Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Okur Temsilcisi'ne mektuplar

    Doğan SATMIŞ
    05.09.2005 - 01:31 | Son Güncelleme:

    İlgisiz fotoğraf

    SİZLERE şikáyet etmek istediğim konu, 5 Ağustos’ta Hürriyet Akdeniz ilavesinin birinci sayfasında benim ve arkadaşlarımın fotoğrafının alakasız bir haberde yayınlanmış olmasıdır. Bizlerin o fotoğrafı çektirmemizin nedeni, obeziteyle ilgili bir haber yapıldığı ve lise öğrencilerinin görüntülerinin alınmak istenmesi üzerineydi. Gerçekten de o fotoğraf ilk olarak, ‘Bizim gençler tam bir filinta’ başlığı altında mart ayında yayımlandı. Fotoğrafta ben ve arkadaşlarım, okulumuzun merdivenlerinde gülümserken görülüyoruz. Ancak 5 Ağustos’ta bu fotoğraf, okulun adı çıkarılmış olarak, liseli gençlerin suç oranlarının artmasıyla ilgili bir haberde kullanıldı. Bu haberle ilgili olarak neden bizim fotoğrafımız hem de yüzümüz açık şekilde koyuldu, merak ediyorum. O fotoğraf çekilirken, belirtilen konunun çok dışında ve bizleri zan altında bırakacak bir haberde kullanılacağı hiç söylenmemişti. Okuyanlar, haberde ‘Liseli gençlerde suç oranı artıyor’ diye yazarken fotoğraftaki kişilerin mutlu mutlu gülümsediğini merak etmez mi acaba? Bu denli yoruma açık bir istatistik haberine neden bizler alet olmak durumunda bırakılıyoruz? Formalarımızdan hangi okulun öğrencisi olduğumuz gayet açık. Antalya’nın en saygın Anadolu lisesinde öğrenci olarak bu denli zan altında bırakılmak çok rencide edici bir davranış. Sizlerden bu konuyla ilgili bir düzeltme yayımlamanızı istiyorum. Ayrıca başka gençlerin, bizler gibi benzer sıkıntılarla boğuşmak zorunda kalmasını istemem.

    Özgecan Atasoy luthien_frodo@yahoo.co.uk

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU

    Hürriyet’in bölgesel eklerinden sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nejat Seçen, okurun çok haklı olduğunu söyledi ve özür yayınlanması talimatını verdi. Hürriyet’in Akdeniz Bölge Temsilcisi Dursun Gündoğdu ise, ‘Hürriyet Akdeniz’de her hafta cuma günleri yayımlanan ‘Parmak İzi’ başlıklı köşede, bu tür sitemlerin gelebileceğini düşünerek fotoğraf yerine karikatüristimizin çizimine yer veriyoruz. O haftaki konu için yazarımız çizime gerek görmemiş, ancak sayfa planı gereği fotoğraf kullanılması kararlaştırılınca arşiv fotoğraf geçilmiş. 26 Ağustos’ta yine Akdeniz ekinde, bir özür yayınlanarak öğrencilerin araştırma konusuyla ilgileri olmadığı belirtildi’ dedi.

    <ı>TEMSİLCİNİN YORUMU

    Genelde Türk basınında, zaman zaman da Hürriyet’te, haberlerle ilgisi olmayan bazı fotoğraflar kullanılıyor. Oysa haberle bire bir ilgisi olmadığı sürece fotoğraf kullanılmasından kaçınılması gerekir. Fotoğraf, fotoğrafaltıyla anlatılmalıdır. Ayrıca fotoğraflar üzerinde, zorunlu kadrajlamalar dışında her türlü rötuş ve bilgisayar oynaması da, nedeni özellikle açıklanmadıkça etiğe aykırıdır. Eğer fotoğraf arşivden kullanılmışsa, bu da ayrıca belirtilmelidir.


    Küçük kullandınız

    1 Eylül gazetesinde, Katrina Kasırgası’ndan kaçanların araçlarının oluşturduğu konvoy fotoğrafına keşke daha büyük yer verseydiniz de bazılarına ibret olsaydı. Medeniyetin sadece para kazanıp okumak ve rahat bir yaşantı sürmek olmadığını insanlar görseydi. Bu fotoğrafı görünce gözümün önüne Gölcük depremi sonrası araç trafiğinden kapanan yollar ve felaket bölgesine gecikmeli ulaşan kurtarma ve yardım araçları geldi.

    Dilerim medeniyetin bu yönünün de olduğunu insanlar anlar. Bu nedenle o fotoğrafın daha büyük kullanılmasını arzu ederdim. Süreyya ORAL

    Kamelya-kameriye

    Pes vallahi. Kırk yaşındayım. Dört yaşında okuma yazma öğrendiğim gözönüne alınacak olur ise, en az otuzbeş yıllık Hürriyet okuruyum. Bütün bu süre zarfında gazetemde çeşitli maddi hatalarla karşılaştım ama hiçbiri bugünkü kadar canımı sıkmadı. Kocaman başlık:

    Paşa KAMELYANIN altına neden gelmedi (soru işaretinin yokluğu ayrı bir konu, onu görmezden geliyorum.)

    Canel KARAKAŞ

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU 1 Eylül’de Hürriyet’te yer alan ‘Paşa kamelyanın altına neden gelmedi?’ başlıklı yazıdaki ‘kamelya-kameriye’ karışıklığı için öteki bazı Hürriyet okurları da eleştiride bulundu. Ali Gülsen Bozbağ, ‘Kamelya bir çiçektir. Haberlerinizi basmadan kontrol etme adetiniz yok mudur, yoksa kamelya ile kameriyenin farkını bilmiyor musunuz’ dedi. Sezer Akat ise, ‘Bu rezaleti baskıya kadar hiç kimse görmedi mi?’ diye sordu. Hatadan ötürü, Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök köşesinde özür dilemişti. Yazıyı yazan Nur Batur ve gece editörleri de özür diliyor.


    Böyle hata olmaz

    1 Eylül tarihli Kelebek’te, BMW Williams takımı hakkında yapılan haberi okuyunca, açıkçası haberdeki büyük hatayı görmemek istedim. Çünkü bu hatayı yapabilmek için haberi yapan kişinin F1 bilgisinin hiç olmaması gerekirdi. Hataya gelelim. 2005 sezonunda BMW Williams takımında yarışan pilotların isimleri: Mark Webber ve Nick Heidfed. Fakat haberinize göre 2004 sezonundaki pilotlar, Juan Pablo Montoya ve Ralf Schumacher. Üstelik sizin haberinize göre Montoya ve Ralf, Türkiye Grand Prix’sinde BMW adına yarışıp yarış dışı kalmışlar. Hayır, yarış Türkiye’de olmasa tamam hatadır diyeceğim; fakat yarış burada, üstelik Kanal D’den canlı yayınlandı. Gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum. Dikkate almanızı umuyorum.

    Hakan Alper KÖSE deepdark_@hotmail.com

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU Muhabir Cahit Akyol, ‘Yanlışlık olduğu doğru ama benden kaynaklanmıyor. Çünkü haberin içinde pilotlardan hiç söz etmedim. Fotoğraf ve fotoğrafaltı konusuna gelince, benim dışında, sayfa editörlerince konulmuş’ dedi.


    Eli bıçaklı adam

    HER zaman Hürriyet Gazetesi’ni işyerinde eline alan, ilanlarını karıştıran ve kültürel kısımları okuyan ilk ben olurum. Bugün bir habere rastladım ve çok şaşırdım: Bir adam sevgilisini bıçaklamış, elinde bir bıçak ve fotoğrafı Hürriyet’in ilk sayfalarında. Burada şaşırtıcı olan haber değil, Türkiye’de ve dünyanın her yerinde zaten böyle durumlar çok sık yaşanıyor. Ama Hürriyet Gazetesi’nde böyle bir fotoğrafın basılması beni çok şaşırttı. Vizyonu geniş olan bir gazetenin, böyle karelere gazetede yer vermesini hiç yakışık bulmadım. Bence Hürriyet her zaman tarzını korumalı. Şoke olduğumu söyleyebilirim. Sayın editörler, beni şaşırttınız. Lütfen duyarlı olalım.

    Elif IRMAK elfmrak@gmail.com

    Çetenin kazancı

    GEÇTİĞİMİZ günlerde, şantajla soygun yapan bir çetenin konu edinildiği haberin fotoğrafaltında, eşkıyanın ‘kazandıkları paraları’ nasıl yediği açıklanıyor. Haberiniz sayesinde eşkıyalığın bir ‘kazanç’ yöntemi olduğunu öğrenmiş olduk.

    Koskoca Hürriyet’e, koskoca bravo! Para kazanmanın bir asaleti de kalmadı. Yazık ki yazık. Mafyamıza, eşkıya ve hırsızımıza iyi kazançlar diliyorum.

    Doç. Dr. Enis GÜRAY

    T.Ö.’nün avukatı

    ESKİ bir Hürriyet okuyucusu olarak yazıyorum. Gazetenizin 29 Ağustos tarihli sayısında ‘Meğer T.Ö.’nün Avukatıymış’ başlıklı bir haber okudum. Hiçbir şey anlamadım. Eğer muhabiriniz kendisinin daha önce o konuda yazdıklarını hepimizin bilmesi gerektiğini düşünüyor da bu haberde kalan bilgileri veriyorsa, benim bildiğim gazetecilikte ve habercilikte böyle bir kural yok. Bu haberi lütfen siz anlayın da biz okuyuculara ‘Hürriyet’e Mektuplar’da anlatıverin.

    Ali Rıza GÜNAYDIN

    <ı>TEMSİLCİNİN NOTU: Çok haklısınız. Daha önce yayımlanan haberin devamı niteliğindeki bir haberde, olayın ne olduğunun tekrarlanması şarttır. Yoksa haberi ilk kez okuyan bir şey anlamaz. Sayfa editörü özür diledi.


    OKURLARDAN KISA KISA...

    AZİZ DOĞAN AA’nın Hürriyet’te küçük harfle ve noktalı yazılmasını yadırgıyorum. Bunun büyük harfle, noktasız ‘AA’ diye yazılması gerekir. Mutlak surette böyle olmalı. Geçmiş yıllardan beri hep böyle yazılıyor. Diğer gazeteler de böyle yapıyor. AA, ciddiyeti ile de bunu hak ediyor.

    TAMER YÖRÜMEZOĞLU Her haberi kendinize göre yorumladığınız, sadece kendi istediğiniz haberleri ön plana çıkardığınız, saf gazeteciliği öldürüp insanlardaki gazete imgesini, ‘İsviçre’deki kuzu kaç doğurdu’ ile ‘Heidi Klum’un kullandığı saç kremine’ çevirdiğiniz için sizi kınıyorum.

    GÜLDEN USMAN Ben emekli öğretim üyesiyim. 30 Ağustos’un veriliş şekli çok yetersiz. Sayfalarınızı hiç beğenmedim. Bunu çok daha geniş vermeliydiniz. 30 Ağustos’un sizin için önemi yok mu? Belirli yerlere, göze sokacak şekilde kocaman güzel bir Atatürk resmi koymanızı beklerdim.

    CAN YALDIZ Şemdin Sakık’ın mektuplarına geniş yer vermeniz beni çok fazla üzdü. Ancak sonra gazetenizde ‘kahraman vatandaşlarımız’ın da olaylar hakkındaki açıklamalarını yayımlamanız, hem milli duygularımızı kabarttı hem de tüm şehitlerimizi bir kez daha hüzünle anmamıza vesile oldu. Onlara minnettarız, ruhları şad, mekánları cennet olsun.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı