televizyon programlarında kendini madara edeceğine, bundan sonraki hayatında, kendisi gibi yetenekli çocukların gelişmesi için çalışmalıdır Derya… Finali iyi yapmalıdır.

*

Yüzme Federasyonu’nun, aradaki tatsızlıkları unutup… “Antrenör” olarak kucaklamasını diliyorum.

 

/////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

 

En başarılı başkan!

 

Halter’de rezil olduk.

Naim’den bu yana ilk kez madalya alamadık.

*

TRT’yi seyrediyorum. Halter Federasyonu Başkanı’nı çıkardılar. “Niye madalya alamadık?” diye sordular. Ne cevap verdi biliyor musunuz?

*

“Sayın Spor Bakanımıza söz vermiştik, Türkiye’de programları vardı, iptal etti, bizim için burada kaldı, müsabakaları izledi, sayın Spor Bakanımıza mahçup olduk” dedi.

*

75 milyon vatandaş ekran başında fıtık olmuş… Adam hala, bakan’a ayıp oldu diyor.

*

Madalya alamamamızın asıl sebebi “bu zihniyet”tir.

*

Silkemez, koparamaz ama…

Halk yerine, siyasi’lerin gözüne girmeye çalışan bi federasyon, koltuğunu güzel güzel korur!

 

NOT: Bu yazı, Fanatik, Hürriyet gazeteleri ortak yazısıdır...


Bunları da Beğenebilirsiniz