Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Okur Temsilcisi'ne Mektuplar

    Doğan SATMIŞ
    26.09.2005 - 01:42 | Son Güncelleme:

    Eleştirilen manşetler

    HÜRRİYET’te geçen hafta ‘Cenazesi de Reyting Yaptı’ başlığıyla, uyuşturucudan öldüğü açıklanan 24 yaşındaki TV şöhreti Ata Türk’ün cenaze töreni haberi yer aldı. Haberde, törenin kalabalıklığı, TV’lerin çok geniş yer ayırdığı, tabutun Türk bayrağına sarılması yüzünden tepki gösterildiği bilgileri vardı.

    Pek çok Hürriyet okuru, cenazenin bayrağa sarılmasına gösterdikleri tepkiyi dile getirirken, bazı okurlar da bu haberin Hürriyet ve başka gazetelerin manşetlerine çekilmesini eleştirdiler ve şöyle dediler:

    MUSTAFA KÜÇÜKTEKİN:

    Her gün Hürriyet için on kilometre yol kat etmek zorundayım. Türkiye’de milyonlarca insan açlık sınırında ve bu vatan için ölen gerçek şehitlerin cenazeleri vardı. Siz uyuşturucudan öleni manşetten, vatanı için şehit olanı iç sayfada veriyorsunuz.

    İLHAN SONER ŞALAP:

    Gazetenizde bugün Ata adlı genç için hangi kanalda ne kadar süre yayın yapıldığıyla ilgili bir haber vardı. Okudum ve inanamadım. Ben artık halk merak ediyor, halk böyle istiyor gibi bahanelerden sıkıldım. Bu ve bunun gibi yayınlara özellikle Hürriyet’te son verilmesini istiyorum.

    AYDIN KOLAMAÇ (TRABZON):

    Gazeteyi görünce şaşırdım. Cenaze Türk bayrağına sarılmış. Cudi Dağı’nda mı şehit oldun be mübarek! Hani benim akşam ölen şehitlerim. Böyle bir şey olamaz, siz de tepki gösterin.

    TAHSİN ÖZDEMİR:

    Gerçek şehit haberi küçücükken, Ata’nın haberinin devasa yer alması doğru değil. Reyting önemli; ama duygusal olaylarda reytingi dikkate almayın. Bu tür şeylere prim vermeyin, günah sayfalara.

    MAHMUT GÜNER:

    Kim bu Ata adlı genç? Ben adını bile duymadım. Bunun 1. sayfa haberi olması şart mıydı?
    ŞEHİT ANNELERİ

    İstanbul Şehit Anaları Derneği üyesi bir grup da Hürriyet Gazetesi önünde protesto gösterisi yaptı. Gruptan Pakize Alp Akbaba, ‘Şehit olmayana neden şehit değeri verdiniz. Hürriyet olarak şehitlerimize sahip çıkın’ dedi.

    FARKLI BİR GÖRÜŞ

    Bir okur ise manşete farklı bir anlam yükleyip şöyle yazdı:

    ESRA GÜNDEŞ:

    Notre Dame de Sion’dan mezunum, üniversite bitirmiş ve master yapmış bir insanım. Semra Hanım’ın söylemek istediği çok basit; ‘O kadar şehit olmuş evlatlar var, benim evladım da ölmüş çok mu, üzülmeyin’ diyor kadıncağız. Eğer bir daha evladını kaybetmiş bir anneyi küçümseyici ve aşağılayıcı yazılar yazarsanız sizi affetmem. Herkes çaktırmadan aşağılıyor bu insanları. Ne olur Hürriyet burada farklılığını gösterse, bir şekilde gururlandırsa bu anneyi.

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU: Hürriyet’in ‘Cenazesi de Reyting Yaptı’ haberinde, herhangi bir yorum yoktu. Cenaze töreninde yaşananlar olduğu gibi aktarılmış, bir TV programına çıktığı için bir yılda büyük ün yapan bir gencin, cenazesiyle de ilgi topladığı dile getirilmişti. ‘Acaba Hürriyet, haberi gereğinden fazla mı büyütmüştü?’ sorusuna yanıt bulmak için, o günkü öteki gazetelerin konuya ne kadar yer ayırdıklarını tek tek ölçtüm. Yanda, Ata haberinin, ilanların büyüklüğünü ölçmek için kullanılan sütun/santim olarak sonuçlarını görüyorsunuz. Hürriyet, habere yer ayırma açısından üçüncü sırada.

