"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Olaylar sembol, bu da bizim tesellimiz olsun

Ben hala aynı yerdeyim, aynı ruh halindeyim. Umut’ta...
Umut’un o gülüşünde, annesinin feryadında, babanın çaresiz bakışlarında…
Okula yazıldığı gün; bir magandanın, kendisini insan sanan o eşkiyanın silahından çıkan kurşunla yere yığılan Umut’ta...
Ben işte böyleyim; bir yerde, bir fotoğrafta takılı kalıyorum. Etkisinden kurtulamıyorum.
Tıpkı şehit cenazelerinde; o son bakışlarda olduğu gibi...
Gazete okuyorum; televizyon seyrediyorum; haberlere bakıp, gazete yapmaya çalışıyorum.
Ama...
Bir yandan da polis ne yaptı, o maganda bulundu mu, bulunması an meselesi mi; diye...
Kendi kendime sorular soruyorum; içim içimi yiyor.
Biliyorum; polis geniş çaplı bir arama başlattı. Olayı en kısa sürede aydınlatılacaktır.
Artık en zor, en çetrefilli olaylarda bile, zaman yarışarak sonuca ulaşılıyor.
Polisimiz teknolojiyi iyi kullanıyor; en ufak ipucunun bile gözden kaçmasına izin vermiyor.
Vakit buldukça; emniyetteki görevlilerle bir araya geliyoruz. Laboratuvarları inceliyoruz; yeni teknolojileri öğrenmeye çalışıyoruz. Buraları gezdikçe New York CSI filmini izler gibi oluyorum. Nitekim bu olayda da bir seferberlik ilan edilmiş durumda... 800 polis Umut’un katilini arıyor. Bir şekilde bu iş aydınlatılacak.
O yüzden biliyorum; Umut’u öldüren kurşunu sıkan mutlaka yakalanacak.
Polisimize güvenim tam...
Ama bir yandan da; o ailenin yerine kendimi koyuyorum; kendimi teselli etmeye çalışıyorum.
Sonra da içimden diyorum ki...
“Vatandaş görevini yapsa da; polise yardımcı olsa da, Umut’u vuran kişi yakalansa da... Umut geri gelecek mi?”
Gelmeyecek...
Foça’da da benzer bir olay olmamış mıydı? Orada da küçücük bir bedene kurşun girip çıkmamış mıydı? Silahı ateşleyen yakalanmamış mıydı?
Ne oldu, ne değişti?
Ali Stair Girimason da geri gelmedi.
Küçük Ali’nin ailesi, özellikle de dedesi Tuncay Eşsizhan, olaydan sonra örnek bir mücadele başlattı. Hem olayın unutulmamasını sağladı; hem de bireysel silahsızlanmayla sembol bir olay yarattı.
Çok büyük bir acı biliyorum.
Belki de Umut; Ali Stair Girimason’un sembol olması gibi...
Bu toplumsal hareketin daha hızlı hareket etmesini sağlar. Bilinç atar; bireysel silahsızlanmaya doğru gidilir.
Bu da bizim tesellimiz olur...

Demirkol da uyarmıştı
Geçenlerde Hürriyet Ege yazarı Nihat Demirkol; gürültü kirliliğiyle ilgili bir yazı yazdı. Demirkol, bu konuda hassas... Bu konuyu işleyen birkaç yazı daha yazmıştı. Minik Umut’un vurulması olayıyla ilgili haberleri okuyunca; Demirkol’un yazısı aklıma geldi. Sokak düğünleri, eğlenceleri son yıllarda çok arttı. İnsanlarımız başlangıçta ve belli bir saate kadar olan bu kutlamalara başlangıçta ses çıkarmadılar. Daha doğrusu anlayışla karşılamaya çalıştılar. Ama görüyoruz ki; “Biraz daha sabredelim” dedikçe; eğlencenin dozu da artıyor. Demirkol’un son yaşadığı da bir “asker uğurlama töreni” ymiş. Terörün arttığı, herkesin hassas olduğu bir dönemde; askerimizin yalnız olmadığını elbette herkese gösterelim. Ama her kalabalık gördüğümde, her eğlenceye tanık olduğumda hep aynı endişeyi taşıyorum. Biri çıkar da; havaya ateş eder mi? O kurşunlardan bir tanesi o eğlencenin içinde olanlardan birine isabet eder mi; ya da o kör kurşun hiçbir şeyden haberi olmayan birine denk gelir mi?
Oluyor işte...
O kadar uyarıya rağmen, o kadar denetlemeye rağmen...
Oluyor...
Son olayın sır perdesi yakında aralanır ve biz gerçeği öğreniriz. Ama diyorum ki...
Bu açıkhava kutlamalarına artık izin vermesek; önüne gelenin silah taşımasına mani olsak...
Hepimizi üzen, vicdanları yaralayan bir başka olayı yaşamasak...

X