« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Olduramadım

Bıktım usandım bu hataları tekrarlamaktan

Edip Uras
SON GÜNCELLEME

Onun bunun adına film olmaktan
Özendim bezendim her seferinde
Bu defa acaba olur mu diye

Ama kopuktu kopuktu zincir olduramadım
Ne yaptım ne ettimse olduramadım

- Özkan Uğur (Olduramadım)

Fenerbahçe’nin son hafta kaybettiği şampiyonluk üzerinden 1 hafta geçti. Aziz Yıldırım’ın ve Fenerbahçe yönetiminin futbol takımına methiyeler dizdiği basın toplantısı yapılalı 5 gün oldu.
Oldu da ne oldu? Twitter sosyal paylaşım sitesinin tepesinde yazıyor ya: What’s Happening? Fenerbahçe yönetimi bir tweet atsa da biz de anlasak.
Bir ümit Fenerbahçe resmi internet sitesine gidiyoruz: ‘Genel Kombine Satışları Başladı’ diyor. Sitenin içinde de ‘gelecek’ le ilgili bir haber yok. Dışarıdan gözüken içeriden teyidli: Fenerbahçe yönetimi futbolla ilgili ne yaptığını zaten bilmiyordu şimdi ne yapacağını da bilmiyor.
Yıllardır istikrar istikrar dedikten sonra sürekli hoca değiştirirsen, uzun vadeli hiç plan yapmazsan, şahsi kararlarla futbol yönetirsen başarıların Aziz Başkan’ın deyimiyle ‘tesadüf’ olur.
Şampiyonlar Ligi’nde Çeyrek Final oynayan takım başarısız, bu takım başarılı olur.
Şampiyonluk kime kaptırıldığına göre değerli veya değersiz olur.
Burası koltuk sevdalılarının ülkesi. Koltuğu bırakamayanlarla dolu her kurum, her kuruluş. Bırakamayanları bir derece anlıyorum diyelim, ben bıraktırmayanları anlamıyorum. İstifa müessesesi diye bir şey vardı eskiden, bir şey olmadığı zaman, en tepedeki onurlu şekilde bırakır giderdi. Şimdi istifalar geri dönmek, bir nevi şantaj için kullanılıyor. Yürüyüşler düzenleniyor filan hani. Bu sezon o da yok.

Neden olsun? Sezon başından beri her kuyruğuna basılan ağlamadı mı? Beşiktaş’ın başkanı Fener’e yenildikten sonra ağladı. Galatasaray’ın Başkanı rahmetli Özhan Canaydın’ın  parkını açarken ağladı. Şimdilerde pek cool gözüken Bursa’lılar Sayın Bakan dahil son maça kadar ‘şampiyon yapmiycaklar bizi’ diye ağladı. Aziz Başkan ağlamış çok mu?

Koca sezonu Rüştü’nün yediği gole kadar getirmek büyük akıl ister, bunu gülmeden kamuoyuna söylemek de büyük cesaret. Kim suçlayabilir Aziz Yıldırım’ı söyledikleri için? Ortam budur, padişahvari yönetimler yüzünden geldiğimiz ve getirildiğimiz nokta budur. Kimsenin suçu değil bu: padişah olmak için ‘Padişahım Çok Yaşa!’ diyenlerin de olması lazım. 

Rakiplerinin çok kızdığı ve hatta zaman zaman inanılmaz bir zıplamayla ‘bölücülük’ suçlaması yaptıkları ‘Fenerbahçe Cumhuriyeti’ tabiri aslında bir Fenerbahçe’linin değil bir Beşiktaş’lının buluşu. 1989’da bu adla yazdığı ibretlik kitapta Yalçın Doğan Fenerbahçe’nin nasıl ülkenin en büyük güçlerinden biri olduğunu, yönetimlerinin birçok bakanlığı da geride bırakarak Türkiye’nin en güçlü ve forslu insanlarından olduğunu anlatır. Okursanız, bu büyük kulüp yönetimlerinin neden bir türlü kalkıp gitmek istemediklerini anlar boşuna ‘nasıl oluyor da oluyor’ deyip durmazsınız.

Kulüp başkanlarına neden ‘laf söyletilmediğini’ kavrarsınız. Kulüplerin içindeki muhalefetlerin aslında neyin aşkıyla ayak kaydırmaya çalıştığını anlarsınız. 

Herkesin son maçtan önce kirli olarak lanse ettiği Süper Lig 2009/2010 sezonu bir doksan dakika boyunca ak pak ve tertemiz yapıldı. Federasyon, Digiturk, medya ve tüm sponsorlar Anadolu İhtilali’nden memnun. Fenerbahçe bile takımından ve yaptığı mücadeleden memnun. Düne kadar ikincilik başarısızlıktır diyenler şimdi final oynadık diyebiliyor. Demek ki bizim bilmediğimiz başka şeyler var. 

Ne konuşuyoruz ki? Olduramadım’ı dinleyin, Dünya Kupası havasına girin. Seneye kanser olmak için Genel Kombine Satışları’nı kaçırmayın.


Bunları da Beğenebilirsiniz