    Gerçek şehitlere az yer ayrıldığı eleştirisine gelince: Son bir hafta içinde, Hürriyet’te hemen her gün şehit haberi yer almış ve Hürriyet bu konuda öteki gazetelerden geri değil. Ayrıca Hürriyet, şehit haberlerine zaten en çok yer veren gazete.

    Ancak gazetecilikte, her günün ve dakikanın ayrı bir gündemi ve haberi olduğu unutulmamalı.


    Erivan konuşacak mı?

    OK tartışılan, kimilerinin şiddetle karşı çıktığı ‘Ermeni Konferansı’nın sonunda gerçekleşmiş olmasının çok doğru bir adım olduğu kanaatindeyiz. Konferansta konuşulanların medyaya yansıyan bölümlerine baktık, aklımıza şu takıldı. Ermeniler, 90 yıl önce, yani 1915’te yaşanan olayları hep dünya gündeminde tuttular. Ancak, bizim ASALA terörüne kurban giden 32 pırıl pırıl diplomatımız 20-30 yıl gibi kısa bir sürede unutuldu. Ermeni çetelerin katlettiği masum Türkler de unutuldu. Acaba, ‘Ermeni Konferansı’nda birileri çıkıp, bunu da anlatamaz mıydı? Ya da Erivan’da düzenlenecek benzeri konferansta katledilen pırıl pırıl Türk diplomatlarından söz edilebilecek mi? Erivan bunları konuşmak için konferans yapacak mı? Aslında bu durum, Türk insanının asla ‘barbar’ olmadığını, asla kin tutmadığını ortaya koyuyor. Kısacası, onlar 90 yıl öncesini hiç unutmadılar, dünyaya da unutturmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Oysa biz, 20-30 yıl önce kaybettiğimiz diplomatlarımız için ‘balık hafızası’ tavrı takınır gibi unutuyoruz. Gelin Ermeni sorununu tartışırken bunları da unutmayalım. Hürriyet Gazetesi’nin konunun bu yanını da gündeme taşımasını bekliyoruz.

    Prof. Dr. Cengiz KUDAY / Cengiz SOLAKOĞLU

    Reina-Sortie

    23 Ağustos tarihli Kelebek ekinizde, Cengiz Semercioğlu tarafından yazılan ‘Sortie Out, Reina İn’ başlıklı yazıda; geçtiğimiz yıllardaki mekán ismi ve sahibi ile bu yılki farklı isim ve mekánları kıyaslayıcı ve rakip gösterici bir yazı kaleme alınmış.

    Gazetecilerin görüşlerini, hür ve bağımsız olarak belirtmeleri gerektiğine saygı duyuyor; ama henüz bu yıl açılan, konsepti yeni yerleşen bir mekán ile aynı kulvardaki diğer işletmelerin yapmış olduğu çalışmaları ‘kıyas’ yaparak belirtilmesini ve kendilerinin fazlasıyla ön plana çıkmasını sağlayıcı ‘yanlı’ yazı yazılmasını olumlu karşılamıyorum. Gazetecilerin kişi ve kurumları rencide etmesini tasvip etmemekteyim.

    Ali SAYAR / Sortie Genel Koordinatörü

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU: Cengiz Semercioğlu, ‘Sortie’ye bir kez bile gitmedim, Reina’ya ise bu sezon bir kez gittim. İki işletmenin de sahiplerini tanımam, dolayısıyla herhangi bir önyargı olması söz konusu değil. 23 Ağustos’ta çıkan yazı tamamen benim kişisel gözlemimdir. ‘Dünya starları Reina’yı tercih etti, Sortie’de ise gazetelere haber olan bir dünya starı görmedik bu sezon’ diyerek iki kulübün medyadaki yansımasına dikkat çektim. Sezon boyunca gazetelerde çıkan haberler de gözlemimi doğruluyor’ dedi. Cengiz Semercioğlu, Kelebek’te eğlence dünyasıyla ilgili kişisel gözlemlerini ve yorumlarını yazıyor. Gözlem kişisel olduğu için yanılma payı olabilir.


