Gündem Haberleri

    Öldüren yasak aşk

    Hürriyet Haber
    20.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Turabi, gençlik aşkı Zehra'yı bir türlü unutamadı. Askerliğini bitirir bitirmez başkasıyla evlenip İstanbul'a yerleşen sevgilisini arayıp buldu.

    Turabi, Zehra'sıyla yeni bir hayat kurmaya ça-lışırken esrarengiz bir şekilde hayatını kaybetti.

    KAYSERİ'de dört yıl önce birbirleri-ne tutuldular. Zehra Kayacan 17 yaşındaydı. Turabi Şanlı 19'unda. Şanlı Ailesi, bu beraberliğe tepki gösterdi. Turabi sevgilisinden ayrılmaya karar verdi. İki sevgili tartışarak ayrıldılar. Ayrılma-larından kısa bir süre sonra Zehra ortadan kayboldu. Evine bir hafta sonra döndü. Çevrede, Zehra'nın başka bir erkekle birlikte olduğu, ailesinin olayı örtbas ettiği dedikoduları yayıldı.

    Evlenemeyince askere gitti

    Turabi, bir kez daha Zehra'yla buluşup, olayları onun ağzından dinlemek istedi. Eve döndüğünde ablası Gülden'e Zehra'yı çok sevdiğini ve evlenmek istediğini açıkladı. Gülden Şanlı, önce kardeşini bu sevdadan vazgeçirmeye çalıştı. Kararlı olduğunu görünce ailesini ikna etmek ona düştü. Turabi'nin ailesi gönülsüz olarak Zehra'yı istemeye gitti. Ancak bu kez de Zehra'nın ailesi 'Hayır' deyip konuyu kapattı. Evlilik-ten umudunu kesen Turabi askere gitti. Olaylar unutulmaya başlarken İstanbul'da yaşayan Osman Arslan bir yakını vasıtası ile görücü usulü Zehra'yı istetti ve olumlu yanıt aldı. Birkaç ay içinde önce nişan daha sonra da nikâh kıyıldı. Zehra, kocasıyla İstanbul'a yerleşti. 1.5 yıl sonra Arslan Çifti'nin bir oğlu oldu. Bu arada Turabi'nin askerliği bitmiş, İstanbul'a gelmişti. Zehra'yı buldu. Zehra Arslan, oğlunu görümcesine bırakarak Turabi ile buluştu. İki sevgili, Turabi'nin ağabeyi Baki Şanlı'nın Kartal' daki evine geldiler. O günlerde 4 aylık hamile olan genç kadın, sevgilisinin ailesinin ısrarına rağmen kocasına dönmeyeceğini, artık yaşamını Turabi ile sürdüreceğini söyledi. İki sevgili geceyi birlikte geçirdiler. Ertesi sabah, Zehra, telefonla kocasını arayıp eve dönmeyeceğini söyledi. Daha sonra Turabi' nin Kayseri deki ailesini aradılar. Oraya geleceklerini bildirip hazırlık yapmalarını istediler. Evde iki sevgiliden başka Turabi'nin yengesi Kiraz Şanlı vardı. Turabi, konuşacakları şeyler olduğunu söyleyerek, yengesine komşuya gitmesini söyledi. Bir çocuk annesi Kiraz Şanlı, eve döndüğünde kapıyı aralık buldu. İçeri girdiği zaman ise korkunç bir manzara ile karşılaştı. Kayın-biraderi kanlar içinde yatıyordu. Ölmüştü. Kartal Merkez Karakolu'na gelen genç kadın, sevgilisinin intihar ettiğini söyledi. Polisler Turabi Şanlı'yı ağzından vurulmuş olarak buldular. Çelişkili ifadeler veren Zehra Arslan, sonunda Turabi’yi kaza sonucu öldürdüğünü itiraf etti. Genç kadın bu ifadesinden sonra tutuklanarak Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi'ne gönderildi..

    Birlikte olmaya zorlandı

    32 yıla kadar hapis cezası istemi ile yargılanan Zehra Arslan kendisini şöyle savundu: ‘‘Turabi askerden geldikten sonra telefonumu bulmuş, beni arayarak buluşmak istediğini söyledi. Artık evlendiğimi, birlikte olmamızın doğru olmayacağını söyledim. Kendisi ile görüşmezsem kocamı ve çocuğumu öldürmekle tehdit etti. Korktuğum için buluştum. Bana tabancasını göstererek birlikte gitmemizi istedi. Beraber ağabeyinin evine gittik. Burada ağabeyi ve yengesi beni tekrar kocama götürmesini istediler. Ancak bundan sonra sadece onun olacağımı, aksi takdirde beni ve ailemi öldüreceğini söyledi. Gece ağabeyi ve yengesi odalarına çekilince biz diğer odada başbaşa kaldık. Hamile olduğumu söylememe rağmen birlikte olmaya zorladı. Ertesi sabah evde yalnız kalınca tartıştık. Kocamı sevdiğimi ve yakamı bırakmasını istedim. Beni dinlemedi. Tabancasını çıkartıp ağzına dayadı. 'Eğer gideceksen beni öldür öyle git' dedi. Ben tabancayı elinden almak isterken aniden patladı. Tabanca da benim değildi.’’

    Mahkemede beraat etti

    Sonunda karar duruşması gelip çattığında hem Zehra, hem de Gülden Şanlı heyecan içindeydi. Son sözü sorulan Zehra yine aynı ifadeyi verdi; ‘‘Beni sevdiğini ispat etmek için silahı ağzına dayadı. Silahı elinden almak isterken tabanca patladı. Suçsuzum.’’ Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesi Reisi Aykut Kutlay'ın açıkladığı karar Zehra'yı şaşkına çevirirken, abla Gülden Şanlı ise beyninden vurulmuşa döndü. Hakim Kutlay; gereği düşünüldü dedi ve devam etti; ‘‘Olayın kaza sonucu meydana geldiği kanaatine varılarak sanığın beraatine...’’

    Kararının açıklanması üzerine Gülden Şanlı ayağa fırlayarak itiraz etti. Bir taraftan gözyaşları döküyordu, bir taraftan da; ‘‘Bu nasıl adalet? Kardeşimin katilini cezasız mı bırakacaksınız?’’ diye bağırıyordu. Hakim, kararı kabul etmeyen ablayı; ‘‘Beğenmi-yorsan Yargıtay'a itiraz et’’ diyerek duruşma salonundan çıkardı. Abla itirazlarını sürdürüyordu, ama artık karar verilmişti. Zehra Arslan aylardır yattığı cezaevine son kez ama bu sefer işlemleri tamamlandıktan sonra serbest bırakılmak üzere dönüyordu.

    Karım doğru söylüyor

    Mahkemede tanıklık yapan Osman Arslan ‘‘Karımla mutluyduk. Bir gün evi telefonla arayıp karımı isteyen bir erkek beni tehdit etti. Kim olduğunu sorunca 'Adım Turabi' dedi. Evli bir kadını aramasının doğru olmadığını söyledim. Küfür edip telefonu kapattı. Bu olaydan sonra sürekli evimi arayıp, beni ve karımı tehdit etti. Daha sonra karımı kaçırdığını öğrendim. Karıma güveniyorum’’dedi.






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı