Gündem Haberleri

    Öldüremeyeceksiniz

    Serpil KIRKESER / DHA
    17.08.2012 - 00:00 | Son Güncelleme:

    "Rahatsızlıklarım bilinirken, tutuklanmam neden ‘gerekli görüldü’ diye düşündüğümde, bunun da Balyoz kurgusunun bir parçası olduğunu görüyorum. Yaptığınızın TCK 81 ve 82’nci maddelerinde tarif edilen ‘Kasten adam öldürmek’ suçu kapsamına girdiğini düşünüyorum. Ama beni öldüremeyeceksiniz."

    İSTANBUL Özel Yetkili 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Cezaevi kampüsünde görülen Balyoz davasında dün tutuklu sanık Emekli Orgeneral Ergin Saygun savunmasını yaptı. Yaklaşık 1 aydır tıbbi gözetim ve tedavi altında olduğu hastaneden doktor eşliğinde ambulans ile getirilen Saygun’un önceki duruşmaya katılmasına doktorlar izin vermemişti.  Mahkeme Başkanı Ömer Diken’in, sağlık sorunları nedeniyle öncelik tanıdığı Saygun, sağlık durumu nedeniyle bundan sonraki duruşmalara katılıp katılamayacağını bilmediğini ifade ederek “Bu celsede bazı şeyleri anlatıp belki de son sözlerimi söylemek istiyorum” dedi.

    Kurgunun parçası

    Adli Tıp Kurumu’nun cezaevinde kalabilmesi için diyet, tedavi ve poliklinik kontrollerinin yapılabilmesi şartı bulunduğunu, cezaevi yönetiminin ise “hapishane ortamında bu şartların yerine getirilmesinin mümkün olmadığına ilişkin rapor verdiğine dikkat çeken Saygun, “Buna rağmen hapishanede tutulmaya devam edildim. Kısacası en temel hakkım olan ‘yaşam hakkım’ gasp edildi. Cezaevi ’ben bu şartları karşılayamıyorum’ diyor, O zaman tutamazsınız hapiste. Ama sizin için fark etmez. Tutukluluğun devamına” diye konuştu.

    Kalp, göğüs, diyabet hastalıklarına bağlı olarak 18 değişik hastalığı ve 32 ilaç kullandığını anlatan Saygun şöyle devam etti: “Bu ilaçlardan bazılarının dozunun ayarlanabilmesi için muntazam kontrollerimin yapılması gerekmektedir. Bunu yapacak kimse olmadığından yapabildiklerimi kendim yapmaya çalışıyorum. Yanlış bir şey yapsam bunun sorumlusu kim olacak? Tedavimi yapmak benim görevim mi? TSK mensuplarının kanunlara aykırı gerekçelerle 18 aydır tutuklu yargılanmaları fevkalade hazin bir durumdur. Gene Yassıada’yı hatırlıyorum ister istemez. Sizi buraya getiren irade, burada kalmanızı istiyor. Rövanş alma iddiaları gene ağırlık kazanıyor.”

    Mahkemenin tutuklama kararı ile GATA’daki tedavisinin yarım kaldığını belirten Saygun, şunları söyledi: “Aceleniz neydi? Bütün bu rahatsızlıklarım bilinirken, tutuklanmam neden ‘gerekli görüldü’ diye düşündüğümde, bunun da Balyoz kurgusunun bir parçası olduğunu görüyorum. Bu dava için bir icra planı, bizim tabirimizle cereyan tarzı planı yapılmış, kimler bilirkişi olacak, kimler tanık olarak dinlenecek, hangi bulgular delil olacak, yargılama ne zaman bitecek, hepsi önceden tespit edilmiş. Bu plan sadakatle uygulandı, planı bozabilecek taleplerimizin hiçbiri kabul edilmedi. Benim tutuklanmam, bu plandaki zamanlamaya uymanız için şarttı. Sorgum yapıldı ve önceden hazırlanmış olan esasa ilişkin mütalaa okundu. İnsan hayatına hiç önem vermediğinizi bir kere daha ispat ettiniz. “Ne yapmak istediğinizi bilmiyorum. Ancak yaptığınızın TCK 81 ve 82’nci maddelerinde tarif edilen ‘Kasten adam öldürmek’ suçu kapsamına girdiğini düşünüyorum. Ama beni öldüremeyeceksiniz. Son nefesime kadar, tam bir kurgu olan bu davaların 404 muvazzaf personeli çeşitli davalarda yargılanmakta olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı kurulmuş, öç alma amaçlı bir linç komplosu, bir kıyım olduğunu, isnat edilen suçlamaların hepsinin yalan olduğunu ispat edene kadar mücadele edeceğim.

    Bu nasıl bir hukuk

    Özel yetkili mahkemeler kaldırıldı. Bu mahkemeler yargılama yapmaya devam edecekler ve bizi yargılamak görevleri bitince dağılacaklar. Bu nasıl bir hukuk anlayışıdır? Zulm ile abad olanın ahiri berbad olur. Ortada delil yoktur, delil diye gösterilenlerin hepsinin sahte olduğu ispat edilmiştir. Ayrıca, ortada Balyoz diye bir plan da yoktur. Olan bulgularda da imzalı tek sayfa yoktur. Türkiye’de her cezaya bir suç bulunur söylemi ispatlanmıştır. Üzerime atılı suç doğru değildir.  Bu dünyadan darbeci damgası ile gitmek istemiyorum. Eskiden arkanızda ‘hak kuvvetin fevkindedir’ yazardı. Onun için yüce rabbim benim karşıma kul hakkı ile gelmeyin demektedir. Onun için musalla taşında helallik alınır. Şimdi kuvvet sizde olabilir ama hak hâlâ bizdedir. Bizden esirgediğiniz işte budur. Umarım ne yaptığınızın farkındasınızdır. Allah herkese akıl fikir versin.”                               

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı