İK/Yeni Ekonomi Haberleri

İK YENİ EKONOMİ

    Olasılık teorisi ve Adriana Lima

    Hamit HAMUTCU
    24.07.2017 - 16:23 | Son Güncelleme:

    Az bilinen bir Türk yazarı ve konuşmacının Brezilyalı bir süper modelle beraber olması mümkün değil mi?

    Hemen her şeye alışmış, şaşırtılması çok da kolay olmayan, ‘kısmet’ ve ‘hayırlısı’ kelimelerini sıkça kullanan bir millet olarak Metin Hara - Adriana Lima vakası (isimlerinin baş harflerini kullanarak kısaca MHAL) bizi müthiş derecede hayrete düşürdü. İnanmak
    istemedik, reklam dedik, ‘nasıl olur’ dedik. Peki gerçekten olamaz mı? Az bilinen bir Türk yazarı ve konuşmacının Brezilyalı bir süper modelle beraber olması mümkün değil mi? İşin enerjisel boyutunu bilemem ama MHAL vakasına matematiksel olarak bakabiliriz diye düşündüm.

    MUHTEMEL OLMAYAN ŞEYLERİN OLMA İHTİMALİ
    Bir toplantıya katılıyorsunuz ve sizin dışınızda 22 kişi daha var. İki kişi konuşurken farkına varıyorlar ki doğum günleri aynı. ‘Ne kadar büyük tesadüf’ diyorlar. Aslında pek de büyük bir tesadüf değil, 23 kişilik bir grupta iki kişinin aynı gün doğmuş olma ihtimali yüzde 50’den daha yüksek.

    Olma olasılığı sıfırdan büyük olan olayların eninde sonunda olacağını söyleyen olasılık kanunlarına matematikçi ve yazar David Hand ‘Olası Olmama Prensibi’ demiş. Biraz tekerleme gibi oldu ama temel olarak olmasına çok şaşırdığımız olayların aslında
    gayet muhtemel olduğunu matematiksel olarak gösteriyor bize bu beş kanun. Detaylarına burada giremeyiz ama yukarıdaki doğum günü örneği gibi bir kaç olaya bakabiliriz.

    TELEPATİ YA DA KOZMİK ENERJİ Mİ?
    Tam bir arkadaşınız aklınızdan geçerken telefonunuz çalıyor ve onun aradığını görüyorsunuz. Telepati olduğuna eminsiniz. Kalp kalbe karşı mutlaka. Ya da aynı olayı şöyle açıklayabiliriz:

    Bir gün içinde bir çok kişiyi aklınızdan geçiriyorsunuz ve bir çok kişiden telefon alıyorsunuz, dolayısıyla yıllar içerisinde bu ikisinin kesişmesi, yani düşündüğünüz kişinin sizi arama ihtimali, aslında hiç de düşük değil. Muhtemelen daha önce de aynı arkadaşınızı aklınızdan geçirdiniz ama aramadı. Ya da aynı arkadaşınız sizi aradığında onu aklınızdan geçirmiyordunuz. Ama beynimizin seçiciliği ile sadece her ikisinin aynı anda olduğu duruma dikkat ediyoruz. Peki o arkadaşınızı düşünürken o değil de kardeşi ya da eşi arasa gene de oldukça şaşırtıcı olmaz mı? Onların arama senaryolarını da düşünürsek olasılık daha da artıyor.

    İki tane farklı etkiden bahsettim yukarıda. Bunlardan ilki yaşanan olayların sayısının artması, diğeri de birbirine benzeyen olayların da bizi eşit derecede şaşırtabilmesi. Bunun gibi etkilerin birleşmesiyle hiç olmaz denilen şeyler oluveriyor işte. Bulgaristan’da milli piyango çekilişinde iki hafta üst üste aynı altı sayının çıkması gibi. Ya da arkadaşınızla ‘karnımız acıktı, pizza mı ısmarlasak’ derken pizzacıdan mesaj gelmesi (kesin telefonları dinliyorlar!). Ya da hatta daha da olmayacak bir durum olan MHAL vakası.

    Yukarıdaki prensibi MHAL’e uygulayabilir miyiz? Lima bir yazar yerine bir yazılımcıyla beraber olsa ya da Hara başka bir ünlü modelle, aktrisle beraber olsa aynı derecede şaşırmaz mıydık? Defalarca Türkiye’ye gelmiş ya da Türk erkekleriyle aynı ortamda bulunmuş birisinin 39 milyon Türk erkeğinden birisiyle beraber olmasının olasılığı nedir? Eğer sıfırdan büyük derseniz bir gün bu da olacaktı diyor bize olasılık teorisi. Ve ne mutlu ki magazin dünyamız için o gün Temmuz 2017’de bize nasip oldu.

    Ayrıca ağırlıklı olarak teknoloji ve iş dünyası ile ilgili yazan bir köşe yazarının kısa kariyerinde ikinci defa bir Victoria’s Secret modeli ile ilgili yazma ihtimali ne dersiniz, o da çok düşük değilmiş demek ki (bakınız Uçan Arabalar ve Victoria’s Secret Melekleri başlıklı ilk yazım).

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı