« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Olim+pi+yat

4+4+4’ü ile aylarca tartışıp, sporun “S” sinden bahsetmeyenlerin, “eleştirmeye de, övünmeye de” hakkı yoktur.

Ateş BAKAN
SON GÜNCELLEME

*** Bizim en kalabalık spor kulübümüz, “Dershane spor” dur.

 

Londra’da son günlere kadar sıfır madalyamız vardı…

Muhalefet kollarını sıvamış, “iktidarı eleştirmek için” bahaneyi yakalamıştı…

Ufak, ufak da homurtular duyuluyordu…

Tekvandodan madalyalar, Aslı Çakır ve Gamze Bulut ’un tarihi başarısı gelince;

Eleştiri yapacaklar saklandı…

İlk günlerde ortada olup sonra saklananlar ortaya çıktı…

Tarihi bir ana tanık olduk;

Olimpiyat stadında şampiyonluk turu atarken, “naklen telefona bağlandık”

Keşke spor bakanımız telefon bağlantısı yapacağına kızlarımızı kucaklasaydı…

Olmadı…

Oysaki bu Olimpiyatlarda; ne muhalefetin kullanabileceği hazin bir hikâye; ne de iktidarın anlatabileceği bir başarı öyküsü vardı…

Tıpkı 90 yıldır olduğu gibi…

Sonuçta 10 madalyamız olsaydı da bu yazı değişmezdi.

            ***

Cumhuriyet tarihi boyunca eğitim şuraları yaptık…

12 yıllık eğitimi sürekli parçalara böldük.

5+3+4 mü olsun?

8+4 mü?

Yoksa 4+4+4 mü?

Bu tartışmaların altındaki gerçeği de hep sakladık…

12 yi nasıl parçalarına böleriz? Sorusunun gerçek nedeni;

Din eğitimi ile milli eğitim ilişkisiydi…

Tek derdimiz bu oldu.

Hatta biraz daha açalım…

Ya, “Nasıl olurda imam hatip okulu öğrencilerinin önünü açarız?”

Ya da: “Nasıl olurda imam hatip öğrencilerinin önünü keseriz?”

Diye 90 sene kafa patlattık…

Hükümetler değişti sorun aynı kaldı…

Sadece iktidarın rengine göre sorunun cevabı değişti…

Kimse, eğitim ile sporu nasıl bir arada yürütürüz? Sorusunu sorgulamadı.

               ***

Halen de uğraşıyoruz.

Şimdi; 4+4+4 ‘ü bulduk…

Yani “dört çekerli eğitim” sistemi…

Siz bu tartışmanın içinde;

Muhalefetten veya iktidardan, sporun “S” sinden bahsedeni duydunuz mu?

Siz hiçbir bakanın ağzından spor ile eğitimi birlikte nasıl götürürüz?

Sorusunu dudunuz mu?

Veya yılda 30 bin dolar alan bir kolejin, “gelecek vaat eden bir sporcuya burs verdiğini” gördünüz mü?

Anadolu liselerine sporcu kontenjanından giren oldu mu?

(Türkiye Voleybol Lisesini hariç tutuyorum. Minicik bir örnek ile alınan sonuç da ortada)

             ***

Hepimiz çocuklarımıza spor yaptırdık.

Ama hepimiz de çocuğumuzu, Anadolu Lisesi sınavı için 12 yaşında dershaneye gönderdik.

Lisede iki yıl daha spor…

Hop önümüzde Üniversite Seçme Sınavı…

Al çocuğu spordan, gönder Dershanespor’a…

Bizim en kalabalık spor kulübümüz, “Dershane spor” dur.

Milyonlarca gencimiz bu takımda oynamaktadır…

Olimpiyatlarda bir yarışması olsa kesin altın madalyayı alırız…

İsterseniz deneyelim…

Bir Anadolu Lisesi sınavını her türlü dile çevirip, tüm ülkelerde yapalım.

İlk yüzde, yüz tane Türk çocuğu olur…

Ama yine de en iyi mühendis bizden çıkmaz…

Eğitim şurasında bunu da sorgulamak lazım?

Yoksa din ile eğitimi sorgulaya, sorgulaya bir yere varamayız…

Kimse yanlış anlamasın sözüm iktidara değil…

90 yıldır ülkeyi yöneten tüm iktidarlara;

           ***

O zaman yapılanlar bence hep yalan.

Bizim ülkede çocuk, 12 yaşında karara vermek zorundadır.

Sporcu mu olacağım? Mühendis mi? diye.

Çocuğumuza, “ikisini de birlikte yapabilirsin” evladım.

Diyemeden bizim ülkede spor yapamayız.

Spor sevemeyiz.

Sportmen bir nesil yetiştiremeyiz.

                    ***

Salonların kralını yaparız…

Sporcu ithalinin de en babasını…

Dünyanın sayılı ülkelerinden biriyiz…

Paramızda var, genç nüfusumuzda, İstanbul’umuzda…

En önemlisi, başarılar ile gurur duyacak halkımızda var…

Kimse bizim ülkede, “futboldan başka spor dalı seyredilmez” diye kendini kandırmasın…

Yazılsın, çizilsin, yarışılsın, uluslararası başarılar kazanılsın:

Bakalım nasıl seyrediliyor göreceğiz…

Tarsus’ta, Ceyhan’da kadın basketbol maçlarına üç bin kişi gidiyor…

Neden?

                      ***

Birkaç soru sorarsam ne dediğim anlaşılır…

Olimpiyat şampiyonu Servet Tazegül’ü bir hafta öncesinde kaç kişi tanıyordu?

Hadi Servet’i bildiniz…

Nur Tatar’ı tanıyor muydunuz?

Kaç tane maçını izlemiştiniz?

Açıkçası ben bilmiyordum…

Olimpiyat şampiyonu Aslı Çakır Alptekin in kaç yarışını seyretmiştik?

Gamze Bulut mu? Aslı Çakır mı? Türkiye şampiyonu olacak diye merak eden olmuş muydu?

Merak ettiren var mıydı?

Oysaki Bolt’ mu, Blake mi Jamaika şampiyonu olacak?

Diye merak ettik…

Çünkü soruyu soran vardı…

Bizde cevap aradık…

                       ***

Süreyya Ayhan, Aslı Çakır ve Gamze hepsi 1500 metreci…

Sizce bu tesadüf mü?

Bence hayır…

Belki 1500 metre bize uygundur diyelim ama bence gerçek neden başka…

Süreyya Aslı’ya, Aslı Gamze’ye, Gamze’de binlerce kızımıza örnek olmuştur.

Şimdi izleyin, Anadolu’nun bozkırında kızlarımız Gamze gibi koşmaya başlayacaktır.

Anadolu’dan çıkıp Olimpiyat şampiyonu olunabileceği ispatlanmıştır…

Gerisi gelecektir…

Bütün mesele bu arzuyu icraata çevirebilmek…

Sporu eğitimin içine, dolayısı ile yaşamın içine sokabilmektir…

Becerebilirsek hiç korkmayın…

Futbol sahasındaki küfür de bitecektir…

Olimpiyatta İstanbul’a gelecektir…


Bunları da Beğenebilirsiniz