    Gamze Özçelik’i ihmal etmeyin

    BEN Gamze Özçelik haberleri konusunda farklı düşünüyorum. Manşet olup olmaması gazetenin takdiridir. 3. Dünya Savaşı çıksa, siz de bunu yazmayıp Gamze Özçelik’i yazsaydınız, haksız olurdunuz. Ama öyle bir durum yok. Sizi kutluyorum. Bu olayın peşini bırakmamanızdan ötürü sizi kutluyorum. Ortada bir eylem var, bunlar ceza görmeli. Ben de kız evladı sahibiyim. Cevad ARIKAN

    Cenazeye katılan değil ölen kişi

    23 Eylül’de gazetenizde yer alan ‘Güle Güle Efe’ başlıklı haberde çok vahim bir hata var. Haberde Tanju Korel’in cenaze törenine katılanlar arasında Prof. Dr. Mustafa Gediktaş’ın adı geçiyor. Oysa bu, o anda camide bulunan ikinci cenaze. Sizin muhabiriniz, cenazeleri karıştırmış, ölen kişi sanki cenazeye katılmış gibi yazılmış. Ben de Mustafa Gediktaş için gitmiştim. Gediktaş benim 55-56 yıllık arkadaşım. Bu hataya inanamıyorum. Bu muhabirleri uyarıp eğitmek lazım sanırım, sizin takdirine bırakıyorum.

    Muhtar EROL / Yüksek Makine Mühendisi

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU: Muhabir Gözde Yılmaz, ‘Bu tümüyle benim hatam, özür dilerim. Ölen profesörün adını, iki cenaze kaldırıldı diye yazarım düşüncesiyle not aldım. Ancak yazarken karıştırmışım, tekrar özür dilerim’ dedi. Ayrıca, bu yanlışlık, şehir baskılarında düzeltilmiş.


    Altaylı’ya özür

    GEÇEN hafta atv’deki Teke Tek programına konuk olan Başbakan Erdoğan’ın açıklamaları, Hürriyet’te de haber olarak yer aldı. Haberde Teke Tek programından söz edilmiş, ancak Fatih Altaylı’dan bahsedilmemişti. Bu yüzden Altaylı köşesinde serzenişte bulundu. Oysa alıntıların kaynağının açıkça belirtilmesi Hürriyet’in ilkelerinden biri. Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, Altaylı’dan özür diledi.

    OKURLARDAN KISA KISA...

    AYŞE GÜRSOY Doğu’nun en büyük turizm yatırımını Halis Toprak, 35 milyon dolar harcayarak Kars Sarıkamış’ta gerçekleştirdi. Bir de ne göreyim, sizin gazetede bu konu hakkında tek bir satır bile yok. Bu yatırımlarla Doğu’daki terör azalacak, bölge ekonomik olarak kalkınacaktır. Bunu unutmayın.

    ÖNDER YETİŞ (TÜBİTAK MAM Başkan V.)

    9 Eylül’de ‘Marmara’da Yeni Canlı Faylar Var’ başlıklı haberde, Prof. Dr. Naci Görür’den TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkanı olarak söz edildi. Prof. Dr. Naci Görür, 06.04.2004 tarihinden itibaren TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkanlığı görevinden ayrılmıştır.

    SIRMAGÜL ÖZKAN

    2 Eylül günü gazetenizde ‘Bomba İçkiye Yasak Geliyor’ başlığıyla yayımlanan haberde, içkinin yapılışı anlatılırken bir ‘şat’ viski yazılmış. Bu kelime, iyi derecede İngilizce bilmeyene bir şey ifade etmiyor. İngilizce ‘shot’ kelimesinin söz konusu metinde Türkçe anlamı ‘ölçü’ ya da ‘tek’tir. Yani ‘tek viski’ ya da ‘bir ölçü’ viski yazılmalıydı.

    MÜKREMİN ÖZENÇ

    Sayfalarınızda DEHAP ve PKK olayları anlatılırken ‘elebaşı’ kelimesi devamlı yanlış kullanılmış. Üstelik ilk defa da değil. ‘PKK elebaşı Öcalan’, ‘Ben gitmek üniversite’ gibi tarzanca. Bu ‘PKK’nın elebaşısı Öcalan’ şeklinde söylenir ve yazılır.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı