"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Okurlarımın nabzını tutuyorum

<B>RESMİNİZİ DEĞİŞTİRİN<br><br></B>Beş yılı aşkın Hürriyet okuyucusuyum, hergün aynı resmi görmekten bıktım. Lütfen hiç olmazsa ayda bir kere gazetedeki resminizi değiştirin. Son halinizi çok merak ediyorum. Umarım dikkate alırsınız.<B> (Erol)</B>

-Son halim fena. Saçlarımın dipleri uzadı, berbere gidecek vakit bulamıyorum. Şekli de rengi de bozuldu. Kollarım kalınlaştı, liposuction yaptırayım diyorum. Çirkin ve şişmanım yani. Sürekli fotoğrafını değiştir denmesinden de çok sıkıldım.

UTANMA AYAKLARINDAN

Amerika'nın Virgina eyaletinde kolej eğitimi alan bir gencim. On aydır Türkiye'de olan bitenden haberdar değilim. Vakit bulamamaktan mı tembellikten mi, bir türlü İnternet'e girip Türkçe bir şeyler okuyamadım. Şimdi kütüphanedeyim. Ayaklar hakkında yazdığınız şey beni son derece güldürdü. Ve kendimi yabancı bir ülkenin kütüphanesinde ‘‘Sahi ayaklarından niye utanıyorsun?’’ derken buldum. Sizin ayaklarınız hakkındaki komik eleştirileriniz kendi ayaklarıma biraz daha sıcak bakmamı sağladı. (Jonathan)

- Sevindim. Benden duymuş gibi olmayın ama memlekette 10 aydır bir dolu şey oluyor. Ayaklar da önemli tabii ama ciddi bir kriz yaşıyoruz. Neyse. Ben de gazeteci olmasam gazete mazete okumam. Okuduğum da pek söylenemez zaten. Sevgiler.

ÜÇ SORUM VAR

Üç sorum olacak:

1) Ayaklarınız kaç numara

2) Ayaklarınız kokar mı?

3) Ayaklarınızı kullanarak hiç seviştiniz mi? (Erdoğan)

- Benim de dört cevabım olacak:

1) Otuzdokuzbuçuk

2) Lastik ayakkabı giyersem kokuyor tabii

3) Hayır, ben bakireyim

4) Böyle abuk sabuk sorular nereden geliyor aklınıza?

ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ

Bunları size 20 yaş genç daha genç olsaydım yazmaya çekinirdim. Ama bu yaşta yazmaya sakınca olmadığını düşünüyorum. Yazılarınızı beğeniyle okuyorum. Sizi o kadar iyi tanıyorum ki, kedinizi, beraber olduğunuz beyi, hatta zeytin yeyip çekirdeğini çıkaran bir erkeğin karşınızda hiç bir şansı olmadığını biliyorum. Ama geçenlerde yazdığınız bir yazıya üzüldüm. Sizi kucağında havaya kaldıran birinin en fazla bir dakika dayanabildiğini yazmışsınız. Kendinize neden bu kadar haksızlık ediyorsunuz? Bu sizin değil, adamın sorunu. Dilerseniz ben sizi en az 15 dakika havaya kaldırabilirim. Kadınlar erkeklerin baş tacıdır. Sevgi ve saygılarımın kabülünü dilerim. (Değer T.)

- Çok naziksiniz Değer Bey. Ama beliniz ağrır. Zeytin çekirdeğinden hoşlanmadığımı nereden biliyorsunuz? Onu da mı yazdım? Ben kendimden korkar oldum! Herşeyi yazıyor muyum nedir? Doğru, o şeylerin peçete kağıdına sarılması tercihimdir. Bir gün tanışmak dileğiyle...

BİN ÖMÜR

Senin yazılarını okuyunca tahrik olmamak mümkün değil. Anlatımın çok güzel ve sürükleyici. İnsan senin gibi biriyle bir ömür değil, bir ömür yaşamak isterdi herhalde. (Gazeteci)

- Ha ha ha. Kocam öyle demiyor. Bir kere hiç susmadığımı söylüyor. O zaten artık beni dinlemiyor. Son cümleyi söyle diyor. Dolandırarak anlatıyormuşum, çok fazla ayrıntıya giriyormuşum. Haklı aslında.

ÖNCÜLÜK EDİN

Ben de karıma ilk olarak ayaklarına bakarak aşık olmuştum. Beş senedir evliyiz, her gün onun ayaklarını öpüyorum. Eşim ve ben birlikte bu zevki paylaşmak istediğimiz güvenli çiftler arıyoruz. Bu arada batılı ülkelerde ayak fetişizimiyle ilgili aylık dergiler çıkıyor. Lütfen benzerlerinin Türkiye'de çıkmasına öncülük edin. Abanelik sistemiyle bile satsanız rekorlar kırarsınız. Ayaklarınıza iyi bakın. (Kayhan)

- Hayır, öncülük filan yapamam. Lütfen beni böyle şeylere alet etmeyin. Bu hafta sizlerle birlikte bir ayak fetişizmi dosyası hazırlayacağız ama öyle çift mift aramak gibi şeyler yok. Tamam mı? Bu işe bulaştığıma pişman etmeyin beni.

EVLİLİĞE İKNA

İsimlerimiz aynı. Hatta senin kocanın ve benim müstakbel kocamın ismi de aynı. Sadece bununla kalsa iyi. Yaşlarımız da aynı. Benim ilk onun ise üçüncü evliliği olacak. Sizin de öyle değil mi? Neredeyse seninle karakter olarak bile aynıyız. Ama ben hala evlenme teklifinin devamını getirtemedim. Sen nasıl yapmıştın? (Ayşe)

- İki ayrı evde yaşamayı kabul ettim. Boynuna çökmeyeceğim dedim. Her akşam sırtını kaşırım dedim. Onun da dalgınlığına geldi, tamam dedi.

36

Eee bizim gibi 36 numaralı ayaklarıyla gurur duyanlar kandırıldı mı yani? Küçük elli, küçük ayaklı kadın seven yok mu? (Ebru)

- Ebrucuğum, olmaz mı? Sen bu adamlara ne bakıyorsun. Bir gün 39 numara ayaklı kadın severler bir gün 36. Onlar ne dediğini biliyor mu sanki!

SANDALET YASAKLANSIN

Kendimi bildim bileli ayak denilen organdan nefret ettim. Bu ülkede nasıl etmem? Büyük çoğunluğun ayakları çarpık ve bakımsız. Ama millet havalar ısınır ısınmaz, yollarının pisliğine bakmaksızın açık ayakkabı giymeyi marifet sayıyor. Ben tam aksine burnu kapalı stiletto'lara (Amerikalılar bu tip ayakkabılar pump derler) hayranım. Bu tür ayakkabı giyen kadınlara madalya takmak geliyor içimden. Bir gün politikaya atılırsam, ilk icraatım sandalet tarzı ayakkabıları yasaklamak olacak. (Ravenx)

- Ebrucuğum gördüm mü? Söylüyorum sana, erkekler tuhaf. Hepsi başka bir şey söylüyor. Onları çok ciddiye almayacaksın ama onlarsız da kalmayacaksın.
X