Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Olanca gücüyle bağırıyor: Anneeee!..

Gece yarısı büyük bir gürültüyle uyanıyor. Evin içinde silahlar patlıyor, ilk kez gördüğü tüfek gibi bir şeyler alev kusuyor. Masalar, dolaplar yere iniyor, eşyalar evin içinde savruluyor. Birileri, birileriyle yerlerde alt alta, üst üste yuvarlanıyor.

O günden sonra hiç konuşmuyor. Oysa, daha dört yaşında. Konuşamıyor mu, dili mi tutuluyor, yoksa duyduğu nefretten dolayı, insanlarla konuşmaya değer mi bulmuyor, orası belli değil.

Dört yaşındaki Karuna’nın gözlerini dünyaya açtığı ülkesi, hep işgal altında. Düşmanın biri geliyor, öteki gidiyor. Ülke yönetimi bir işgalcilerle beraber, bir gerillalarla iş tutuyor. At izinin, it izine karıştığı bir yer. Sürekli savaş, sürekli açlık, sürekli hastalık.

Ama, silah hep var!.. Karuna da, önce anne sütüyle tanışıyor. Sonra gördüğü ilk nesne, evdeki tüfek!.. Ülke yönetiminden farklı olarak, o tüfek hep gerillalardan yana. Hep işgalcilere ya da işbirlikçilere karşı ateşleniyor. Babası, yabancıların aradığı ateşli bir militan.

Babasını çok az görüyor. Hep annesiyle birlikte. Ne var ki, anne de, babadan geri kalmıyor. O da bir gerilla. Ama, biricik oğluna duyduğu sevgi, ona sorumluluğu, anneyi evden uzak tutmuyor.

*

O gece Karuna çok mutlu. Uzun süredir görmediği babası o gece evde. Oğlunu uzun uzun okşuyor, aylar sonra oğluna ilk kez masal anlatıyor. Geleceğin kendisi ve ülkesi için ne kadar parlak olduğuna, Karuna, o çocuk aklıyla çoktan inanıyor. Çünkü, anlatan babası!.. Boylu boslu, yakışıklı, hele de o omuzuna astığı tüfeğiyle, resimlerde gördüğü, imrendiği bir model!.. Karuna huzur içinde uykuya dalıyor.

Ama, o da ne?.. Gece yarısı büyük bir gürültüyle uyanıyor. Evin içinde silahlar patlıyor, ilk kez gördüğü tüfek gibi bir şeyler alev kusuyor. Masalar, dolaplar yere iniyor, eşyalar evin içinde savruluyor. Birileri, birileriyle yerlerde alt alta, üst üste yuvarlanıyor.

Evi işbirlikçiler basıyor!.. Babasını yakalamak üzere eve baskın düzenleniyor!..

Gördüğü sahne korkunç!.. İki, üç alçak, babasını kıskıvrak yakalıyor. Tekme, tokat derken, karanlıkta parlayan bıçaklar, babasına hunharca inen darbeler. Bir daha, bir daha, babasından kanlar fışkırıyor.

Ve... Babası yerde, hareketsiz yatıyor. Annesi çığlık çığlığa. Gerillalar yetiştiğinde, artık çok geç.

*

Karuna’nın son konuşması babasıyla!.. Babasının o hain gecede, gözlerinin önünde katledilişi, Karuna’nın dilini kilitliyor. O dört yaşında, bir daha hiç konuşmuyor.

Aradan yedi yıl geçiyor. Karuna onbir yaşına basıyor. O unutulmaz gece, Karuna ve annesinin hep gözünün önünde. O öfkeyle, annesi şimdi daha da inançlı, daha da dirençli bir militan. Eşinin bıraktığı yerden, bayrağı annesi taşıyor. Annesi artık önde gelen bir gerilla.

İşbirlikçiler şimdi annesinin peşinde!..

Kaderin tekrarı!.. Yine bir karanlık gece, yine evleri, yine bir kanlı baskın!..

Yedi yıl önceki sahneler!.. Annesi, evet bu kez annesi kanlar içinde, yerde!..

O da ne!.. Karuna evden dışarı fırlıyor, olanca gücüyle bağırıyor: Anneeee!..

Babasının öldürülmesiyle dili tutuluyor. Annesinin öldürülmesiyle, çığlık ve açılan dili...

Karuna şu anda 18 yaşında, inançlı bir militan!..
X